AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR

AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR

  • WpView
    Reads 81,773
  • WpVote
    Votes 5,350
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Aug 11, 2026
WpInfo
Fiction
Romance
(Kurgu 04.08.2025 tarihinde yayınlanmıştır.) Tüm ailesini bir anda kaybeden Duru Kılıçarslan, kimsesiz kaldığını düşünürken hayatına bir bebek girer. Birlikte olduğu, ailelerinin güç yarışı içinde olduğu Ulusoy ailesinin oğulları, Kuzey Ulusoy'la birlikteliklerinin ardından korunmasına rağmen hamile kalan Duru'nun aklında tek bir şey vardı. Kuzey bebeğini istemeyip reddetse bile bu bebeği dünyaya getirecekti. Çünkü başta ne kadar istemese de, içinde büyüyen hayat onun tutunmak için elinde kalan tek daldı. Ailesinin ansızın ölümü zihnini bulandırırken, kaza anlarını dakikalarca araştırmıştı. Kamera kayıtlarına kadar bulmuş, ailesinin ölümünü hafife almayıp derince araştırmıştı. Yalnız başına kaldığı koskoca hayatta rahmine düşen bebeği onu ne kadar ayakta tutmaya çalışsa da tamamen ayağa kaldırmıyordu çünkü Duru, ailesinin yıllarca sakladığı sırları kademe kademe öğrenirken gerçeklerin acısı tokat gibi yüzüne çarpıyor, yalanlarla özenle inşa edilmiş hayatının merdivenleri bir bir kırılıyordu. Bu süreçte Kuzey Ulusoy, Duru'yu ve bebeğini ilk andan beri aralarındaki anlaşmazlığa rağmen kabul etmiş yalnız bırakmamıştı. Bebeğinin annesinin yaşadığı yükler, öğrendiği sarsıcı gerçeklerle yanında duruyordu. Ama Duru da Kuzey de farkındaydı ki; Duru, üzerine yıkılan enkazdan kurtulduğunda, aynı Duru olmayacaktı...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SAYE
  • ÖMRE BEDEL (4. Hikaye)
  • Karayel Köyü
  • YAKUT
  • KABUĞUNU KIRMAK
  • Sessiz Bağlantı TR
SAYE

ÖMER ENSAR KARA & EFNAN DEMİR ... Bütün uzvlarım zangır zangır titriyordu. Yağmurun şiddeti o kadar çoktu ki tanelerini her bir zerremde hissediyordum. Gözlerimi kırpıştırdım birkaç kere, o ise sakince beni izliyordu. " Neden veda etmedin? " Uzun uzun baktı bana sonra derin bir nefes aldı ve başını sağa çevirdi. Gözlerini yumdu, gördüğüm görüntü bir şiirin en can alıcı mısrası gibiydi. İçim gitti, ama sustum. Sustum ve yeşilin en güzel tonu olan gözlerini bana çevirmesini bekledim. Kalbimin büyük bir bölümünde bıçak darbeleri vardı ve kalbim her şeye rağmen atıyordu. O bana bakmadıkça bıçak darbeleri usulca bütün kalbimi harmanlıyor beni yavaş yavaş öldürüyordu. Başı bana doğru döndü. Yumduğu gözlerini açtı ve bir cevap alacağıma inandığım için hevesle gözlerine baktım. " Cevabım hiçbir şeyi değiştirmeyecek, Efnan. Senin kızgınlığın geçmeyecek. Çünkü sen kinli birisin. Yaşanılanı unutmuyorsun sonucu ne olursa olsun. Bu yüzden yapma, neden vedasız gittiğimi öğrenmek sana hiçbir şey katmayacak. Birazcık inansam, " dedi hayal kırıklığı ile. " Bir şeylerin değişeceğine birazcık inansam bir dakika düşünmem söylerim. Ama biliyorum değişmeyecek, senin yüreğini benim cevaplarım değil sen soğutacaksın. Çünkü sen hep böyleydin. " Gözlerim dolu dolu baktım. Haklıydı, cevabı benim ona olan kırgınlığımı alıp götürmeyecekti. Ben kendi yüreğimi kendim soğutacaktım. Hep böyleydim zaten. Değil mi? Yutkundum ve hiçbir şey demeden arkamı döndüm. Karanlık sadece gökyüzüne çökmemiş gibiydi. Evlerin çatısına, arabalara, denize ama en çok, en çok benim gölgeme çökmüştü. ...

More details
WpActionLinkContent Guidelines