Kara Korsan EFSANESİ

Kara Korsan EFSANESİ

  • WpView
    Reads 383
  • WpVote
    Votes 116
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing2h 25m
WpMetadataNoticeLast published Sun, Sep 22, 2024
Bir gün bir garip gezgin grubu gemiyle keşif yaparken, havanın karardığı ve dalgaların arttığı bir yere doğru istemeden çekildiler. Geriye dönmek isteseler de fırtınadan dolayı önlerini göremezlerdi. Bir vakit sonra gün ışığını gördüler ve oraya doğru ilerlediler. Karşılarına daha önce hiç görmedikleri bir ada çıktı. Her ağaçta meyveler vardı ve hayvanlar koşuşturuyordu. Gemiyle adanın etrafını dolaşırken denizden girilebilen bir mağara keşfettiler ve iki sandalla bu mağraya girdiler. Mağaranın içinde, etrafı deniz sularıyla kaplı bir adacık gördüler. Adacığın üzerinde parıldayan bir kristal vardı ve göz kamaştıran bir ışık, sadece belirli bir noktayı aydınlatıyordu. Gezginler, bu ışığın aydınlattığı yere baktıklarında, hasırdan örülmüş bir sepetin içinde kundaklanmış bir bebek gördüler. Bebek derin bir uykuda görünüyordu. Onu kucaklamak istediklerinde, bebek gözlerini açtı ve gözbebeklerinde aniden üç saniyelik bir siyahlık belirdi, sonra kayboldu. Kundak içindeki bebeğin bileğinde antik çağın efsanelerinden kara korsanın dövmesi oluştu, fakat kimse fark etmedi. Her şeyden habersiz olan gezginler, bebeği alıp oradan uzaklaştılar ve... KARA KORSAN DOĞMUŞ EFSANE BAŞLAMIŞTI
All Rights Reserved
#81
bilimkurgu
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Metalik ( Düzenleniyor.)
  • İstisna/Barış Alper Yılmaz
  • Sessiz Bağlantı TR
  • Geçmişin karanlık izi
  • Ege'nin Yolu
  • KAYAN YILDIZ
  • KIRIK ONİKS
  • Liliales | Minsung

Diğer çocukların anneleriyle bağlarını kesemedikleri yaşlardaydılar, henüz vücutlarına en derin kesikler atıldığında. Ne kadar süreceğini, kimin dur diyeceğini veya bitip bitmeyeceğini bilmiyorlardı.Belki de onların cezası anneleri ya da babalarından gelecek bir tokat değil çok daha ağır olacaktı. Her gece düşündüler. Bunu hakedecek ne yaptık? Belki bir gün onların eline verilen umut şekerinin gerçekleşebileceğine inanmak istiyorlardı. Çünkü inanmazlarsa dayanamazlardı. İnanmazlarsa yarayı kapatamazlardı. Belki içerden kanardı ama dışarısı kabuk bağlardı. Bağlamalıydı. Ama bu şeker birinin ağzında acı tatı acımasızca bıraktı. Diğerlerinin kefaretini sadece biri en ağır şekilde ödeyecekti. Çünkü acı her daim kalanda ağırlaşırdı. Kalanda, gidende, kurtulamayanda.. Belki de geride bıraktıklarının farkında değillerdi. Yollarının kesişeceğinin, onların kurtulmak için her gece dua ettikleri Tanrı'nın cezayı başkası ile sonlandıracağını henüz bilmeyecek yaştaydılar. Ama büyüdüler. O karanlık geceler hepsinin en karanlık yanlarını oluşturdu. Hepsinin yarasını en derine gömüp tüm vücuduna yaydı. Görünür kılmadı, aksine onları birer görünmez kıldı ki kimse yardım edemesin. Ölmediler yaşamaya umut etmeye hayatları ile boğuşmaya ve o umut şekeri için her gece kafalarını yastığa koymaya yine de devam ettiler. Onlar kurtuldu, yaraları içlerinde de kalsa yeni yaraların açılmasından kurtuldular. Biri kaldı. En zorda, en derinde.. Birinin hikayesi..

More details
WpActionLinkContent Guidelines