HAN: Ehvenişer

HAN: Ehvenişer

  • WpView
    Reads 248
  • WpVote
    Votes 121
  • WpPart
    Parts 11
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Aug 21, 2025
Otuzuncu yaşımın sonu onuncu yaşımın başlangıcı oldu. Tanrı tarafından bana yeni bir hayat bahşedildi. Ve ben bu ikinci şansı bu hayatımda kaybetmemek için kullanacağım Ben bu hayatımda kaybetmeyeceğim *** *** *** "Herkes benim için satrancımda oynadığım hamleden farklı değil Kürşat Agah" dedi sert sesiyle her yerden karşısına çıkıp kendisini rahatsız eden bu adam canını bir hayli sıkıyordu Tuturmuştu ' Seninle evleneceğim. Aşka yeniden inandıracağım' diye tek istediği intikamını almaktı "Sen satrancında hamleni yapabilirsin minik tilki. Ama unutma sen satrancını benim okyanusumda oynuyorsun" dedi arsız arsız sırıtarak Bu adam gittiği her yerdeydi. İşin can sıkıcı yanı bu adamı geçmiş hayatında hatırlamıyordu... Karşısında hakkında hiçbir şey bilmediği bir adam vardı. Bir nokta bile bilmiyordu bu adam hakkında "Arsız herif" dedi sinirle. Siniri Kürşat Agah'ı güldürmüştü... Bu kız eninde sonunda onun karısı olacaktı, bunun olması için elinden geleni yapacaktı...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines