



















Ara sokaktan çıkıp işlek bir caddeye ulaştığımda arkamda siyah bir araba belirdi. Bu arabayı gün içerisinde bir kere daha gördüğüme emindim. Yalçın ile çiçekçiye giderken yine arkamdaydı. Şu an sürdüğüm araba gibi o da oldukça lüks bir arabaydı. Unutmak çok da mümkün değildi. Dikiz aynasından baktığımda arabanın içi gözükmüyordu. Amacını anlamak için daha da hızlandığımda hiç beklemeden o da hızlanmıştı. Saat 23.40 İşlek cadde de hızlıca sürerken önüne geçtiğim arabalardan küfredercesine korna sesleri geliyordu. "Sikeyim," diye mırıldandım. Tekrardan arkamdaki arabaya baktım. Kalbim adrenalinin etkisiyle hızlıca atıyordu. Telefonuma gelen mesajla baktım. Yapacağım en ufak yanlış hareket hem benim hem de diğer sürücüleri tehlikeye atardı. Bilinmeyen bir numaradan gelen "Durmaya niyetin yoksa yarışalım, Düşman Kızı." mesajını görünce yüzümde alaycı bir gülümseme oluştu.
More details