OKYANUS

OKYANUS

  • WpView
    Reads 260,799
  • WpVote
    Votes 15,262
  • WpPart
    Parts 33
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 22, 2026
Kaygı bozukluğu olan, çok şansız olduğunu düşünen, özgüven problemleri yaşayan Gülşah için ailesine karşı gelip başka bir şehre üniversite okumaya zaman işler daha da zorlaşır. Platonik aşık olduğu bir adam ve ona pek de iyi davranmayan arkadaşları vardır. Bir gün hayran olduğu kızın telefonunu çalışma odasında bulur, kız ona teşekkür etmek için kahve ısmarlar. Ama masaya bir süre sonra kızın arkadaş grubu da oturur. Onlardan biri fakültedeki en soğuk ve gizemli adam olan Gökçe'dir. Gülşah'ın kendisine de hayata da bakış açısı bu adamla tanıştıktan sonra değişecektir. ******************* ''Teşekkür ederim, var olduğun için. Bu karanlık dünyada, asit yağmurlarının arasında, üzerime ışık dolu bir şemsiye tuttuğun için.''
All Rights Reserved
#280
romantizm
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ●SiRAYET🌹●    (Bade Mahallesi)
  • MALKOÇOĞLU
  • GÜLÇEHRE
  • KARANLIĞA TESLİM: 5 Milyonluk Esaret (+18)
  • AZE
  • İmzasız Hisler +18
  • KOMŞU KOMŞU
  • Her Şey Para İçin!
  • Sevdalı Ağa
  • dirty lessons, tk

Akın dalgınlıkla bahçe kapısından geçtiğinde evine yürüyecekken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Akşamın is gibi çöreklendiği gökyüzü, kızılımsı hoş bir alacaya dönüştüğünden ağacın dallarında, sinsi sinsi gezenin kim olduğunu bir türlü net olarak göremedi. Çelimsiz bedenin ebatına bile bakmadan içinden 'hırsız falan olmasın sakın' dedi. Daha erikler buğday tanesi kadar bile oluşmamışken kim ne diye, hangi deli erik ağacına musallat olurdu ki? Kesinlikle ya hırsız yada şanlı mesleğinin kazandırdığı uğursuz bir düşmandı. Uzaktan pek seçemediği için meslek getirisi olan hayalet adımlarla, ağacın altına yürüdü. Yüksekçe ve kalın sesiyle "Lan! S-" diyesiye kalmadan kollarına hatta kucağına aniden bir şey düştü. 'Sen kimsin' bile diyememişti. Polis Amiri Akın Avcı, gökten herkese üç elma düşecek olsa kendi payına düşenin bir kız olduğunu hiç bilmiyordu. Ta ki dakikalar öncesinde olaylı geçen gündüzünden dolayı 'daha da bir şey olamaz' dediği akşamına kadar... Tam kucağına hatta ellerine düşen meyve falan değildi. Zannettiği gibi hırsız, uğursuz ve düşman da değildi. Bir kızdı! Üstelik ortak bahçeyi paylaştıkları hemen yan evde ikamet eden küçük komşu kızıydı! Bahçe kapısından içeri giren babalar, gündüz gibi aydınlatılmış bahçede alt alta üst üste gördükleri evlatlarıyla şok geçirdiler! Aile büyüklerinin ve hemen arkalarında bekleşen mahalledeki dedikodu sever komşu kadınlarının tanık olduğu çok absürt bir andı. Feyza'nın baldırlarının üstüne kadar açılmış elbise eteğiyle, toz toprak içerisinde sere serpe yatıyordu. Çıplak bacaklarının arasında bir adet Akın vardı. Ablasının eskilerini giyen Feyza'nın, düşme etkisiyle koparak fırlayıp giden düğmeler yüzünden iç çamaşırı bile görünüyordu. Ve Akın'ın başı tam olarak o çıplak bağırdaydı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines