Stajyer || Taekook

By Mrs_Alien95

590K 49.9K 42.4K

Stajyer Jeon Jungkook, baş doktoru Kim Taehyung'a aşık olur. Başlangıç ||30.12.2017|| Bitiş ||30.10.2018|| •D... More

1| Yorucu yaşam başlasın.
2| İnanırsan başarırsın.
3| İlk günden geç kalmak..
4| İlk gün, ilk gece..
5| Başarısız görev..
6| 'Bay Kim! Lütfen yeter' [1/2]
7| Barış antlaşması. [2/2]
8| Doksan altıncı oda vakası
9| Gece tam bir fiyasko.
10| Nedir bu kıskanmışlık hissiyatı?
11| "Ne? Birlikte duş mu?"
12| "Bilirsin, Stajyerim daha önemli."
13| "Hadi içelim bu gece!"
14| "Başladığım yere geri dönmek."
15|Psikiyatri Kliniği
16| Benimle kal
17| Sevgililik Evresi
18| Asansör Fantezisi
19| "Bay Kim, ben sadece size aşığım."
20| "Ateşli Bir Öpücüğe Hayır Demem."
21| "Asansöre her bindiğimizde seni öpeceğim."
22| "Taehyung, sevişelim."
🤡
23| "Sürekli altta olacağımı düşünüyorsan..."
24| "Nefesim oldun..."
25| "Yenik düşmek istemiyorum."
26| Beklenmedik Misafir
27| Örnek Gelin Adayı
28| Başlangıç ve Bitiş
29| Ölüm Ve Yaşam Arasındaki Çizgi
30| "Bitti mi?"
31| Sürpriz
32| Gülüşünden Öpmek
34| "İtalya'yı altını üstüne getirelim."
35| En Güzel Cevap
Final| Bu Bir Son Değil
30.12.17|| 30.10.18
Özel bölüm| Scenery

33| "Bana benliğimi şaşırttırıyorsun."

9.5K 796 502
By Mrs_Alien95

Dikkat! Bölüm fluff ve ucundan kaos içerir. Medya ile okuyun, daha uygun olacaktır. Güzelce okuyun ✨💜

Ve ilk bölümlere rağmen son bölümler ilgi almıyor. Kitapla ilgili sorun mu var yoksa müsait mi olamıyorsunuz? Umarım ilk seçenek değildir.

Başlıkta biraz sıkıntı var. Şaşırtıyorsun, şaşırttırıyorsun, şaşırttıyorsun. Ah, kafa karıştırıcı 😄

Keyifli okumalar güllerim ♥️

Kumsaldaydık.

Batan güneşin denize yansıttığı güzel manzaraya karşın, Taehyung ile yan yana şezlonglara yerleşmiştik.

Güneşin batmasıyla çoğu insan otelin restoran kısmına geçmiş, bizim gibileri ise manzaraya karşın yakınlarıyla beraberlerdi.

İtalya'ya gelişimizin üçüncü günüydü ve günlerim o kadar güzel geçiyordu ki, buna sebebiyet olan insanı bir daha sevmiştim. Bana aşkla beraber huzuru getirttiği için Tanrı'ya minnetlerimi sunuyordum.

Dertlerden, sıkıntılar, problemlerden uzaklaşmış olmak beni içimde barındırdığım iç karartıcı duygulardan arındırmış, tamamen keyfime ve Taehyung'a odaklanmamı sağlamıştı.

Üç günlük süreçte etrafımıza mutluluk saçıyor ve biz buradayız diye bağırıyorduk resmen. Başlarda bulunduğumuz aşk, toplumun dikkatini çekip rahatsız edeceğini düşünüp temkinli davranmış olsakta bizim gibileri görmek bizi daha da rahat hissettirmişti. Hem, toplum karşı görüyor diye gizlenmemeliydik. Aksine haykırmalıydık. Haykırmalıydık ki; toplum buna alışmış olması gerekirdi.

"İçeri geçmek ister misin, sevgilim?" Taehyung'un sesiyle içimdeki sevgiyi yeniden dışarıya çıkarma hissiyle baş başa kalmıştım.

"Beni böylesine güzel ve özel hissettirdiğin için teşekkür ederim. Seninle yaşadıklarım ve senden önceki hayatımı kıyasladığımda ne kadar boş yaşadığımı farkettim. Ah, söylemek istediğim o kadar şey var ki, dışarıya çıkan tek şey seni fazlasıyla sevdiğim oluyor. Bana benliğimi şaşırtıyorsun." Uzandığım yerden başımı Tae'ye çevirmiştim. Yeni yeni çıkan Ayın parıltıları çehresini aydınlatıyor, tanımlanamayacak bir görüntü sunuyordu. Yutkundum.

"İnan bana senden farkım yok, jeongguk. Hayatım öylesine monoton ilerliyordu ki, yaşadığım tek atraksiyon hastaneydi. Bazen öyle günler oluyordu ki, hissizleşiyordum. Her şey, her gün aynı düzeyde ilerliyordu. Sevginin her şeyi iyileştirdiğini söyler ve ona ulaşacağım günleri beklerdim. Senin gelecek oluşun beni hem strese, hem de amansız bir duyguyla baş başa bırakmıştı. Bana bir şeyler katacağını biliyordum, fakat hayat vereceğin aklımın ucundan geçmezdi. İyi ki hayatımsın, Jeongguk."

Duygularım öylesine kabarmıştı ki, bir tarafım mutluluktan ağlayıp boynuna sarılmak, diğer tarafım ise bu anı bozmayıp saatlerce gözlerine bakıp ona olan aşkımı dile getirmek geliyordu. Tam şu an, göz gözeyken, kalp kalbeyken zaman dursun istiyordum. Zaman dursun ki, ona karşı olan doyumsuzluğum, belki bir ümit, giderebilsin.

"Sen ağlayınca çok boş hissediyorum, ağlama." Taehyung'un sesiyle kendime gelmiş ve burukça gülümsemiştim. Beni kendine çekip başımın göğsüne düşmesini sağladığında kendimi biraz yukarı çekip onunla tek beden olmamızı sağlamıştım. Başımı boyun girintisine koyup kokusuyla mest olurken gözlerimi kapatıp anı yaşamıştım.

"İlk haftalar çok canımı sıkıyordun. Aptal gibi görünüyordun gözüme. Hatta öyle ki, bir ara her davranışın gözüme batıyordu. Tabii hepsi bana rest çektiğin güne kadardı. O gün seninle bir barış antlaşması imzalamış ve hayatımın en güzel günlerine adım atmıştım. Ve şimdi buradayız. Biz bizeyiz." Aklıma gelen anılar bir anlığına gülümsememi sağlamış, ardından aklıma gelen anılarla kahkaha atmaya başlamıştım. Başımı boynundan kaldırıp gülmeye devam ettiğimde Taehyung gülerek beni izliyor ve diyeceğimi bekliyordu.

"Gerçekten sana o kadar rezil oldum ki, rüyamda gördüğüm tavuğu ellerim arasına alırken, asıl tavuğun senin yüzün olduğunu anlamam. Sonra tabağı kırmamla parmağındaki küçük bir kanama ile kendimi çocuk gibi yere atıp ağlamam," sona doğru büyük sırıtışım küçük bir tebessüme dönüşmüştü. "Utanç verici fakat birçok anı biriktirmişim seninle. Asla unutamayacağım anılar."

"Ah evet," kocaman sırıttığında devam etmişti. "Özellikle ilk birlikteliğimizde piercingi gördüğün an verdiğin tepkiyi." Sesli bir kahkaha attığında bana dönmüştü. "Tanrım, şaşkın sevimli bir tavşan gibiydin, Jungkook." Biraz utanmış sonra gülüşüne katılmıştım. Onunla olan her anım değerliydi, özeldi, eşsizdi.

Yaşadığım güzel anıları, karanlığın iyice çöktüğü gökyüzüne bakarak anımsadığımda bir an durdum. Kötü anılarımızı düşündüm. Her gece gizlice yataktan çıkıp kalp ağrım ile kuytu köşede sessizce ağladığımı. Sonra buna şahit olan ve sessizce benim yaptığımı yapıp, çaktırmadan ağlayan Taehyung'u düşündüm. Gündüzleri moralsiz olmamıza rağmen sırf birazcık kafam dağılsın, güleyim diye çaba sarf eden Taehyung'u düşündüm. Ameliyatta 'canı yanar, yapamam' deyip bıçağı bıraktığı gibi ameliyathane kapısı önünde saatlerce ağlayan Taehyung'u düşündüm. Bir insan en fazla bu kadar güzel olabilirdi.

Taehyung'a olan hislerim her geçen dakika katlanırken 'ne yapıp da Taehyung'u kendime saklayabilirim?' tarzı düşüncelerle boğuşmaya başlamıştım.

"İlk defa korkuyu o an hissettim. Hem de iliklerime kadar. İlk defa yaşadığım bir korku da ilerisini düşünmüştüm. Nasıl yaparım diye. Çaresizliğim, sessiz çığlıklarım ve korkumla yüzleşirken içimden küçük, ufak bir umut parçası 'sona gelmedik henüz' diye sesleniyordu. Her daim o sese kulak verirdim. Korkum öyle bir boyuttaydı ki, çıkmaz sokaktaydım resmen. Neyse ki Tanrı, sessiz çığlıklarımı, dualarımı duydu ve seni bana bağışladı. Yeniden." Bu defa yerimden kalkıp kendimi Taehyung'un kucağına yerleştirdiğimde dolu gözlerimize takılmadan dudağına yaklaştım. Küçük masum bir öpücükten sonra ayrılıp kulağına doğru fısıldadım. "İyi ki varsın, Taehyung. İyi ki benimsin."

***

Sabah uykumun en güzel yerinde, Taehyung'un kollarında uyuyordum fakat Tae'nin hayvanımsı hapşuruğu ile uyanmış ve boş bakışlarımı yüzünde gezdirmiştim. Hala uyuyordu.

Zorlukla kalkıp banyoya girdiğimde günlük bakımımı yapmış ve odaya yeniden girmiştim. Taehyung hala uyuyordu. Açlığımdan dolayı uyandırmam gerekiyordu.

Üstüne uzanıp kollarımı aramızdaki yorgana rağmen sıkıca sardığımda ellerimi iki yanağına koymuş ve yüz yüze durmamızı sağlamıştım. Bu durumda huylanıp gözlerimi yavaşça açtığında kocaman gülümsemiş ve burnumu saçlara sürtüp şirince sesler çıkartmıştım. "Artık uyan sevgilim~" Kollarım arasında şaşkınca bana baktığında "Ne yapıyorsun?" diye söylenmişti yeni uyandığından dolayı boğuk çıkan sesiyle. Ses tınısı bile kalbe zarardı.

"Sevgilimi uyandırıyorum? Yapamaz mıyım?" Tae'nin dudaklarını ellerimle büzdüğümde uzanmış ve küçük bir öpücük bırakmıştım. Pes edercesine nefesini verdiğini gülümsemişti. Kendimi bir anda Taehyung'un altında bulduğumda "Böyle uyandırsaydın daha hoş olurdu." Cevap vermemi beklemeyip dudaklarımı esir aldığında memnuniyetle karşılık verip ellerimi ensesine atıp saçlarını çekiştirmiştim. Birkaç dakika öylece öpüştüğümüzde nefessiz kalmamızdan ötürü ayrılmıştık. Ayrılmadan önce burnuma öpücük bırakıp kendini yana atmıştı.

"Tae, senin neden ağzın kokmuyor sabahları?" Sorduğum salak soru yüzünden boğuk sesiyle kahkaha attığında dudaklarımı büzmüştüm. Cidden merak ediyordum.

"Aslında seninde kokmuyor fakat sen kokuyormuş gibi davranıyorsun."

"Ama kokuyor." Dudak büzdüğümde, "Hayır kokmuyor." diyerek benimle inatlaşmaya başlamıştı. Pes edip güldüğümde kahvaltıya inmemiz gerektiğini söyleyip banyoya göndermiştim Taehyung'u. Bu süreçte kısa bir şort ve beyaz bir tişört giyip beklemeye başlamıştım.

***

"Resmen seninle flörtleşti, Taehyung!" Sinirle bağırdığımda Taehyung sabır dilercesine dudaklarını ısırıp nefesini sertçe bırakmıştı.

"Jungkook, abartıyorsun şu an. Biz birlikteyiz ve sen onların davranışlarını mı sorguluyorsun? Kıskanmanı gerektirecek bir şey yok ortada." Benim aksime sakince konuşmaya çalışan Taehyung'a baktığımda sinirlerim daha da bozulmuştu.

"Tae kız sana resmen topu alma maksadıyla göt salladı ve sen yanaklarının içini ısırıp gülmemek için zor durdun. Ve sana göz kırptığında gülümsedin! Abartıyorum yani, öyle mi?" Plajdaki insanları düşünmeden sesimi yükselttiğimde sinirle ellerini saçlarından geçirmiş ve birkaç adımla karşıla geçmişti.

"Yaptığı salakça ve komikti. Bu yüzden güldüm. Ama sen o kadar kötü anlamaya meyillisin ki, benden bile şüphe ediyorsun Jungkook. Yapma bunu." Ellerini yanaklarıma koyup yüz yüze olmamızı sağladığında içimdeki kıskançlık hissini geçirememiş, aksine kıza olan gülüşü aklıma geldikçe kafayı yiyecek duruma geliyordum.

"Tae beni yalnız bırak, lütfen. Mantıklı düşünebilmem için yalnız kalkmam gerekiyor. Merak etme beni." Cevap vermesini beklemeden rasgele yürümeye başladım.

Kalp kırmaya yetecek büyüklükte değildi yaşananlar. Sadece voleybol oynarken kızların hepsine Taehyung'a sarkıntılık yapmış ve komik olduklarını düşündüğü davranışları Tae'ye bakarak yapıyorlardı. Taehyung'un onlara karşı kafa sallayışı veya gülümseme gibi hareketleri beni kudurtmuş en son ise kolundan çekip diğer yerlere göre sessiz bir yere çekmiş ve en sonunda patlamıştım. Dediğim gibi, kalp kırmaya değecek büyüklükte değildi. Yalnızca içimde Taehyung ve başkasını bir arada düşünen yanım ağır basmış ve çıldırtmıştı. Oysa sevdiğimin pek de bir suçu yoktu.

Yine de kendime söz geçiremiyordum. Sinirle yürüyüp herkesten uzak bir yere geldiğimde dizlerini kendine çekmiş bir genç ile karşılaşmıştım. Yalnız olmasını fırsat bilerek yanına gittiğimde kendimi hemen yanına atmış ve karşımdaki denize bakmaya başlamıştım. Yanımdaki sarı saçlı genç bakışlarını bana döndürdüğünde dönüp göz göze gelmemizi sağlamıştık. Burnunda hafif çilleri olan tatlı ve bir o kadar da seksi yüz hatlarına sahip bir çocuktu.

"Merhaba?" Soru sorarak selamladığımda şaşkın bakışlarını gözlerimden çekmişti. "Merhaba."

"İsmin ne?" Dalgın olduğu her halinden belli olan çocuk "Felix." diye fısıldamıştı. Ardından bakışları yeniden denizi bulmuş ve uzun süre orada takılı kalmıştı. "Ya senin?"

"Jeon Jungkook. Yanlış anlama, sakinleşmek için geldim. Seni de yalnız görünce yanına gelmek istedim. Rahatsız ettiysem gidebilirim."

"Yok, hayır. Kalabilirsin. Ben de o amaçla buradayım zaten." Sıkıntıyla ofladığında ona dönmüştüm.

"Bana dökebilirsin içini. Ne oldu?" Güven verici bir ses tonuyla konuştuğumda bu anı beklercesine konuşmaya başlamıştı. 

"Bir erkek arkadaşım var. Lütfen şaşırmış gibi yapma, eşcinsel ilişkiler şaşırılacak bir şey değil." Bir anda konuştuğunda araya girmek istesem de izin vermemiş ve devam etmişti. "Bugün buradaki beşinci günümüz ve ben her defasında kıskançlıktan kafayı yiyecek gibi oluyorum. Onun sevgisinden hiçbir şekilde şüphem yok. Fakat bazen o kadar umursamaz, kırıcı konuşuyor ki günün sonunda kendimi sorgularken buluyorum. Şu an da olduğu gibi."

"Benim de sevgilim bir erkek." Bunu söylediğim an şaşkınlıkla bana dönmüş ardından güzelce gülümsemişti. "Ah, bunun beni mutlu edeceğini hiç düşünmemiştim." Felix'in gözleri hafifçe dolduğunda gülümsemiştim. Gerçekten oldukça savunmasız bir çocuk gibi görünüyordu. "Kendini asla yalnız hissetme. Bizim gibileri çok sadece çok iyi gizleniyorlar. Ve ben de kıskançlık kudurmalarından dolayı sakinleşmek için buradayım."

"Desene, aynı kaderi yaşıyoruz." Gülümseyerek konuştuğunda karşılık olarak tebessüm etmiş ve kafa sallamıştım.

Yaklaşık bir saat kadar birbirimizi tanıyıp sohbet etmiştik. Tam kafa çocuktu. Ayrıca Kore'de, Busan'da sevgilisiyle okuduğunu öğrenmiştim. Seoul ile yakın sayılırdı. Birbirimize telefon numaralarımızı vermiştik. O esnada Taehyung'un "Gel artık." Mesajını görmüş ve Felix'i dürterek artık gitmeliyiz demiş ve birlikle ayaklanmıştık. İtiraz etmeyip benimle geldiğinde kafamın dağılmış olduğu için iyi hissediyordum. Gidecek ve Taehyung'tan özür dileyip ona sıkıca sarılacaktım. Felix de bana uyup "Onu özledim, kolları arasına girip iyi hissetmek istiyorum." deyip bizi sevgiye muhtaç bir şekilde hissettirmişti.

Otel görüş açımıza girdiğinde Felix ile yan yana ilerliyorduk. Bir anda karşımda birbirine sıkıca sarılan iki beden görmemle duraksamıştım.

Taehyung, siyah saçlı bir gence sıkıca sarılıyor ve kendimden bile kıskandığım gülüşü ortalığa saçmıştı. Gerçekten hep böyle mi olacaktı? Yokluğumu fırsat bilip başkalarının kollarında mı bulacaktı kendini? Ya da ben ona muhtaç hissederken, onu başkalarıyla mı görecektim?

Bölüm sonu ✨💜

Ah kalbim. Nedense güzel yazdığımı hissettim mkfcmskfk beğendiniz mi sizde?

Stray Kids'ten eklemek yapmak istedim. Bakalım, Felix'in sevgilisi kim? Zor olmayacak Stay'ler için :')

Buraya kadar okuduysanız bunu geçmeden gitmeyin lütfen. Kesin bir cevap bekliyorum sizden.

Çoğunuz kitapta Sope olmasını istedi. Ben sope shipperim ve kitaba dahil etmeyi gerçekten çok isterim. Fakat bazı Yoonmin shipperlar karşı çıktığı için yan ship koymam dedim. Sope olursa daha hoş olur diye düşündüm şu birkaç bölümdür. Çoğunluğun kazanmasını istiyorum. Bu paragrafa "olsun" ya da "olmasın" diye fikrinizi belirtin lütfen. Yoonmin shipperlar ise üzülmesin. Sope da en az Yoonmin kadar güzel. Seveceğinize eminim. Cevaplarını bekliyorum 😚💓

Continue Reading

You'll Also Like

24.4K 5.1K 27
jisung: kanka abini paslasana felix: asko abini paslayacaksan neden olmasin
37.3K 4K 17
yüzbaşı alfa kim taehyung'un başı feminist omega jungkook ile dertteydi Enemies to lovers
57.2K 10.1K 17
son parlayışı ateşin sönmeden önce, #texting
709K 79K 29
cadının oğlu, bana büyü yaptın. Taylor Swift- Betty 🔮💣