15 - "Bağlı"

73.6K 2.6K 413
                                    

Bu sefe erken geldim kabul edin :D Ara bölümlerimiz tam gaz devam. Olabildiğince sizi mutlu etmeye çalışıyorum ki sonra salya sümük ağlattığımda teselli bulabileceğiniz bir şeyler olsun dfghjkldfghjkl.

Ara bölümlerin bitimine bir şey kalmadı. Haftaya küçük bir seyahate çıkacağım. Çıkmadan 16yı da ekleyeceğim. Sonraki bölümün gelmesi biraz sürebilir zira buralarda olmayacağım dediğim gibi. 

Blüme gelirsek 2 tane şarkı var. İlk çalan The Neigthbourhood - Sweather Weather. Diğeri de Seether ft Amy Lee - Broken. İkincisini multimediaya koyacağım ilkini bulmayı size bırakıyorum :D 

Keyifli okumalar :*

Dipidip not: Sevgili okuyucum Selin'in doğum günü şeferine gelsin bu bölüm. İyi doğdun Selin, Ayaz ve Destan'dan sevgilerle :*

“Yazyaz sana niye buzdan dam diyorlar?”

Semih’in uykudan yeni kalkmış meraklı ve enerjik sesi kulaklarımı tırmalamaya başladığında beynimi uyanmak için zorladım. Önceki akşam Gece ve Semihin gelişinin şerefine geç saatlere kadar oturmuş, herkes tükenene kadar gülüp eğlenmiştik. En son Ayaz’ın kucağında uyuyakalan Semih le beraber yanıma sokulduğunu hatırlıyordum. Belli ki hayatımın merkezini oluşturan iki erkek benden önce uyanmayı başarmıştı.

“Birincisi ufaklık o buzdan dam değil buzdan adam. İkincisi, yakışıklılığımı, zekâmı ve kızlar üzerindeki etkimi kıskanan Güneş budalasının uydurması bunlar, sen kulak asma o meymenetsize. “

Ayaz’ın Semih’inkiyle yarışır sesi ve muzip tavırlarına karşı gülmemek için kendimi zor tuttum. Uyandığımı belli etmek istemiyordum. Zaten daha gözlerimi açabilecek kadar uyandığımı da sanmıyordum.

“Memetsiz ne demekkiki Yazyaz? Çok mü kötü mü ki Güneş? Hem o bana dedi ki sen gülümüyomuşsun. Bilmiyor musun ki Ayaz gülümeyi? Öğretiyim mi ki ben?”

Semih’in aralıksız soruları ile Ayaz derin bir iç geçirirken yatak hafifçe sallandı. Ayaz’ın Semih’i kucakladığını tahmin ederken dudaklarımı gülümsememek için kastım. Kim bilir nasıl tatlı görünüyorlardı şimdi!

“Ah yavaş be şampiyon acıttın! Midem ağzımdan fırlayacak sandım.” Semih’in küçük kıkırtısı odayı doldururken gözlerimi çok hafif araladım. Bu manzarayı kaçırırsam kesinlikle ömrüm boyunca pişmanlık duyardım.

Ayaz Semih’e gülümserken Semih küçük elleriyle onun ağzını çekiştiriyordu. “Böyle böyle yap yazyaz böyle böyle!” İki eliyle birden Ayaz’ın dudaklarını çekiştirdikten sonra el çırptı. “Bunu da kaldır, doktor yap yazyaz.” Kendi ağzını doktorun ona açtırdığı gibi açarken Ayaz’ın kahkahası odada çınladı. Semih’i göğsüne devirip saçlarını karıştırdıktan sonra küçük bir öpücük bıraktı.

İkisi bir süre üst üste uzanırken Ayaz Semih’in kıvır kıvır bukleleriyle oynuyor, Semih de Ayaz’ın çıplak gövdesindeki dövmeleri inceliyordu. Onları oradan sökmeye çalışıp beceremeyen Semih’i tatlı bir tebessümle izleyen Ayaz, arada gözlerini kapatıp şarkı mırıldanıyordu. İkisinin huzur dolu sessizliğini bozan, Semih’in kafasını kaldırıp Ayaz’a bakması oldu.

“Bunlardan bende çizebilir miyim ki Yazyaz? Bak tam şuraya.”

Ayaz, Semih’in küçük elleriyle omzunda gösterdiği noktayı öperken güldü. “Senin dövme yaptırmana izin vereyim ve sonra ablan beni Kurt Cobain’in yanına göndersin değil mi Semih? Alınma ama ufaklık, onları çizdirmek için çok küçüksün. Gerçekten can yakıyorlar.”

RuhsuzHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin