Taeyong elindeki yastığı yumruklarken aklında tek bir isim vardı, Jung Jaehyun.
Yastığı Jaehyun'u patakladığını hayal ederek yumrukluyordu dakikalardır.
Hyuck ve Jungwoo odaya girdiğinde ise bir anlık duraklamış ve çatılı kaşlarını arkadaşlarına çevirmişti.
''Jungwoo bu yastığın yerini almak ister misin?''
Jungwoo Taeyong'un sorusuyla sahte bir gülüş koydu dudaklarına.
''Ah, hayır.''
Hyuck Taeyong'un tavırlarına gergince bakarken uysal bir sesle konuştu.
''Hyung şey diyecektik aslında, bu akşam ki konsere bilet aldık gitmek ister misin?''
Taeyong öfkeli bakışlarını Hyuck'da gezdirdi.
''İstemiyorum konser falan.''
''Neden böyle yapıyorsun Hyung, hem biraz kafamız dağılır.''
Taeyong iyice sinir olmuştu. O, kalabalık ortamları sevmiyordu. En son zorla bir yere götürüldüğünde görmüştü neler olduğunu.
''İstemiyorum, sizin götürdüğünüz yerler başıma bela açıyor.''
Hyuck göz devirdi.
''Abarttın Hyung, altı üstü bir konser.''
Taeyong huysuzlandı, fakat kafa dağıtma işi o an cazip görünmüştü gözüne, çünkü sabahtan beri evde Jaehyun'a küfürler savurmaktan başı ağrımıştı.
''İyi.'' dedi. ''Gidelim, ama başıma bir iş gelirse sizi bu defa elimden kimse alamaz.''
***
Konser alanına girdiklerinde Taeyong'un aklına dünkü olay hücum etmiş sinirle kaşlarını çatmasına sebep olmuştu. Bu çocuk zihnini esir almaya ve onu deli etmeye yemin etmişti sanki. Sinir bozucu sözleri ve güldüğü zaman çıkan sinir bozucu gamzeleri gün boyu aklından çıkmamıştı Taeyong'un. Karşısında görse bir kaşık suda boğardı Taeyong onu. "Yüzsüz herif." diye söylendi dudakları arasından.
''Bir şey mi dedin Taeyong?''
Jungwoo sorduğunda Taeyong sesli düşündüğünü fark ederek kafasını iki yana salladı.
Boş bir alana oturduklarında Jungwoo, ''Ben içecek bir şeyler alıp geliyorum hemen.'' demiş yanlarından ayrılmıştı.
Taeyong yerdeki çimenleri koparırken, ''Sen neden bu kadar düşüncelisin?'' diye sordu Hyuck'a.
Hyuck kafasını iki yana salladı.
''Düşünceli falan değilim Hyung sana öyle gelmiş.'' İnkar etse bile gözlerini kaçırması Taeyong'un dikkatini çekmişti. ''Dünkü çocuk...'' dedi imalı bir sesle. ''Mark mıydı ona bakarken yakaladım seni.''
Taeyong'un söylediğiyle Hyuck huzursuzca kıpırdandı oturduğu yerde. ''Ne alakası var benim öyle biriyle ne işim olur Hyung onlar bizim düşmanımız.''
Taeyong kollarını arkaya atarak gökyüzüne çevirdi bakışlarını.
''Benim düşmanım sizin değil.''
Sesi ima doluydu, Hyuck iyice sinir olmaya başlamıştı bu duruma.
''Saçmalama Hyung senin düşmanın benim de düşmanım! Hem o kaşı gözü demirli çocuktan etkilenebileceğimi nasıl düşünürsün?''
Taeyong neşeli bir şekilde sırıttı, Hyuck'un kıvranması hoşuna gitmişti.
''Kesin...'' dedi. ''Kesin etkilenmemişsindir.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
bet // jaeyong
FanfictionLee Taeyong, arkadaşının zoruyla gittiği panayırda biraz olsun eğlenmeyi umut ederken koluna geçirilen kelepçeyle neye uğradığına şaşırır. ©jaeyongmylemondetox
