14. Baskın Zamanı

366 667 57
                                        

Merhaba hoş geldin 🤍

İstediğim gibi bir resim bulamadım. Ormanlık alanda olduğunu hayal edin lütfen 🤍

Bölüm ithafı isteyenler buraya yazsın lütfen 🌼
En fazla yorum atana da bölüm ithafı yapacağım. 🤍

İyi okumalar dilerim...

Mir'in anlatımı :

Yemyeşil ağaçların arasına gizlenmiş sıcak su dolu kaynağın yüzeyinden, mavi göğe beyaz bulutlar yükselmekteydi. Gözlerim, buhar dolu ortamda tabiatın güzelliklerini görmekte zorlansa da kemiklerimin içine kadar işleyen sıcaklık, tüm kaslarımın gevşeyip rahatlamasını sağlamıştı.

Yeraltında gizli bir şehir olan kurtlar şehrinin bir başka sürpriziyle karşı karşıya gelmiştim. Şehrin girişi ve yaşam alanı yeraltı mağaralarından oluşurken, sonu ve geri kalan kısmı yeryüzü ve cennet gibi yemyeşil ormanlık alandan oluşmaktaydı.  İlerlemiş teknolojiye rağmen herkesten, özellikle de vampir hükümetinden, bu cenneti nasıl sakladıklarını hala anlamış değildim.

"Böyle rahat mısın Mir?"
Elimdeki mis gibi kokan yemekten bir kaşık daha alıp tadına vararak çiğnemeye devam ettim. Ayza'nın elleriyle pişirdiği yemek, aşbotun pişirdiği kimyasallardan bin kat daha lezzetliydi. Söz verdikleri gibi Ayza bana yemek pişirmiş şimdi başıma masaj yapmaktaydı. Vena'ysa hevesle ayaklarıma masaj yapıp şarkı söylüyordu.

"... Birgün birgün bir kurtcuk
Eve gelmiş kimse yok
Açmış bakmış aşbotu
Şeker sanmış...."

Vena gibi çocuk ruhlu bir kadının söyleyeceği şarkının sanat musikisi olacağını düşünmemiştim değil mi? Küçük kurtçuk şarkısıyla kulaklarımın pasını silmiş, ortama huzur vermişti!

"Vena, ayak parmaklarımın arasını da ovuştur. Ayza, biraz daha yavaş ol. İnsanım ben vampir gücünü üzerimde kullanma. Ohh oh oh, evet işte böyle. Aferin prensesler, siz bu işi biliyorsunuz."

İçimden kıs kıs gülerken kahkaha atmamak için kendimi zor tutuyordum. Söz verdiklerine daha ilk dakikadan pişman olmuş, gururları verdikleri sözden dönmelerine engel olmuştu. Bana da sıcak, buharı tüten doğal kaynak suyuna uzanıp keyif yapmak düşmüştü.

"Oh ya ne güzel. Başka bir isteğin var mı beyim?"
Ayza'nın kinayeli sorusuna dayanamayıp kahkaha attım. Kızların homurtuları daha çok gülme isteğimi arttırıyordu.

"Şimdi bol köpüklü bir kahveye hayır demezdim. Kurtlar prensesi, bana köpüklü kahve yap. Şekersiz olsun. Yalnız bu sefer aşbottan değil, ocakta pişmiş olsun hani senin barbar dediğin yöntemlerle."

Göz kırpıp söylediğim sözler Vena'nın yüzünü düşürürken bu sefer kahkaha atan Ayza olmuştu. Oflaya oflaya giden kızın ardından giden Ayza'yı görünce yerimde çabucak doğruldum.

" Sen nereye vampir prenses? Gaye'nin yanına mı yoksa? Yemekhanede patates soyulacakmış yardım etmeye mi karar verdin?"

Yaptığım blöf işe yaramış, vampir hızıyla gelip başıma masaj yapmaya devam etmişti. Sevmiştim bu işi. Gaye'yle aramı iyi tutsam iyi olurdu. Ne de olsa bir hafta daha buradaydık, kurtlar şehrinde sıcak su kaynağından daha güzel yerler olduğundan emindim.

Vena uzaklaşıp çalıların arasında gözden kaybolunca, aradığım fırsat ayağıma gelmişti.

"Ayza, buradan kurtulmak ve annenin katilini bulmak istiyor musun?"

"Evet Mir."
Çabucak cevap vermişti. Şimdi sormanın tam sırasıydı.

"Bunun için kurt kıza ne yaptığını bana anlatmalısın."

KANLI AVHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin