Sanki bir rüyanın içindeydim...
Bir yere gidiyordum yada götürülüyordum...
Kurtuluşum yoktu... Dönmek istediğim yere dönemiyordum, tüm kapılar kapalıydı...
Neredeydim ben? Kimdiler bunlar?
Bu benim yeni hayatım mıydı? Neden buradaydım?
°°°
Sizc...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
ağlamak istiyordum çünkü ağlayınca herşey bitiyor gibiydi...
"peki ben ne yapacağım burada? evet sizi gördüm, sizi tanıdım ama benim bir ailem var... arkadaşlarım, okulum... şuan beni deli gibi arıyorlardır. ben burada kalamam, size ayak uyduramam, lütfen anlayın beni ve izin verin gideyim" dedim yorgun çıkan sesimle.
masanın üzerinde ki herkes bana bakıyordu, Bana acımış, beni anlamış gibiydiler... ama hiçbir şey söylemiyorlardı. Çünkü karar verecek kişi onlar değil ardaydı!
Bana bakıyordu... Gözlerinde ki acı ifadesini okuyabiliyordum. Beni anladığını hissediyordum... Ta ki kesin sesiyle
"olmaz" diyene kadar.
Yüzümde ki tek ifade hayal kırıklığıydı...
sadece bu muydu? O kadar şey söyledim ve hala bana inanmıyorlar mıydı? Tek sebep bu muydu? Sinirle Ofladım, artık canım git gide çok sıkılıyordu ve dayanma gücüm kalmamıştı.
"neden? Neden izin vermiyorsun gideyim?"
Dedim bağırarak...
"olmaz dedim daha sorma, buradasın artık!"
Gözlerim dolmuştu... Kelimeler ağzımdan zorla çıkıyordu artık. Derin bir nefes aldım. Pes etmemeliydim... Burada kalmıyacaktım.
Öfkeyle diğerlerine baktım.
"siz birşey söyleyin bari, görmüyor musunuz? Ben buraya ait değilim, burası sizin dünyanız! Neden birşey söylemiyorsunuz? Konuşsanıza? Hepiniz çok rahatsınız... Bir insanın hayatını elinden alıyorsunuz ve çok rahatsınız. İşiniz mi bu sizin?" dedim üzgün suratlara bakmaktan vaz geçip asıl kişiye bakarak ben sizden birisi değilim! "
Hiçbiri birşey bile söylemedi. sinirle ayağa kalktım ve hızla yürümeye başladım.
"bırak!" dedim kolumu çekmeye çalışarak, oysa çok sıkı tutuyordu.
"hiçbir yere gitmiyorsun" dedi kaşlarımı kaldırdım ve koyu kahve gözlerine baktım.
Nefret yoktu, öfkeye dair bir belirtide göremiyordum. O zaman neydi? Neden bana böyle davranıyorlardı? Neden gitmiyordum, üstelik hiç kimseye birşey anlatmayacaktım.
"öyle mi bak nasıl gidiyorum" dedim. kolumu hızla çektim ve koşmaya başladım. Kolumu tuttu ve hızla çekti, yine yere düştüm!