*Uzatmayacağım. Sizi seviyorum ve zevkli okumalar dilerim canlar♡*

Okul açılmadan önceki son günüm yani en değerli günüm. Yarın ise 2 aylık tembellik ve istediğim saat uyanıp istediğimi yapabilme özgürlüğümü kaybedeceğim. Zorunlu giyilen üniforma, sabahın erken vakitlerinde uykudan uyanmak, ağır sırt çantaları, saçma dersler ve sınavlar. Kısacası işkence.

Yavaşça yatağımdan doğruldum. Jared o gece kafamı öyle iyi dağıtmıştı ki yaklaşık bir hafta zihnimin çoğu onunla meşgul olmuştu. Şimdi gözümün önüne yaşlı adamın yardım dileyen bakışları değil Jared'ın yüzü ve aklıma onun söyledikleri geliyor. Ayrıca artık midye denince aklıma yemek değil inci geliyor.

Yatakta oturmuş kendi kendime gülümsediğimi fark edince kıkırdayarak başımı göğsüme çektiğim dizlerime yasladım.

Bip bip! Bip bip!

Hızla başımı telefona çevirdim. Tesa mesaj atmıştı. "Biliyorsunuz ki ben kötü bir insanım ve size bir bakıma kötülük bir bakıma iyilik yapacağım! Yarın sabah sabah kalkacak, rahatsız bir üniforma giyecek ve okul denilen hapse gideceğiz :( bu size bugünü değerlendirmeniz için atılan bir mesaj ;)" Gülümseyerek göz devirdim. Anlaşılan bunu sadece bana değil bütün sınıfa atmıştı. Bugün bayağı hakaret yiyecek bu mesaj yüzünden.

Örtümü üzerimden atıp elektrik mavisi bir eşofman ile beyaz atlet bluzumu elime alarak banyoya koştum. Ilık su üzerimdeki gerginlik ve tembelliği alırken oldukça rahatlattı beni. Çabucak giyinip salona indim. Babam işteydi. Annemde öyle. Ortada birilerini göremeyince Melina'nın odasına gittim. Kapıyı yavaşça açıp başımı içeri uzattım. Oyuncağı Tim'e sarılmış uyuyordu. Kapıyı yeniden kapatıp odama gittim. Bugün evden çıkamayacağım kesinleşti. Ya da kardeşimi de alıp bir yerlere gideceğim ki bunu istemiyorum. Kitaplığımdan henüz okumadığım 4-5 kitabı koyduğum yere kaşlarımı çatarak baktım. 2 ay ben sadece bir tane mi kitap okudum yani?

Okumadığım kitaplara göz attım. İkisi hariç diğerleri en ünlü kitaplardandı. Dünya klasiklerinden bir tane, en çok satılanlar listesinde olan bir tane, bir psikolojik roman, bir aşk romanı ve bir de hediye olan ince bir kitap. Bir günde 300 sayfayı rahatça okuyabilirdim ama son günümü sadece kitap okuyarak geçirmeye niyetli değilim. İnce olan kitabı elime aldım. Eski zaman hakkında leydiler, sörler ve buna benzer eski zaman üst rütbelerinden bahsediyordu. Beni pek açmadığından kitabı geri yerine koydum. O esnada kapım açıldı. Melina yüzünü yıkamış ama saçlarını taramamış bir şekilde odama girmişti. Bir eli kapı kulpundaydı diğer elinde ise saç fırçasını tutuyordu.

"Günaydın!" dedim gülümseyerek. Bunalımdaki gibi olan halimdeyken benden bile daha çok üzülmüş görünüyordu. Şimdi normale dönmüş gibi halimi görünce mutlu olacağını biliyorum. "Günaydın abla!" dedi gülümseyerek ve yanıma geldi. "Hımm. Biri saçlarını taramamı mı istiyor yoksa?" dediğimde kıkırdayıp "Ve örmeni." dedi. Onu boy aynamın karşısında durdurup arkasına geçtim. Saç uçlarından başlayarak tüm saçını taradım. Benimkiler belime yakınken onunkiler belini biraz geçiyordu. Saçını tek örgü yapıp bağlamamın ardından benim kurdelelerimden birini süs olarak taktım.

Mutlu bir şekilde salona indik. O müzik kanalı açarken bende mutfakta bize kahvaltı hazırlıyordum. Tam yumurtayı çukur bir kaba kırıp çırparken Melina seslendi. Elinde telefonuyla mutfağa girip "Jared arıyor." dedi. Gülümseyerek elinden alıp telefonu kulağımla omzum arasına sıkıştırdım. "Günaydın." dedim mutlu bir sesle. Onun da günlerce endişelenmesini sağlamıştım. Kesinlikle bana en büyük desteği yapanlardandı.

"Demek sonunda mutlu haline geri döndün, ha?" deyip güldü. Ona kısa süreliğine eşlik edip "Öyle oldu. Atlattım sayılır." dedim. Onunla konuşurken kahvaltı hazırlığına devam ettim. Konuşma bittiğinde kahvaltı ve masa hazırdı. "Melina! Gel hadi!" dediğimde hoplaya zıplaya geldi. Uyuşuk bir şekilde kahvaltı ettikten sonra salonda yayıldık.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!