Ben alt kata iner inmez annem gülümseyerek mutfaktan çıktı. "Güzel kızıma güzel bir kahvaltı!" diye şakıdı. Tebessümle ona sıkıca sarıldım. "Teşekkür ederim anne." dedim kısık bir sesle. Saçlarımı okşayıp "Sen benim bebeğimsin. Tabi Melina da öyle. Sizin için her şeyi yaparım." dedi.

  Tam o an iç sesim konuşmamıza dahil oldu. "Peki ya o adamcağız? Onun da kızı yok muydu? O kızına bir daha sarılamayacak. Kızı kim bilir ne kadar üzülmüştür? Peki ya eşi? Kesin kendi kendini yiyordur kadıncağız..."

  "Kalbin gümbür gümbür atıyor Amelia. İyi misin bir tanem?" diyen annemin yumuşacık sesini duyunca iç sesimi susturdum. "Aklım başka şeye gitmiş." dedim. Yemek masasına yönlendirilirken "Bu arada Tess ve Bella'yı arayalım mı? Konuşursunuz filan?" dedi annem. "Yarım saat içinde gelecekler. Sorun olmaz, değil mi?" dedim. "Ne sorunu? Gelsinler tabi!" dedi.

  Annemin hazırladığı kahvaltıyı kaplumbağa hızında ve kendimi zorlaya zorlaya yedim. Tadı güzeldi elbet ama yemek yemek istemiyordum. Kapı çaldığında annem yerine kapıya ben baktım. Bella ve Tesa hemen üzerime atlayarak beni sıkıca kucakladılar. Odama geçtik ve onlara sakin kalmaya çalışarak olanları anlattım.

  İkisinin yüzü de acımayla doluydu. "Bana öyle bakmayın!" dedim ve kolumu kaşımaya başladım. "Nasıl?" dedi Tess. "Acıyorsunuz bana! O adama da!" dedim. Bella aniden ellerimi tuttu ve "Kollarını ne zamandan beri kaşıyorsun? Hep yara olmuşlar." dedi. "Gergin olunca yaparım." dedim. "Onu biliyoruz zaten. Dün geceden beri kolunu kaşıyorsun, değil mi?" diye sordu Tesa. Başımı sallamakla yetindim.

   Bip bip! Bip bip!

  Üçümüzde telefonumdan gelen sese doğru döndük.

   "Bir yeni mesaj: Jared"

  Merakla ellerimi Bella'nınkilerden çekip mesaja baktım. "Daha iyi misin? Endişelenmeye başladım." yazan mesajı merakla okudum. "Daha iyiyim :)" yazıp yolladım. Anında mesaj geldi. "O gülücüğün sahte olduğunu ikimiz de biliyoruz. Akşam saat 7 gibi, seni bir yere götüreceğim. İtiraz yok!"

  Kızlara bir şey demedim ve kafamı dağıtmam için başka konulara girdiler. Melina hızla odama daldı ve Bella'nın kollarına atladı. Bella ve Tesa onun çok sevdiği kişilerdi. Bir süre sonra Tesa bize komik şeylerden bahsederken ben onu öylece oturmuş dinliyordum. Bella ise kardeşimin saçını mısır örgüsü yapıyordu. Bunu Melina istemişti.

  Saat 5 gibi kızlar gitti ve kardeşimle odamda yalnız kaldık. "Ben duşa gireceğim." dedim ve başını öptüm. Gülümseyerek başını salladı. Son anda elimi tutup "Sözünü unutma. Çok yakında eskisi gibi olacaksın." dedi uyarırca. Gülümseyerek başımı salladım. Uzun bir duş sonrası bornoz ve ıslak saçlarla odama gittim. Melina orada yoktu.

  Perdeleri çekip kapattım. Hızla açık pembe bir uzun kollu ve kalınca bir siyah tayt giydim. Saçlarımı kurutup çatlamaya meyilli dudaklarıma nemlendirici sürdüm. Saat 6.50 idi. Ani bir dürtüyle midye kolyemi taktım ve alt kata indim. Salondaki anneme "Bir arkadaşım beni akşam yemeğine davet etti. Gidebilir miyim?" diye sordum. Aslında Jared yemek filan dememişti. "Bu arkadaşın adı filan?" diye sorunca utana sıkıla "Jared." dedim. Bir kaşı sinsice yukarı kalkarken "Jared. Bu bana bir kız adı gibi gelmedi." dedi.

  Kapının çalmasıyla yerimden sektim. Annem benden daha atik davranıp kapıyı açtığında Jared, kapının önünde durmuş bize bakıyordu. "Gidelim mi?" diye sordu tebessümle. Anneme sorarca bir bakış attım. İçindeki havayı seslice üfleyip "Gidin hadi." dedi bıkkın bir sesle. Ona sarılıp evden çıktım. Jared'ın karşı kaldırımdaki arabasına giderken "İzin almamış mıydın?" diye sordu. Başımı iki yana salladım.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!