GENEL TANITIM 1

4 0 0
                                                  

4 Nisan Perşembe 1560

İlkbaharın tatlı-sert rüzgarları perşembeyi cumaya bağlayan gece şimşekler çakarak karşılamıştı. Ardı ardına sarayın etrafında gezinen kara bulutlar şimşekler çakarak, adeta bir annenin yakarışını seslendiriyordu. İşte o gece avazı çıktığı kadar bağırarak kendini yerden yere atan Saliha'nın cihana meydan okuyacak tek kızı Şah-ı Nur Sultan'ın hikayesi başlıyordu.

19 yaşında gencecik bir fidandı küçük Saliha. Padişahın halvetine girdiği ilk gece, doğacak kızını karnında büyütmeye başlamıştı. Dokuz aydır beklediği gün gelmişti. Acılar bitmek bilmiyordu. Oracıkta bu acıdan kurtulup, canını vermek için dünyaları vermeye razıydı ancak nafile. Gök kubbenin altında Saliha'nın yakarışları sabah ezanıyla son buldu. Anne olmuştu küçük Saliha ancak kızını kucağına alacak mecali kalmamıştı. Kan revan içindeydi.

Valide sultan baş kethüdası Gülnar Hatun'dan aldığı haber üzerine torununu bir an önce kucaklamak için apar topar daire-i kebiresinden ayrıldı. Zira kucağına alacağı ilk torunu olacaktı, heyecanlıydı. Odaya girer girmez ebe kadın, küçük kız bebeğini babaannesi namı-değer valide sultana uzattı. ''Buyurun sultanım.Hünkar efendimizin güzeller güzeli bir kızı oldu. '' Kucağına alır almaz içi kaynamıştı genç valide sultanın. Usulca torununun simsiyah saçlarını okşadı. Dokunmaya kıyamıyordu. Evlat sevgisi eşi benzeri olmayan bir sevgiyse, torun sevgisi ise tarif edilemeyecek bir duyguydu.

Akşamına düzenlenen büyük şölende genç padişah Sultan Selim, padişahın kız kardeşleri Zeyneb Sultan, Vacide Sultan ve Fatma Sultan ', genç valide Ayşe-i Hümaşah Sultan bulunmaktaydı. Biricik kızını kucağına alan Sultan Selim kızına o gece '' Şahların Nuru''anlamına gelen Şah-ı Nur Sultan adını koydu.

TOPKAPI SARAYI 1571

Şah-ı Nur Sultan'ın ardından padişahın uzun bir süre sonra (11yıl) ancak başka kadınlardan kızları ve şehzadeleri dünyaya geldi. Güzel sultan, ata biner ve kılıç kullanılırdı. Kadın sultanların aksine padişah Sultan Selim, uzun bir süre oğlu olmadığı için onu tahtın varisi gibi büyütmüştü. 11 yaşına kadar yanından hiç ayırmazdı biricik kızını. Ta ki 11 sene sonra varisi Osman doğana dek. Osman'ın doğumu dengeleri tamamen altüst etti. Evvela valide Ayşe-i Hümaşah Sultan ilgi ve odağını bir anda gerçek veliaht Osman'a yöneltti. Yetmezmiş gibi ardı ardına Bayezit, İbrahim,Mehmet dünyaya geldi ve ardı ardına kız kardeşleri Ayşe, Cihanşah, Nuriye ve Hatice Sultan'lar. Genç sultan Şah-ı Nur, bir anda kalabalık bir ailenin içinde bulmuştu kendini.

Vezir-i azam Mahmut Paşa'nın ani vefatının ardından valide sultanın kıymetli damadı Kuyucu Ahmet Hamdi Paşa'nın sadaret mührünü almasıyla tüm dengeler ve saflar değişti. Bir tarafta padişahtan başka yanında kimseyi bulamayan Şah-ı Nur Sultan, bir yanda da valide sultan ittifakı vardı. Devlet meseleleri yaşlanan padişahın bünyesini çökertiyordu. Sinirleri bozulan ve asabileşen Sultan Selim yavaş yavaş biricik kızını tek safta bırakmış ve Ahmet Paşa'nın ağzına bakmaya başlamıştı. Bu sırada İngiltere ile yapılan savaşlardaki başarısızlık payitahta yedi iklim tarafından duyulmuştu. Sarayda tek başına kalan Şah-ı Nur Sultan yeniden doğmaya hazırdı. Onun için gerekli olan tek şey; zamandı. Zamanı gelince o tahtın tek hakimi ve sahibi olacaktı işte o zaman kendisinin karşısında olanlar bir bir saf duracaklardı. Bunun için bedel ödemeye bile razıydı. O bedel her ne olursa...


Anlatılanların hepsi tamamen hayal ürünüdür. Desteklerinizi bekliyorum.

İMPARATORLUĞUN SON VARİSİ İNGİLTERE'DEWhere stories live. Discover now