2- oyun başlasın!

38 0 0

Yerdeki zarfı aldım ve açtım içindeki kelimeler pek belirgin yazılmamıştı. Okuyamamıstık jon ve ben ne olduğunuda pek çıkartamamıştım çeviriden baktık. "Oyun başlasın. Sen benim için oyuncaksın. Oyna benimle! Yanındayım" içimden ne oyunu diye geçirdim. Mutfağa geçtik. Güzel bir kahvaltı yaptık . Jon merkeze gideceğini söyledi ve onu uğurladım. Evi toplayıp az uzandım. Yine onlar geliyorlar hayır bırakın peşimi! Oyuna başladık diye bagırıyorlar. Ne oyunu  yeter artık. Uyan! Uyanıyorum telefonum çalıyor. Arayanın jonathan olduğunu görüyorum.

-alo jon

-selly lütfen üzülme

-noldu

-selly

-ne jon ne! Soyle artik

-annen ve baban arabalarında ölü bulundular yanına geliyorum.

Beynimden vurulmuşa döndüm oyun dedikleri bumuydu? Hayatımı alt üst etmekmi?  Sevdiklerimden alı koymakmı? Deli gibi agliyordum o benim yanimdaydi hala saclarima dokunuyor ve sonra nefesinu tutuyor tekrar soluyordu. Arkama donmeye korkuyordum. Bakmadim. Jon gelene kadar bu devam etti. Jon tek gözükmüyordu herkes yanindaydi yanimda duracak gibi gozukuyorlardi.Tamı tamına 26 kişilerdi. Kapıyı açtım ve hepsini içeri davet ettim.  Sıcak kakao yaptım ve oturdular sonrada nöbete geçtiler Jon da nöbetteydi. Beklemek sıkıcıydı. Kulaklıklarımı taktım ve yattım hiç birşey duyulmuyordu. Uyandım aşağı indim. Kimse görünmüyordu mutfakta Jon ve 5 arkadaşı oturuyorlar.  Bodruma inmeye karar verdim.  Burnuma pis kokular geliyordu.  Ve zemin ıslaktı bu su değildi. Eğilip elimi değdim sesimi bile çıkarmadan hafif bir çığlık attım.  Yavaş adımlarla yürüyordum kafama bir şeyler damlıyordu buna aldırış etmedim yine devam ettim. Bu kokular keskinleşiyordu ve berbattı. Elim birşeye değdi bende biraz daha yaklaşıp baktım. Anlaşılmıyordu. Jon u ve arkadaşlarını çagırmaya yukarı çıktım. Herkes bana bakakalmıştı ne oldu derken kafamdaki kan izlerini gördüm.
-durun yanlış anlamayın. Bodrumumda bir şeyler var bakmaya inmiştim. Ne olduğunu anlayamadım bana yardım edermisniz?
-ilerle bakalım küçük hanımefendi dedi jon sert bi sekilde
Onları aşağı indirdim ve kapıda beklemeye karar verdim. Yukarı çıktıklarında soluk soluğaydılar.
-ne oldun jon ordaki şey ne?
-selly lutfen gitme oraya terket bu evi lutfen
-ama neden bi aciklama yapmaniz gerekmiyormu?
-ters asilmis arkadaslarimiz vardi. Onlar eve gitmislerdi bisey onlari oraya surukleyip derilerini soyup gozlerini yemis
Oldugum yerde donum kaldim jon bana sarildi.
-balim terk et bu evi
-jon sensiz olmaz.
-bende gelecegim korkma
Bayilmistim. Gerisini hatirlamiyorum. Gozlerimi araladim ve jon a baktim endiseli gibiydi. Arabayi kullanirken arkasina bakiyordu. Bana susmam icin isaret etti. Arabayi bir polis merkezinin onune park etti ve iceri girdik. Jon hala konusmuyordu.
-jonathan ne oluyor
-selly herkes oldu biz kacabildik herkesi öldürdü o.
-tanriiim. Jon dayanamiyorum artik yeter. Bu yük artık çok fazla lütfen!                                                         Beni susturdu ve eline bir kahve aldı yanıma gelip saçımı okşadı. Kahveden bi yudum aldı ve gerisini bana içirdi.                                                                                                                                                   -Jon

-Efendim selly

-Peşimizi bırakıcaklarmı?

-Ah sanmam canım.

-Ama Jon dayanamıyorum.

-Hadi biraz daha uyu kendine geleceksin

-Tamam ama omzunda uyurum.

-pekala

-Amaaa ya benim uykum yok!

-nası yook uyucaksın

-çok fazla uyuyorum uyumucam işte

-tamam tamamm otur o zaman sen burda

-tamam

Jon dışarı çıktı bende kitapları karıştırıyım dedim. Kitapların arasında gizli bir el kitabı duruyordu çok eski ve tozluydu. Üzerini püskürttüm. Kapağını açtım. Okumaya başladım. Bu kitapta yazıdan çok ölümle ilgili yazılar yazıyordu. En son sayfasına geldiğimde kitapta kendi resmimi gördüm. Benim resmimin ne işi vardı orda? kitap yere düştü yırtık bir sayfa açıldı. kitabı tekrar elime aldım. kitapta benim resmim olan kadının eskiden bir medyum olduğunu ve lanetlendiğini söylemişti. şaşırdım ama bu bendim eminim.  buda ne innesiydi? telefonuma mesaj geldiğinde irkilmiştim. "bilinmeyen" şaşırdım ve mesajı açtım mesajda yunanca bi yazıyla şunlar yazıyordu. yunancayı iyi bilirim

" Anavío̱se ta pnév̱mata na érthoun edó̱ . Kataraménos mary tha vreíte (Canlanan ruhlar buraya gelsin. Lanetli mary sizi bulacak.) "

   ne anlama geldiğini hala çözememiştim ama bu normal değildi kapımın altından tıkırtılar geldi. insan elleri vardı uzanmaya çalışıyorlardı birinin elinde göz vardı ve beni görmeye çalışıyordu. karşımda bir kız beliriverdi.

"OYUN BAŞLASIN!"

diye bağırdı ve bana yaklaşmaya başladı...                                                                            

Horor GameBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!