4-

33 1 0

Alarmı fırlatıp atmak istiyorum. Vink vink ötüyor. 4 kere ertelemenin sonunda kalktım yataktan. Pavlov 'a çarptım. Aman o da pek huysuz. Yatmasın ayak ucumda. Şaka bir yana alıştı aslında o da üstüne basılmaya. Hızlı bir şekilde hazırlanmam lazım. Neyse ki ne giyeceğimi biliyorum. Hiçbir zaman kıyafetlerini geceden hazırlayan insanlardan olmadım ama her sabah yataktan kalkmadan kafamda planlarım. Dolap önünde oyalanmayı sevmiyorum. Makyaj da yapmam pek. Kendimi güzel bulmadığımdan sanırım. Tipimi düzeltmeye zaman harcamak zor geliyor. 5 dakika bile sürmeyen beni ölüm beyazlığından kurtaracak bir şey yetiyor yani genel olarak. Bakan diyor ki'kendinin farkında zaman harcamıyor o yüzden. Aferin.' Biraz da şişmancayım ve kısaca. Benden 10 cm uzun olsa bile 3 kilo fazlası olacak bir insanın ağırlığındayım. Balık etli kıvamına sokabilir miyim kendimi? Şişko değilim, değil mi?

 Kahvaltı yapmadan şuradan şuraya gitmem. 2 yumurta ya da 3 dilim ekmek. Hareketli bir insanım ama yediklerimi eritecek kadar değil. Melis çıkmış bile. O benden 1 saat önce uyanıyor sanırım. Ama emin değilim. Ben koşa koşa giderken o asil asil gidiyor işe.  Pavlov'un suyunu ve yemini hazırladıktan sonra koşuyorum otobüs durağına. Alışkanlık artık sanırım. Sabah sporu oldu bu koşular bana. Fiziğime istediğinizi diyin. Küfretmek bile serbest ama kondisyonuma ise laf söyletmem. Sigara içmiyorum,akciğerlerim sağlam, bacak kaslarım şahane, kalp ritmim dıptıst dıptıst.

 Otobüs durağında her gün kesiştiğim bir çocuk var. 25 inden büyük olmadığını düşünüyorum. Hakikaten çocuk yani. Minyon olmanın güzel yanları ya da abuk subuk giyim tarzımın ya da artık hormonlu gibi gözüken yeni nesil  sayesinde en fazla 22 haydi bilemedin 24 gösteriyorum. Çocuğun gözleri de güzel dayanamıyorum ben de karşılık veriyorum bu kesişlerine. Karşılıklı yani. Ama o bana açılana kadar ağzımı açıp tek bir şey söylemem. Cesaret, özgüven insanı en seksi gösteren şeylerden bence. Yeni moda kendinden küçük erkekler değil mi? O yüzden bu 25lik arkadaş bana açılırsa boş değilim ben de ona. Her neyse hayellere dalmak yerine otobüse dalmam lazım. Bu ne kalabalık arkadaş!

 Gerçekten şu gerizekalı servisçi değiştiği an servis kullanımına geri döneceğim. Pis sapık! Hayır bir de güzel sürse arabayı. Hop hop gidiyoruz. Canımızı yolda mı bulduk acaba? Benim gibi kötü sürücü bile rahatsızken diğer insanlar nasıl olur da sesini çıkarmıyor anlamıyorum. Gerçekten!

-          Günaydın!

-          Günaydın Ayça hanım.

Ramazan bey bizim güvenlik görevlimiz. İyi adam.

-          Günaydın Yasin Bey.

-          Günaydın Ayça. Nasılsın ?

-          İyiyim Yasin. Sen nasılsın? Aynur nasıl?

-          İyi, ağlaya ağlaya gitti annesine. Çok seviyor beni çok. Canım kızım.

-          Güzel bir hafta sonu yaşattın demek ki kıza yine. En şahane baba sensin Yasin.

-          Sağol Ayça.

Karşılıklı tebessümlerimizi de koyduk.  Yasin dört beş sene önce boşanmış sanırım. Kızı var on yaşında. Karısını aldatmış bir baba.  Klasik bir hikayedeki gibi kız çocuğu sadece haftasonu babasıyla beraber. O zamanları da baba sürekli sürprizlerle, hediyelerle geçiştiriyor.  Yine de Yasin'i de severim. Ahlaksız  bir sevgili olması haricinde iyi bir adam.

Peki ben ne iş yapıyorum?

Çok tatlı bir mimarım ben. Çok büyük bir şirkette değil; ama hatırlatmak isterim güvenlik görevlimiz var. Orta halliyiz işte. Şu an Ankara ile ortak bir projemiz var. Yeni başladı. Anlaşma yapılırken izindeydim. O yüzden henüz şirketten biriyle canlı görüşmüşlüğüm yok. 2 hafta içinde beni gönderecekler Ankara'ya,yeni elemanla. O da ben izindeyken gelmiş.Murat bey. Toplantı haricinde 1 kere gördüm sadece o da asansörde.  Şanslı herif, bizim yönetici ayrılır ayrılmaz onu getirdiler. 31 yaşında şirket yöneticisi oldu anlayacağın. Benim gibi o da tanışma amaçlı gidiyor Ankara'ya.  Aslında onun tanışması Ankara ile sınırlı değil, tam olarak söylersek şirketi tanımak onun niyeti.

Patronla yolculuğa  çıkmak bir bana nasip olurdu zaten.  Nasıl sakarımdır ben! Kesin adamın kafasını kıracağım,yazık adama. Çok da genç. Tam dikkat edemedim ama yakışıklı gibiydi. Belki evlidir belki çocuğu vardır yazık. Kıyamam ya. Annesi günlerce yas tutacak ya babası kalpten giderse! Al işte, bir taş iki kuş. Yani iki cinayet. Hapislerde çüreyeceğim üstüne üstlük vicdanımın  bana edecekleri var. Aman Allah'ım. Neler geldi bu genç yaşta başıma!

-          Ayça, nasılsın?

-          İyiyim Savaş bey,siz?

-          Ben de,ben de. Müsait misin?

-          Evet efendim, buyurun.

-          10 dakika içinde odama gelir misin?

-          Peki efendim.

Nasıl efendi efendi konuşuyorum. Özüm bu aslında. Hiç rol yapamam zaten. Kibar nazik bir insanım. Aile terbiyem iyi. Saygılı bir insanım yani. Ne kadar da övdüm kendimi, her neyse. Gideyim de Savaş beyin yanına hayırlı bir haber umayım. Ay haydi inşallah! Zam olsun.

Tık tık.

-          Hoş geldin Ayça. Nasıldı haftasonun?

-          Çok güzeldi, haftanın yorgunluğu gitti. Şimdi de haftasonunun yorgunluğu var efendim. Kihkih. Bu bir döngü halinde devam ediyor sanırım.

Ya ben niye bu kadar konuşuyorum niye çeneme sahip çıkamıyorum?  Espiriye bak. Adam şu an kovsa beni haklı.

-          Hahah, haklısın hakikaten. Ben kaç yıldır devam ediyorum bu döngüye bir bilsen.

Yok deve, sanki 90 yaşında. Bana dediğine bak. Toplasan 8-10 yıl fazlası vardır benden. Haydi bir de okuldayken staj yaptığını falan düşünürsek maksimum 12 yıl. Oha, böyle düşününce çok oldu. 8 yıl fazla da bırakalım biz onu.

-          Neyse fazla uzatmayayım. Biiyorsun ... şirketiyle ortak projemizi.

-           Evet.

-          Ankara'ya bu hafta sonu gidiyorsun onun için. Hafta başına söylüyorum ki ona göre hazırla döngünü. Uyar mı sana ?

-          Haha (pek kibar güldüm, gerçekten.)  Uyar efendim.

-          Perşembe günü gidecekseniz  Murat beyle. Cuma ve cumartesi ordasınız.Pazar belli değil. Duruma göre pazartesi izinli olabilirsiniz.

-          Peki efendim.

-          Tanıştın mı Murat beyle?

-          Pek sayılmaz. Sadece ismen biliyoruz birbirimizi.

-          İyi işte. Bahane olur.

Yine bir tebessüm yapıştırıyorum buraya.

-          Tamam,bilgilendirme yaptığıma göre gidebilirsin. Tabi diyecek bir şeyin yoksa?

Servisçi, kahve makinesi, zam??

-          Yok efendim, kolay gelsin.

-          Size de.

Tıpış tıpış yerime dönüyorum. Zammış! Peh!!

Allah'ım şu gün bitsin! Pazartesiden nefret ediyorum!

PAVLOV'UN SAHİBİBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!