HER ŞEYİN BİR ZAMANI VAR

43 6 2

Multimedia.:Deniz

Deniz'in Ağzından

Şu an tamamen donmuş bir şekilde Esila'ya bakıyorum. O kadar konuştum ve onun yine tek söylediği şey yalnızlık.

Hala anlamıyorum ben ona yaklaşmaya çalışırken o daha çok kaçıyor. Ama ben de Deniz Karayel isem bu kızın duvarlarını yıkarım. Hatta yıkar kül ederim o kadar.

Her neyse yine gaza geldim.

-Neden salak gibi sırıtıyorsun?

-Ne sırıtıcam ya.

-Neyse seninle uğraşamayacağım çekil önümden de çıkayım.

-Tamam geç bakalım.
(Geç bakalım Elisa hanım geç.)

Hemen önünden çekildim ve kapıyı açarak geçmesine izin verdim. Geçerken son kez bana gözlerini kısarak baktı ve geçti. Ben de sadece arkasından bakarak gidişini izledim.

Daha fazla dikizci sapık izlenimi vermemek için hemen sınıfa doğru yürümeye başladım. Ne de olsa gün boyu benden kaçamaz aynı sınıftayız sonuçta. Bugün duvarları yıkma planıma yavaşça başlayacağım. Aklıma yapacağım şeyler gelirken yüzümde piçimsi bir gülümseme oluştuğuna emindim. Sınıftan içeri girdim ve yerime oturdum. Elisa henüz gelmemişti. Bugünlük cam kenarına otursam bir şey söylemez heralde.

Cam kenarına oturdum ve dışarıya bakmaya başladım. Çardak tarafına bakarken gözüm tek başına oturan Elisa'ya takıldı. Derince bir iç çektim ve onu izlemeye başladım. Ah be Elisa bana neler yapıyorsun böyle.

Birden birinin beni hayvanca dürtmesiyle kendime geldim. Baktığımda mal arkadaşım Efe olduğunu gördüm.

-Ne var lan.

-Nereye daldın lan öyle?

-Nereye dalcam dışarıya bakıyorum işte.

-Oğlum kendinde misin? Resmen aşık aşık bakıyorsun lan kime bakıyorsan?

Hemen tedirgince cevap verdim.

-N-ne alakası var lan aşık falan değilim.

Birden ciddileşti ve konuştu:

-Deniz oğlum ben senin kaç yıllık arkadaşınım ve seni tanırım. Bir şey olmuş ve bu olan şey anlaşılan senin için çok iyi bir şey. Şimdi iyi bir arkadaş ol ve olanları bana anlat. Hadi abicim...

-Ya nasıl söyleyeyim bilmiyorum ki?

-En iyisi bu derse girmeyelim bizim mekana gidelim sen de olayı baştan aşağı anlat ha?

-Olur hadi o zaman...

Hemen çantamı koluma taktım kapıya geçip Efe 'nin sırasından çantasını alıp gelmesini bekledim. O da gelince dışarı çıkıyorduk ki arkama dönemle Elisa ile burun buruna geldik. Elisa bu durumdan rahatsız olmuş olmalı ki hemen iki adım çekilip konuştu :

-Ne o sana yüz vermeyince egonu başka yerde mi tatmin etmeye gidiyorsun?

-Yok canım senin egonu bulmaya gidiyordum ama gördüm ki yine yanındaymış.

Hemen yüzü kızardı. Sinirini bozmuş olmalıyım ki "salak" diyerek beni itti ve sınıfa girdi. Ben ise sadece sırıtıyordum. Onu sinir etmeye bayılıyordum. Efe hemen koluma vurdu ve :

-Hadi lan gidelim artık. He unutmadan bu konuşmayı da konuşacağız, dedi.

Ben ise sadece gülümsemekle yetindim. Hemen okulun yangın merdivenlerine yöneldik ve en üst kattaki mekanımıza çıktık. Burayı sadece ben Efe, Doruk ve Buğra biliyorduk. Doruk ve Buğra ile Ege kadar yakın değildim. Nedeni ise Ege ile çocukluk arkadaşı olmamızdı. Doruk ve Buğra ile ise liseden arkadaştık fakat aramız fazlasıyla iyiydi.

Mekana girdiğimiz gibi hemen kendimizi koltuklarımıza attık.

-Hadi dökül artık Romeo.

-Hmmm başlayayım o zaman. Ama kesmeden dinle.

-Okeyyyy.

-Şimdi ilk sene hatırlıyorsan okulda bir konferans toplantısı olmuştu. Yeni öğrencilerin okula uyum sağlaması içindi. Ben de şansıma o gün okula geç kalmıştım. Tam koridorda hızla koşarken müzik odasından birisinin sesi geldi. Ama o kadar büyüleyici geldi ki...

Ben de merakımı yenik düşüp sesin geldiği yere baktım. Zaten gözlerini gördüğüm an nefesim kesildi gibi hissettim. Gözleri o kadar büyüleyici bir maviydi ki ne gökyüzünde ne de denizde öyle bir mavi tonu vardı. Biliyor musun o gün söylediği şarkı ve o şarkıyı söyleşisi hala aklımda. 'MAVİ KUŞ İLE KÜÇÜK KIZ'. Parmaklarının piyano üzerinde gezintisi,kuğu gibi dik oturuşu,sesinin melodisi... Tek kelimeyle büyüleyici.

Ben uzaklara dalmış o günü düşünürken Efe tekrar konuştu:

-kardeşim sen kör kütük aşık olmuşsun. Eee kim bu kız?

-Hmmm şey kapıda tartıştığım kız var ya hani, işte o...

-Oğlum sen mal mısın yoksa taklit mi yapıyorsun?

-Niye lan?

-Oğlum madem seviyorsun neden öyle davranıyorsun kıza? Daha kibar davransana.

-Bekle, sadece bir planım var.

-Ne planı?

-Her şeyin zamanı var.

-Bak oğlum zaten o kadar olmuş bana bahsetmemişsin diye sana kızgınım, asabamı bozma.

-Onun için gerçekten özür dilerim kardeşim ama gerçekten bu plan anlatılmaz, yaşanır.

-Nasıl yani?

-Her şeyin bir zamanı var...


Arkadaşlar desteğe ihtiyacım var gerçekten. Lütfen hikayemi yayar mısınız?...
Vote ve oylarınızı bekliyorum...

✴⬇Yalnız⬆✴Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!