For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Bölüm 26: Suda Nefes

9.1K 345 15

Sadistkoliklerimm size bir soru sizce hızlı mı yazmalıyım yoksa yavaş yavaş mı? Bir gün arayla bölümler gelse nasıl olur? Cevabınızı yorumla belirtiniz lütfen herşey sizin için. Vote vermeyi unutmayın. Sizi seviyorum okuyucularım. :D

Üzerimden kalkıp elime destek vererek ayağa kalkmamı sağladı. "Hadi içeri girelim gerçekten hasta olacaksın."

"Tamam ya neden bu kadar korkuyorsun ki merak etme kendime bakabilirim. Başına kalmam."

"Bunun için mi korkuyorum sanıyorsun? Güçlü biri olmasaydın yanımda bir dakika bile kalamayacağını biliyorum."

"O zaman neyden korkuyorsun?"

"Evimizdeki ilk günlerini burnunu çekerek geçirmeni istemiyorum sadece." dedi.

"Peki, öyle olsun." diyerek önünden yürümeye başladım. Deniz birşeyler söyledi ama önden gittiğim için duyma fırsatım olmadı. Kapının önüne geldiğimde anahtarın bende olmadığını fark ettim. Ah düşüncesizlik bulaşıcı birşeydi galiba.

Arkamdan çıktığını duydum onun. "Anahtar sende mi?"

"Elbette bende. Sen kaçarken almayı unutmadım." durdu. "Bu arada ben acıktım ve Denizler gitti. Onların da yalnız kalmaya ihtiyaçları var. Bu yüzden tamam dedim."

"Haklısın. Umarım günleri iyi geçer."

"Peki ya bizim günümüz?" Ne istiyordu yine? Herzamanki gibi geçecekti tabiki ama aklıma bir fikir geldi. Kapıyı açtığında karlı botlarla içeri girdim.

"Hayır o botlarla nasıl gir-" dedi. Roller değişmişti. Ona kızmak yerine kızdırmayı tercih ediyordum.

"Sana kahvaltı hazırlayacağım!"

"Bu eve botlarla girebileceğin anlamına gelmiyor." dedi ama fikrime çok sevinmişti.

"Annem gibi davranmayı kes. Ben hep böyleydim değişemem." Sonra bir annem olmadığını hatta bir ailemin olmadığını aklıma getirdim.

"Ne düşündüğünü biliyorum. Rahatlaman için ne yapmalıyım?"

"Hiçbirşey sadece üzerini değiştir ve hazırladığım kahvaltıya hayran kal tatlım." deyip gülümsedim. Ne napacağımı bilmiyorum. Hayatımda ilk kez bir erkeğe kahvaltı hazırlayacağım.

Mutfağa geçip buz dolabının kapağını açtım. Göz gezdirdikten sonra elime ne geçiyorsa tezgaha bıraktım. Daha önceden bildiğim ama hiç yapmadığım tarifler vardı. Anlamazdım bu işlerden zaten yapmaya gerek de olmamıştı.

Peynir ve kaşarları dilim ekmeklerin üzerine dizdim. Onun üzerine de sucuk ve sosisleri ince ince doğrayıp yerleştirdim. Mikrodalga fırına koyup derecesini ayarladım. Harika olacağına eminim.

Onlar olurken patatesleri çıkardım. Çekmeceden uygun bıçağı seçmem uzun sürmedi. Elime aldığım ilk patatesi soydum ve birkaç tane daha. Sıra kesmeye gelmişti. Çakıl mutfağa girdiğinde beni izlemeye başladı. Çarpık gülümsdmesini göz ucuyla gördüm. Parmağımda hissettiğim acıyla gözlerimi elime çevirdim.

"Dur bekle." deyip banyodan bişeyler getirmeye gitti. Geri döndüğünde elinde sargı bezi ve bikaç malzeme daha vardı.

"Neden dikkatli değilsin?" dedi. Senin yüzünden mi demeliyim? Hayır. Belimden iki eliyle kavramasıyla şaşırdım. Tezgaha oturmama neden olmuştu. Bacaklarımın arasında durdu. Neden farklı ve özel hissetmeme neden oluyor?

"Elini ver." dediğinde ona uzattım. Avcunun içine elimi sabitledi. Kan damlaları eline düşüyordu.

"Derin kesmişsin. Seninle ne yapacağım ben?" dediği sırada mikrodalga fırından tın sesi duyuldu. Aldırmadık ikimizde. Parmağımın kanamasını durdurmak için baskı uyguladı. Sonra da sardığını hissettim.

Sadist misin? Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!