Keyifli okumalar!
Multimedia: Patrick Stump / Evanescence - Going Under

PATRICK STUMP'IN BAKIŞ AÇISI

Tam 15 gündür bu saçmalığı çekiyordum, artık usanmaya başlamıştım. Pete'in bana ilk içişimde hiçbir şey anlatmamasından bir şey olduğunu anlamamıştım fakat sonra aklımda neler yaptıklarım canlanıverdi.

O ilaçlarla bir canavara dönüştüğümü biliyordum ve Pete'e zarar vermemek için kendimi yatağa bağlatıyordum. Eve ne Allie'yi ne Brendon'u ne de annemi almıştık.

Pete her seferinde Patrick yok işi var deyip onları geçiştiriyordu. Allie'nin hergün 30 adet aramalarından sadece birine dönüyordum ve babamla ilgili olduğu yalanını söyleyip kapatıyordum. Allie bu durumu inanılmaz ama iyi karşılıyordu. Annem ise babamı duyunca kabuğuna çekilip hiçbir şeyi sorgulamıyordu.

15 gündür Petele evden dışarı hiç çıkmadık. Sadece bahçede dolaşıyor ve daha sonra eve giriyorduk. Bu boş zamanımızda bizim birbirimizden başka kimsemizin olmadığını anlamıştık.

Bahçede hava alıp eve girince Pete beni direk uyuyup dinlenmem için yatağıma yolluyordu çünkü o ilaçlar beni çok yoruyordu. Pete telefonlarımızı tamamen kapatmıştı ve internet bağlantısını da kestmişti, ne içerden ne de dışardan olumsuz bir haber gelmesini önlüyordu. Film haricinde televizyon dahi açamıyordum çünkü Pete'in kesin emri vardı. Sinirimi bozacak her şey ortadan kalkacaktı.

Evde, inanılmaz ama 15 gündür hiç canım sıkılmamıştı. Pete ile birlikte olunca zaman su gibi akıp gidiyordu. Pete ile eski fotoğraflara bakıp gülüyorduk. Stüdyoda bestelerimizi söylüyor demolar kaydediyorduk. Hep bir aktivite bulup vakit harcıyorduk.

Pete karşımda oturmuş bana ilaçları uzatıyordu. Evet işte o andı. Delireceğim kısım yine gelmişti.

Pete beş hapıda avcuma koydu ve suyu uzattı. "Hadi Patrick sadece son 5 gün."

Pete bana az bir zaman kaldığını söyleyince hapları tek hamlede yutup üzerine suyu içtim.

"Pete beni yatağa bağlamadın. Ya bir şey yaparsam?"

"5 gündür yapmıyorsun şimdi de yapamazsın herhalde."

Pete beni susturup oturmamı istedi. Bekliyorduk, acaba ne olacak diye...

Başım aniden dönmeye başladı. Neler oluyordu? 5 gündür sadece uyuklarken şimdi neden ilk günki gibi olmuştum?

Terlemeye başlıyordum.

PETE WENTZ'İN BAKIŞ AÇISI

Patrick ne olduğunu anlamadığım anda ilk günki gibi oldu. Saldırmasından öyle korkuyordum ki koltuktan hızla kalkıp Patrick'ten uzaklaştım. Patrick soğuk soguk terliyordu. Ve işte o an.

Patrick var gücüyle bağırıyor ve ağlıyordu. Kafasına elleriyle yumruk atıyordu.

Patrick'i bu halde görünce içimdeki korku gitti ve yerini hüzne bıraktı. Artık bende ağlıyordum. Kardeşim gözlerimin önünde eriyordu.

Ben göz yaşlarım arasında Patrick'i izlerken Patrick birden ayağa kalktı ve kahkaha atmaya başladı.

Kahkaha atıp bana doğru geliyordu. Patrick'ten kaçarken araya hep engel koyuyordum. Ama hepsini aşıp yine bana ulaşmaya çalışıyordu.

Patrick masaya yönelip büyük, uçları keskin şamdanı eline aldı ve bana doğru yönelmeye devam etti. Şimdi gerçekten korkmaya başlamıştım.

"Patrick dur, bu sen değilsin kendine gel!" Boğazım yırtılırcasına bağırıyordum.

"Pete! Neden korkuyorsun? Beni oraya tıkarken böyle değildiniz ama. Beni defalarca öldürdünüz. Neden bir defa da ölümü siz tatmıyorsunuz?" Patrick neler diyordu böyle? Sonra da hatırlayıp pişman olacağı şeyleri bana söylüyordu. İlaçların etkisiyle beni öldürmeye kalkacaktı.

"Seni oraya götürmek zorundaydık yoksa kriz geçirip bir sürü insanı öldürecektin! Şimdi yapacağın şey gibi. O elindekini bırak bu sen değilsin. Şimdi kendine geleceksin. Hepsi ilaçların etkisi otur ve krizin geçmesini bekle Patrick!" Patrick ne dersem diyeyim bana alaylı bir şekilde bakıp deli gülüşünü takınıyordu.

"KES SESİNİ!" Patrick bağırıp son sürat üzerime koşmaya başladı ama ölmeye hiç niyetim yoktu, onu bu halde bırakıp ölmek en son isteyeceğim şeydi. Patrick'ten son hızla kaçmaya başladım. Nefesinin astım yüzünden tükeneceğini bildiğim için merdivenlere yöneldim ve yukarı koşmaya başladım. Patrick tam da tahmin ettiğim gibi yolun yarısında tıkanıp öksürük krizine girmişti.

Hemen odasına dalıp astım ilacını ve çekmeceden kemerlerden birini alıp yanına koştum.

Patrick merdivenlerden birine yığılmış öksürürken yanına ulaştım ve kemeri alıp bileklerini birleştirip sıkıca bağladım. Yanındaki şamdamıda aşağıya fırlattım. Evdeki kesici her şeyi saklamam lazımdı.

Patrick hem öksürüp hem debelenirken astım ilacını elime alıp ağzına götürdüm. Ağzını ilk önce açmasada son anda açtığı an ilacı sokup üstteki düğmesine bastım. Patrick'in ağzına giren dumanımsı hava onu rahatlatırken de gücünü veriyordu. Patrick tamamen kendine gelip saldırmadan ayağa kaldırıp odasına götürdüm ve yatağa oturttum.

Dolapta onu bağlarken kullandığımız halatı çıkardım ve Patricki yatağa bağladım. Sıkıca düğüm attıktan sonra yanına çöktüm ve izlemeye başladım.

Gözlerini kapatmış derin soluklar alıyordu. Suratı sırılsıklamdı. Elimle terini sildim ve ellerim o anda su içinde kaldı. Patrick hafiften kendine gelmeye başladığında ağlamaya başladı, bu ağlama gerçek Patrick Stump ağlamasıydı. İçini çekerek ağlıyor ve inliyordu.

"Canım yanıyor." Patrick hıçkırıkları arasında bana dediği şeyle dikkatimi üzerine çekti.

"Geçecek."

"Geçmiyor."

"Sabret, sadece 5 gün."

"Olmuyor. Ölüyorum."

"Ölmeyeceksin. Ben ölmeden, ölmeyeceksin."

Patrick arada normale dönüp arada gene kriz geçirerek bir saati geride bıraktı ve yorgunluktan dolayı uyuya kaldı.

Hergün evde bu çığlıkları duymaktan yorulmuştum. Ev bize geldiğimiz günden beri şans değil uğursuzluk getirmişti.

REGINA'NIN BAKIŞ AÇISI

Günlerdir Patrick'ten haber almaya çalışıyordum fakat sırra kadem basmış gibi Pete'le beraber ortadan kaybolmuştu.

Allie'yi bile takip ettirip acaba Patrick'le mi buluşuyor diye öğrenmeye çalışıyordum fakat 15 gündür ne Brendon ne de Allie Pete ve Patrick'le görüşmüştüler.

Meraktan ve korkudan ölecektim. Vicdan azabından dolayı günlerce kabuğuma çekilip göz yaşı dökmüştüm. Benim yüzümden tekrar kafayı yerse kendimi asla bir daha affetmezdim.

Aşkım gözümü kör etmişti ki arada delirmesini ve ölmesini benden başka kimsenin olmamasını istiyordum. Önceden de planladığım gibi Patrick'i en büyük dayanağı Pete'den, sevgilisi olan sürtük Allie'den, annesi olan yeni meydana çıkmış kadından ve arkadaşı olan maskot Brendon'dan uzak tutacak onlardan soğutacak ve "kurtarıcı meleği" ben olacaktım. Fakat bu işte bana yardım edecek tek kişi vardı, o da Patrick'in babasıydı.

Oğlunu tekrar kendi safına çekmek isteyen bir baba ve onu deliler gibi seven ben. Çok güzel bir takım olacaktık.

Elime telefonu aldım ve o kutsal numarayı tuşladım. Telefon ilk çalışta açıldı ve o kutsal ses kulaklarımda yankılandı.

"Alo?"

"Merhaba, ben Regina Watsons, sizde Patrick'in babası olmalısınız."

"Evet Patrick'in babasıydım fakat oğlum beni rededene kadar. Beni neden aradın Watsonsların varisi, genç egoist?"

"Hmm. Lütfen ittifakın hakkında böyle konuşma. Bu genç egoist senin en yakın ortağın olacak. Sen oğlunu geri isteyen bir baba, bende oğlunuzu isteyen genç egoist bir gelin adayıyım."

"O nasıl olacak? Patrick beni tamamen sildi ve gelin adayı olacak cesareti nereden buluyorsun?"

"Bana sadece ortak demeniz yeterli. Hedeflediğim her şeyi başarırım."

"Pekala ortak."

Thanks For The MemoriesBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!