Labirent/bölüm 6

100 4 5

‘’eğer soru sormak istiyorsanız önce siz benimkilere cevap vermelisiniz ‘’

‘’tamam’’ kızıl saçlı kız bir şeyleri gerçektende merak ediyor olmalıydı .

‘’ ben sıkıldım ‘’sarışın çocuk elime doğru baktı ve gözleri derin bir karanlığa büründü

Elimde ki bıçak birden ocağın üstüne fırladı ve kızıl saçlı onlara bezmiş bir bakış attı ama artık çok geçti , hepsi birden üzerime doğru yürüyordu ve siyah giyinmiş olan çocuk ellerini bana doğru çevirdi ‘’Topraktan gelmiş ve toprağa geri dönecek olan kan! bana itaat et ! ‘’ bedenim birden taş kesilmişti ve çocuk bedenimi kontrole almıştı Beni boş duvara doğru fırlattı ve en önde o olmak üzre karşıma dikildiler . nefes alıp verişim hızlanmıştı . bütün bunların nasıl olduğunu anlamaya çalışıyordum . Çocuğun 1.90’a yakın bir boyu vardı ve gözleri kahverengiydi. kaşında ve dudağında birer piercing’i vardı 

‘’ne – ne istiyorsunuz?’’

saçsız olan çocuk gözlerini bana dikerken konuştu

‘’sadece sorularımızı cevaplamanı ‘’

‘’siz kimsiniz?’’

‘’öncelikle insanız’’sarışın çocuk sırıtıyordu ‘’sokakta ki insanlardan tek farkımız daha çok işeyarıyor olmamız’’

‘’ ne ?’’ sesim heyecandan titriyordu ve kaslarımın gerginliğini hissediyordum. Sorumun ardından saçsız çocuk söze atıldı

‘’bak  , bizler dünyaya gönderilirken Tanrı üzerimize birkaç özellik daha koymuş .’’ ağzını açarak ve garip bir aksanla konuşuyordu . ‘’ben insanlara istediğimi yaptırabiliyorum ve hislerini kontrol edebiliyorum, onların zihinlerindeyim. bak bu kızıl saçlı güzel bayan insanlara istediğini söylettirebilir ve onları hipnotize edebilir . bu sarışın çocuk ise neyden yapıldığını bildiği her maddeyi kontrol edebilir .  şuradaki sarışın lolita insanların beynine konuşabiliyor , ayrıca hepimizden çok daha hızlı .’’ hepsinin yüzünde sırıtışlar belirmişti ama en öndeki çocuk doğruca gözlerime bakıyordu . aksanlı çocuk bir şey unutmuş gibi bir tavır takınarak bana bakan çocuğu eliyle işaret etti ve konuştu

‘’ve bu çocuk , bu çocuk yeryüzünün Tanrı’sı dır . ‘’ gözlerini bana sabitlemiş olan çocuk da diğerlerininkinden farksız bir şekilde gülümsedi . ‘’insanların bedenlerine hükmedebilir ve onlara her şeyi yaptırır. Nefes alan bütün insanlar onun kölesidir’’ cümlenin son kısmını kısık ve korkunç bir sesle söylemişti . duyduklarıma ve yaşadıklarıma inanmam mümkün değilmiş gibi geliyordu . hepsinin önünde duran çocuk gözlerini benden kaçırdığında hemen yanımda duran telefonu gözüme kestirdim ve ona uzanmak için acı içinde elimi uzattım . tam telefonu avucumun arasına alacakken çocuğun tekrar dik dik bana baktığını gördüm . yaramaz bir çocuk olduğumu ifade eden bir surat ifadesiyle parmağını bir sağa bir sola salladı ve sırıtan dudaklarının arasından kelimeler döküldü

‘’hayır küçük hanım ,buna izin yok’’

Bedenimi önce yere sonra tekrar duvara çarptırdı ve en sonunda duvara yapışmış bedenime ilerleyerek kulağıma fısıldadı

‘’bana neden yeryüzünün tanrısı dediklerini biliyormusun ?’’

Korkmuş ve nefret dolu bir suratla ‘’hayır’’ diye güçlükle cevap verdim .

LimitlessRead this story for FREE!