coupable.

975 77 45
                                    

JAKE'IN GÜNLÜĞÜ:

Ben, ben çok kötü bir adamdım.

Yıllar önce bir aile kurduğumda, her şeyin iyi gidebileceğine kendimi inandırmıştım. Ancak Glen'in beni sevmediğini biliyordum. İçten içe kendimi onun beni sevebileceğine, bir gün gerçekten mutlu bir aile olabileceğimize dair yalanlarla kandırıyordum ve bu yalanlar, kör olmuş kalbimin atması için tek nedendi.

Sonra Glen bir akşamüstü, kız arkadaşlarıyla gezeceğini söyleyerek evden çıktı. Çok sinirliydim, o adama gittiğini, tüm gece birlikte olacaklarını ve benim için bir kere çarpmayan o kalbinin, onun yanındayken nasıl deli gibi atacağını biliyordum. Yumruklarımı ısırmaktan başka bir çarem var mıydı?

Vardı.
Eski alkolik hallerime geri dönmek, ne kadar sorunum varsa hepsine yüz çevirip, bilincimi kaybedene dek o iğrenç şeyleri tüketmek.

Son kez oğlumun gözlerinin içine bakıp 'baba hemen eve dönecek' dediğimde ise asıl eve dönmeyecek kişinin o olduğundan habersizdim. Haberim olsa o evden çıkar mıydım, Paris?

Gecenin sonunda ben iyice bilincimi kaybetmiş bir şekilde bar masasının üzerindeki bardakları sayarken, Thomas'ın bakıcısından arka arkaya gelen bildirimleri gördüm.
Thomas yine uyumamış mıydı? Kesin babam eve gelsin, öyle uyuyacağım, diye inat etmişti.

Soğuk telefonu kulağıma yasladım ancak telefondan da soğuk bir ses kulaklarımı tırmaladı.

"Bay Gyllenhaal, Thomas-"

Ne diyeceğimi bilemedim, Paris. O gün ikimizde alkollüydük, sen hatırlıyor musun? Nasıl ezip geçtiniz oğlumu? Neden arkanıza bakıp ona yardım etmediniz, Paris?

Halbuki ne kadar iyilik timsalisin! Etrafında biri üzgün olsa hemen koşar, kendinden ödün vermek pahasına yardım edersin.

Peki benim oğlum orada can çekişirken hiç mi canın yanmadı?

O gece o arabada bulunan arkadaşlarının hepsi bir şekilde öldü. Hatta o yüzden kaçtın değil mi eski evinden? Şehir değiştirince, küçük bir çocuğun acı çeken ruhundan kurtulabileceğini düşündün. Kendini bu izbe, herkesin birbirine samimi davranıyormuş gibi gözüktüğü kasabaya attın.

Burası ayrı bir cehennem, Paris. November Town daha felaket hayaletler barındırıyor!

Biliyorsun, Glen seni öldürmeye geldi. Çünkü oğlunun katiline aşık olduğumu biliyordu. Lanet olsun, Paris! Bazı geceler kollarımda uyurken, seninde diğerleri gibi yıllar önce ölmüş olmanı o kadar istedim ki! En azından dedim, en azından oğlumun katillerinden birini sevmezdim.

Şimdi söyle, Paris. Hangimiz suçluyuz?

staytonight. ||gyllenhaal. Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin