*Psst* Notice anything different? 👀 Find out more about Wattpad's new look!

Learn More

Sınav kağıdındaki son soruyu, uzun bir düşünme sürecinden sonra cevapladım ve etrafıma bakındım.

Kendimi Disiplin Kurulundaymış gibi hissediyordum. Bunu en son Justin ile yaşadığımız öpüşme anında yakalandığımızda hissetmiştim. Bu sefer müdür yerine boş dersleri olan bütün öğretmenler başımdaydı ve Justin yoktu.

Tarih öğretmeni (adını unuttum çaktırmayın :D) gözlüğünün altından bakışlarını atarken yerimde küçülmeyi diledim.

Fazla öğretmen beni aşardı.

"Bayan Wood, sınavınız bitti mi?" dedi sevecen görünmeye çalışarak.

'Bence ne kadar sevimli olmaya çalışırsan çalış, bütün geçmişleri bildiğin için korkutucusun.' demek istedim ama demedim. Oysa ki ben ders bitene kadar burada kalmak istiyordum.

"Hayır," dedim sonra bitmiş kağıdıma döndüm.

Sırf İngiliz edebiyatına girmemek için nelere katlanıyordum böyle.

Tekrar elime yerleştirdiğim kalemime sanki benimle konuşuyormuş gibi baktığımda bütün mercekler bana dönmüştü. Dişlerimi göstererek sırıttım ve son soruya döndü.

Kontrol ediyormuş gibi yap.

'MÖ. 34000-.......... dönemlerinde dünyadaki suyun önemli bir bölümü büyük kıtasal buz katmanları halindeydi. Bunun sonucunda, .......... Denizi bugünkü düzeyinden yüzlerce metre daha aşağıdaydı ve Asya ile Kuzey Amerika arasında, adına ............ denilen, bir kara köprüsü oluştu.
Boşluklara hangileri gelir?
A) 35000 , Bering, Beringia
B) 32400, Clovis, Clovsia
C) 30000, Bering, Beringia
D) 34220, Clovis, Clovsia
E) 35542, Bering, Beringia'

'Bu köprüyü ne yapacağız şimdi Bayan Elis? Belki artık yok ya da ben duymadım. Milletin işine yaramayan kara köprüsü ne olacak. Girmiş bir yerlere ya da saldırı olmuş çökmüş ben ne yapacağım köprüyü. Neden I. Dünya Savaşı sormuyorsunda bunu soruyorsun? Köprücü mü yapacaksın beni?'

Gibi atarlanırken en sallamasyon olmayan tarihi ve şıklarda en çok tekrar eden isimin olduğu "C" şıkkını işaretledim.

"E" şıkkı hayatıma girdiğinden beri iyi değilim. Justin bana tarih çalıştır...

Karalara bağlamış bir şekilde Bayan Elis'e baktım. Ve bu sırada zil çaldı. Sınav kağıdından kurtulduğum gibi bir sonraki derse girmek üzere öğretmen habitatından kaçtım.

Amerikan tarihi, bitirdin beni dostum.

Kantinde tostuyla oturan Rus tanrıçasını gördüğüm gibi yanına uçtum.

"Sınavın nasıldı tanrıçam?" diyerek kendimi sandalyeye attığımda fazla neşeli görünüyordum. Oysa ki geçen seneye kadar kötü geçen sınav sonrası kendimi okul bitene kadar sıraya yapışmış buluyordum.

Acayip değişim.

"Matematikten ne beklersin? Senin gibi sayısal olsam tabi güzel geçer. Senin nasıldı?" dedi tostuna garip bakışlarımı atarken.

Gözlerimi devirip birkaç dakikaya geleceğimi söyledim. Kantinden atıştırmalık bir şeyler bakarken Aaron'ı gördüm. Parasına görevliye uzatıp Katarina'ya uzak bir masaya oturdu, yalnızdı. Seçtiğim kilo aldırıcı abur cuburlarla Aaron'ın yanına gittiğimde masayı kaplayan kitaplarla karşılaştım. Aaron da gözlük takmıştı.

Garip bakışlarla her derse özel kitaplara baktığımda aklıma geçen sene gelmişti.

Bu kitapların iki katı masayı dolduruyordu.

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!