🛌

32 2 0
                                                  

Böyle bir şey dediğinde bile hala gözlerine bakamamıştım. Yüzünün heryerine bakabilirdim de gözlerine ve dudaklarına bakmaya cesaretim yoktu. Beni içine çekip boğacak gibi bakıyordu gözleri.  Ne dediğini algılamam zaman aldı.  Ve şöyle karşılık vermeye çalıştım.
- Ben bunu yapabilir miyim bilmiyorum. Evlenceğim adam beni sevsin, kıymetlisi olayım bende isterim ama nasıl olacak sevebilecek misin beni. Onca yer, kadın görmüşsün gelip bana mı aşık olacaksın.

Bunları söylerken sesim titredi. Gönül işlerinde kendime güvenmediğimden böyle konuşmuştum sanırım.

Azer karşılık verdi;

-Niçin kendini bu kadar küçümsedin? Gördüğüm onca kadın var ya hani, yüzlerini boyadan görebilseydim, senin gibi masum düşünselerdi belki seninle değil onlarla evlenirdim. Hiçbirinde sende ki masumiyet saflık temizlik yoktu. Sence sende öyle olsan seni buraya getirip bu nikahı kıyar mıydım?  Ben annemleri geç en çok senin bu masumiyetin için kabul ettim bu evliliği. Hala böyle bir kız  varmış dedim. Hayal ettiğim masumluğu gördüm gözlerinde. O gün çarşıda onca ters lafımdan sonra başka kız olsa çeker giderdi.
- ben gitmedim mi?
- gittin. Gittin ama annemlerin yanına gittin. Kestirip atmadın. Bana dayanacak gücü kendinde bulduğunda bir kez daha kabul ettim seninle olmayı.

Bu duygu dolu cümlelerinden sonra kendimi iyice garip hissetmeye başladım. Azer beni sevebileceğini açıkça anlatmıştı bana. Peki ben? Kendime güvenmediğimi belli ettim aptal gibi. 
 
-Şey gidelim mi? Annemler evde olmadığımı görünce endişelenir.
- Kaçtığını düşünürler haklısın.
- "olabilir"
diyip gülümsedim.
- cevapsız bıraktığın her cümlemin hesabını bu gece vereceksin bana.

Bu ne demekti ? Nasıl bi imaydı böyle
Utandığımdan susmuştum gitmek istemiştim sadece.

- Ha bu arada utandığının da farkındayım. Yarına o da kalmaz umarım.

Tahmin ettiğim şeylerden bahsediyorsa asıl zorluk şimdi başlıyordu.

Hiçir şey demeden sessizliğime devam ettim.

19:00 Düğün vakti.

( buraları çok yazmayacağım çiftimiz için oldukça sıkıcı bunaltan bir düğün olmuştu)

Düğün bitiminde herkes yavaş yavaş dağılıyordu gelen tebrikler ve takı ağırlığından çok bunalmıştım. Sanki çok mutlu bir evlilik yapıyormuşuz gibi yüzümde güller açıyordu. Zoraki gülümselerdi bunlar.

Düğün sırasında azere hayranlıkla bakan kızlar banada içlerindeki kin ve kıskançlıklarını belli ederek bakıyorlardı.

Annemlerle duygusal vedalaşmamızdan sonra 15 dakikalık yolu bitirip eve gelmiştik. Kocaman konağın önünde bembeyaz gelinliğimleydim. BEYOĞLU KONAĞI
Azer arkadamda duruyordu o da benimle bir kaç saniye durdu ve gelinliğimi tutarak içeri girmeme yardımcı oldu. Evde yalnızdık. Melek hanımlar arkamızdan geldiklerini söylemişlerdi ama kimseler yoktu. Bizi yalnız bırakmak için miydi acaba.

- napacaz böyle salonu mu izleyecez ?
- Odamı bilmiyorum napacağımı bilemedim.
- "Odamız" a gidelim o zaman.
Peşinden gittim. Merdivene geldiğimizde gelinliğimle çıkmam zor olduğundan yardım etmişti.
Üst kattaki en son en ücra odaya götürdü beni.
"ODAMIZ"
İçeri girdik. Burası çok güzel çok hoştu.
- Melek hanım çok güzel hazırlamış...
- Ben hazırladım burayı.
- Sen mi? Sen? Gönlün yokken bile böyle şeyler yaptıysan...
- Başka şeyler de yapacam gönlüm yokken. Durmadan yüzümüze vurma. Ben alışalım dedikçe dile getirme.
Sesi yüksek ve sinirli çıkmıştı. 
Yapayalnız kaldığım adam ilk gecemde böyle beni korkutunca gözlerim doldu. Belli etmemek için başımı sola döndüm.
- Elif... elif tamam bak. Yüzüme bak "
Dedi yumuşak bi tonda.
Parmak uçları oldukça nazik bir şekilde çeneme dokunmuş, yüzümü ona doğru çevirmişti. Gözlerime bakarak;
" gözlerime bak."
Başımı yavaşça kaldırıp içinde kaybolmaktan korktuğum gözlerine baktım.
Sol gözümden akan yaşı nazikçe sildi. Eli tenime değdiğinde gözlerimi kapatmıştım.

" artık evlendik biliyorum her şey akıl almaz hızda gelişti ama şimdi burdasın helalimsin. Yatağımdasın. "
Dediğinde ikimizde o an ki atmosferde kaybolmuştuk adeta.

Yine azer bozdu sessizliği
- korkma. İstemedikçe bişey yapmam sana.
- Teşekkür ederim..
- çokta sevinme bu böyle gitmez. Elbet karım olacaksın kendini buna hazırlarsan bizim için daha iyi olur.
Kafamı olumlu şekilde sallayıp başıma ağırlık yapan duvağımı çıkarmak elim saçıma attığımda ellerimi indirip kendi çözmeye başladı duvağımı. Onca tokayı çıkarırken uzun süre gözlerime baktı . Ben ise dudaklarına. Nefesi parfümüyle karışıp yüzüme vurmaya başladığında gözlerimi kapatıp kokuyu içime çektim.
Fısıldayarak konuştu;
- sakin ol.
- sakinim.
- değilsin. Ne zaman yakınlaşsak böyle oluyorsun.
- "nasıl oluyorum" diyip yutkundum.
- böyle heyecanlanıyorsun işte nefes alışverişin değişiyor bir anda.
Dediklerinden iyice kasılıp yerimden fırladım ve banyoya ilerledim. Acıkmıştım ve yorulmuştum. İyice başım döndü hiç iyi hissetmiyordum kendimi. Tam kapıya geldiğimde gözlerim karardı tutunmak isterken yere yığıldım.

Azer

Onu öyle görünce korkudan ne yapacağımı .şaşırdım elim ayağım birbirine girdi.

-Eliff!! Elif ne oldu beni duyuyor musun neyin var.
Onu alıp jakuziye koydum. Yüzüne su tutup ayılmasını sağlamaya çalıştım ama mırıldanıyordu üşümüştü. Gelinliğini çıkarmıştım ama içindekiler ıslanınca dahada üşüdü. Ona sormadan daha fazla dokunmak istemedim. Dolaptan bornozunu alıp hızla sardım onu. Titriyordu.
- Azer..
- Elif iyi misin?
- hı hı
- çok korktum kızım ne oldu sana yüreğim ağzıma geldi
- bilmiyorum çok açım.
- Ah ulan! Bi yemek yedirmek aklımıza gelmedi stresten.
- Ben dayanamıyorum çok aç durunca bayılıyorum. Stresle birleşince birde.
- tamam tamam ben sana düğün yemeklerinden getiririm şimdi dur.

5 dk sonra elindeki tepsiyle içeri girdi.
Bir sürü yemek sarmalar ve ayran vardı.
- Hadi elif
- ben yerim
- dur bi sen inat etme bişeyede
- tamam.
Yavaşça yemeklerden yedirip kalkmaya yeltendi.
-Sen?  Sen yemeyecek misin ?
Yerim ben aşağıda.
Kolundan tutup kalkmasını engelledim
- beni yalnız bırakma...
Şaşırdı kolundaki elime baktı ve yüzüme döndü.
- tamam burda yerim bunları yerim yanında korkma.
Bi iki lokma yedikten sonra duş alacağını söyledi.
"Yalnız bırakmayım seni he sende gel "
Diyip göz kırptı. O gidince gülmeye başladım.
"Gıcık herif"

Azer;
Duştan çıktığımda uyuya kalan elifi gördüm. Üzerini giyip yatağa girmişti. Çok masum duruyordu kapalı gözlerine baktım...
Saçlarını okşayıp yanında uzandım karımla uyuyordum. Onun yanında huzurluydum o çok güzeldi. Yabancılık çekeriz diye boşa endişelendim sanırım elif de ki samimiyet içimi ısıtıyor. Yavaş yavaş benim olacaktı. Bunu hissediyordum...

Bölüm sonu...

AZERWhere stories live. Discover now