2

31 2 0
                                                  

Aradan 1 hafta geçmiş, iki aile içinde küçük telaşlar başlamıştı.
Beyoğlu konağı
Azer ailesine öfkeliydi hala. Neden bu kadar acele ettiklerini bilsede onlara kızgındı.
Elif güzeldi beğenmişti onu ama bu seveceği anlamına gelmezdi. İşe başladığından beri şehir şehir dolaşıp bir sürü genç kadınla muhatap olmuştu ama bir tanesine bile gönlü ısınmamıştı azerin. Ne kadar konak çocuğu olsada prens gibi büyüsede adanalı ruhu vardı onda. Serseri halinden ödün vermiyordu kara kaşları her an çatılmaya müsaitti. Espri yapıp güdüğü anlar nadirdi. Bu zamana kadar gözlerine bakıp içten gülümsediği bir kız olmamıştı. Bu kızın elif olmasını temenni etti kendi kendine. Artık yapıcak bişeyi yoktu ailesi onu işleri devralması sorumluluk alabilmesi için evlendirmek istiyordu. Böyle bir kızı bulmuşken kaçırmakta istemediler tabi.

- Azer oğlum nereye böyle ?
- Hava alıcam anne bunaldım bi haftadır
- Unuttun galiba bugün söz için çarşıya gidilicek.
- Tamam anne gidin araba mı yok?
- Araba dolu da şöför yok. Hem olsada gelcektin bizimle hadi anahtarı al çıkalım.
Sessizce ooff diye söylenerek bindi arabaya
Elifin evine yaklaştıklarında annesi durmasını söyledi.
- Ne kadar daha bekleyeceğiz?
- kız evi bu azer bekle biraz mis gibi kız alıyoruz sana biraz aç gözünü aç.
Elifle hacer hanım arabaya geldiklerinde selamlaştıktan sonra ilerlediler.
Çarşı da o kadar mağaza uğruyorlardı ki Elifin ayaklarında derman kalmamıştı artık. Anne bi su alalım dayanamıyorum kaç saattir dolaşıyoruz.
- Elif kızım acıktıysan bi yere gidelim
- A yok teşekkür ederim Melek hanım su alsam yeterli.
- Hadi biz bunları hazırlatırken siz azerle soğuk bişeyler için. Bu arada melek hanım değil annen sayılırım ben senin kızım.
Peki melek anne diyerek azere baktım. Kapıya doğru gittiğinde peşinden yürüdüm asabi şekilde yürüyordu. Tek kelime etmez mi insan eşi olcak kıza.
Bi dükkanın önünde durdu ve gel diyerek ilerledi. Çalışanlar azere öyle ilgiliydi ki bi garson pervane olmuştu. Tenha bi tarafa geçip masaya oturduk. Azer zoraki bi şekilde sandalyemi çekip oturmama yardım etmişti. İlk kez bi erkekle çıkmıştım ve bu alakası hoşuma gitmişti.
Yenge ne istersiniz ne hazırlatayım?
Yenge mi ?
Azer :
-Arif bize soğuk bişeyler getir yemek yemeyeceğiz.
- Limonata , soda vs vs..
- Su. Su alayım ben.
- Buraya kadar gelip su mu içecen ? Arif bize 2 limonata getir aslanım.

İçecekleri beklerken Azerin konuşmasıyla sessizlik bozuldu.
- Elif.
Yüzüne bakıp efendim diyebildim. Adını ağzından duymak garipti. Çok soğuktu birden adımı zikredince şaşırmıştım.
- Sen memnun musun?
- Neyden
- Benimle evlenmekten. Tanımadığın adamla evleneceksin bi kaç hafta içinde.
- Ben çok yani çok hazırlıksızdım çok şaşkınım her şey öyle hızlı ilerliyor ki evleneceğimin farkında bile değilim.
Sen ? Sen memnun musun bilmediğin kızla evlenmekten?
- Nasıl gözüküyorum? Hislerimiz aynı emin ol. Bizi zorlamadıkları halde niye susuyoruz anlamıyorum.
- Madem bu kadar istemiyorsun bunları annenle niçin konuşmuyorsun?
Öfkemi kontrol edemeyince Azerde aynı şekilde karşılık verdi
- Bana bak elif ailemin tek evladıyım onları mutlu edebilmek için her şeye razıyım. Seninle evlenmeyede. Rahmetli abimden sonra çok yıprandılar onlar mutlu olacak. Ben hazırım.
Limonatanın gelişiyle sustu.
Bir yudum alıp devam etti.
- Zaman ne gösterir bilemem ama seni alacaksak bi şekilde mutlu olacaz öyle gözükecez. Sen benim karım olacaksın bende senin kocan.
Hayretle emrivaki konuşmasını dinliyordum. Lafını kesip gözüyle içeceği gösterip;
İçsene yoruldum bunaldım diye geldik buraya.
- Ben bi su içmek istedim beni buraya getirip bunları diyeceğini ne bileyim.
- Ne demişim şimdi ? Olacakları söyledim. Karım olmak mı istemiyorsun? Konağa hanım olmayı istiyorsundur değil mi?
- Ben hiçbir şey istemiyorum kalkabilir miyiz artık.
- Bi tatlı falan yeseydin adanadaki en güzel mekana getirdim seni.
-" Gerek yok teşekkür ederim" diyerek yerimden kalktım ve kapıya doğru ilerledim sinirlenmiştim ne kadar iğrenç bi üslubu vardı bana karşı. Madem beni karısı edecekti böyle davranmayı mı reva görmüştü karısı olacak kıza.
Kolumdan tutup durdurdu.
- "biraz yavaş ol bekle beni. "
Dedikten sonra yürümeye devam ettik yüzüm asık bi şekilde annemlerin yanlarına geldiğimizde melek hanım bize gülümseyerek bakıyordu.
- "Anne haydi bitmedi mi daha gelininde sıkılmış baksana" dedi melek hanıma sessizce
- Azer dur bi oğlum. Elif kızım sana bir kaç elbise ayırttık anneciğinle sen onları denerken bizde annenle gidip soluklanalım olur mu?
Anneme bakıp ondan onay alınca
- Tabi melek ha- anne.
Bize gülümseyerek yanımızdan ayrıldıklarında bi anda jeton düşmüştü. Bizi yalnız bırakmak için uğraşıyordu resmen melek hanım. Ne gerek vardı zaten evlenecektik şurda ne kalmıştı ki baş başa kalmamıza. Kaynaşmamız için bir iki şey yapıyor aklınca ama gönlümüz yok ki birbirimize.
Azerin seslenmesiyle düşüncelerimden sıyrılıp arkamı döndüm. Elindeki elbiseleri uzatıp denememi rica etti. Usulca alıp kabine doğru ilerledim. Peşimden geldiğini farkedince dönüp hayırdır dercesine baktım yüzüne
- Ne bakıyorsun kızım öyle yalnız mı göndereyim seni kapında bekleyecez işte.
Bir şey demeden içeri girdiğimde aynadaki yüzümün güldüğünü farkettim.
En beğendiğimi ilk önce denedim ve çok yakışmıştı. Biraz dar olması dışında bir sorun yoktu. Ki bu da bir sorun değildi fikrimce.
Perdeyi açtığımda azer bi iki saniye beni süzdükten sonra herkesin içinde beni tekrar hızla kabine soktu
- Ne yapıyorsun sen ya bıraksana beni!
-Bu ne böyle ? Böyle çıktın bir sürü adam orda eşini beklerken seni süzecek. Azer Beyoğlu sözlüsünü millete böyle gösterir mi he
- Ben bi kötülük görmedim beğenince birde çıkıp bakmak yürümek istedim elbiseyle nasıl olacak merak-
- Şşş... tamam kusura bakma ben böyleyim bi anda parladım.
- sorun değil çık artık yanlış anlaşılacak şimdi
- kim ne anlarsa anlasın kime ne
- Annemler gelse nasıl açıklayacağım
- açıklamak zorunda değilsin biz seni aldık mı aldık. Kimseye bişey demek zorunda değilsin. Düzgün bişey giy seç hadi.
Beğendiğim elbiseyi paket yaptırdıktan sonra annemleride alıp yola çıktık.
Sonunda bugünde bitmişti.
Garipti. Her şey aniden olduğu için kafam allak bullak olmuştu iyice. Azerin kabine girip özür dilercesine fısıldaması, karım olacaksın diye beni hazırlaması? İyice aklımı kaybedecektim 1 haftada olacak iş miydi basiretimiz mi bağlandı neler oluyordu böyle? Aldığım elbise ve ayakkabıya bakıp mutlu oldum. Çok güzellerdi...şimdi sırada söz vardı.  Bunlarla daha fazla kendimi yormamak için kendimi yastığa gömüp uyudum...

AZERWhere stories live. Discover now