Genç adam, yanından gelen öğürme sesleriyle uyandı. İlk başta ne olduğunu anlayamadı ama daha sonrasında hızla kafasını sevgilisine çevirince yanına koştu.Taehyung, bir poşetin içine midesinde ne var ne yoksa -zaten doğru dürüst bir şey yemiyordu- boşaltıyordu. Jungkook, sevgilisinin rahatlaması için sırtını okşamaya başladı.
Bir süre sonra Taehyung, kızarmış ve dolmuş gözleriyle başını kaldırınca Jungkook hızlıca yatağın yanındaki küçük masadan bir ıslak mendil çıkarıp sevgilisine verdi. Taehyung ağzını silerken Jungkook da ağzını durulaması için bir şişe su açıp Taehyung'a uzattı.
Taehyung teşekkür edip suyu içtikten sonra sevgilisine uzatırken konuştu. "Üzgünüm, seni de uyandırdım. Geri uyuyabilirsin." Jungkook hızla kafasını iki yana salladı.
"Uyumamak için direniyordum zaten Taehyung, gece boyu sayıklayıp durdun. En sonunda içim geçmiş herhalde. Sen uyumaya çalış saat," Sol bileğindeki saate bakarak devam etti. "güneşin doğmasına iki saat falan var. İstediğin bir şey varsa getirebilirim." Taehyung biraz düşündükten sonra kafasını olumlu anlamda sallayıp sevgilisinin gözlerinin ta içine baktı.
"Sen?" dedi. Jungkook ne olduğunu anlamazcasına kaşlarını havaya kaldırdığında Taehyung yatakta biraz sağa kaymış ve Jungkook'a yer açmıştı. Bir eliyle yorganı kaldırırken diğer eliyle de solundaki boşluğu pat patlıyordu.
"Kızmasınlar sonra?" diye tereddüte düştü Jungkook.
"Merak etme, hiçbir şey olmaz. Hadi gel." Jungkook yavaş adımlarla yatağa oturdu ve ayağındaki siyah konversleri çıkardı. Sevgilisi yanına yattıktan sonra Taehyung, yorganı indirip onu iyice kendinde çekti.
Tamamlanmış iki puzzle parçası gibiydiler. Jungkook'un başı Taehyung'ın göğsünde ve Taehyung'ın başı Jungkook'un saçlarındaydı. Taehyung ellerini Jungkook'un beline koyup ona sımsıkı sarılırken ikisi de birbirlerinin kokularını derince soluyorlardı.
Özlemişlerdi, çok fena özlemişlerdi birbirlerini hem de. Bu ayrılık ikisi için de fazlaydı, ikisi de birbirlerinin yanlarında olmalarını rağmen hâlâ özlüyorlardı.
Belki de eski günleri özlüyorlardı, Taehyung'ın sağlıklı olduğu zamanları özlüyorlardı.
Beraber yemek yaptıkları, beraber zillere basıp kaçtıkları, beraber geçirdikleri ilk geceyi, Han Nehri'nin kenarındaki ilk öpüşmeleri, birbirlerine ilk açıldıkları günü...
Hâlâ yeni anılar biriktirmek için çokça zaman vardı önlerinde, sadece şu anki zamana iyi odaklanmaları lazımdı. Taehyung'ın iyileşmek için çabalaması ve Jungkook'un biricik sevgilisine her zaman destek olması gerekiyordu. Yaparlardı da. Bu zamana kadar tüm zorlukların altından kalkmışlardı, şimdi de başarabilirlerdi.
Küçük bir umut gerekiyor, diye düşünüyordu Taehyung. Artık o umut vardı. O umut, şu anda Taehyung'ın kolları arasındaydı.
▪
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.