twelve

17.1K 873 386
                                        

Jungkook, okuduğu mesajlardan sonra evden nasıl çıkacağını şaşırmıştı. Önce eli ayağı titremişti ve birkaç saniye gözleri dolmuştu. Sevgilisine sonunda kavuşacak olduğu düşüncesiyle sevgilisinin hasta olduğu düşüncesi birbiriyle çakışıyordu.

Korkuyordu. Hem de çok korkuyordu Jungkook.

Taehyung onun her şeyiydi, ailesini karşısına almıştı Taehyung için. Evi terk edip bir kere bile arkasına bakmamıştı, şimdi Taehyung'ın hasta olması ve o hastalıktan kurtulamama düşüncesi beyninde dolaşıp duruyordu. O zaman ne yapardı?

Taehyung'sız bir hayat düşünemiyordu, Taehyung onun hayatının merkezi olmuşken öyle bir hayat Jungkook için mümkün olamazdı.

Sonunda genç adam aldığı araba anahtarıyla evden çıkabilmiş, koşa koşa arabasına binmişti. Taehyung'ın olduğu hastanenin konumuna bakarak sevdiği adamın yanına gidiyordu.

Çok değil, yaklaşık bir yirmi dakika sonunda hastaneye varabilmişti. Arabasını hızlı bir şekilde park edip koşar adımlarla hastanenin kapısından içeri girdi.

Odasının yerini öğrendikten sonra asansörlere doğru ilerledi ama asansörü bekleyemeyeceğini fark etti. Koşa koşa altıncı kata kadar çıktı.

638 numaralı odanın kapısının önüne geldiğinde durdu. Göreceği şeyi bilmiyordu. Belki de eski, ışıl ışıl parlayan bir Taehyung olmayacaktı karşısında. Belki de o okşamayı çok sevdiği yumuşacık saçları olmayacaktı. Belki de dünyasını aydınlatan kare gülüş olmayacaktı karşısında. Karşısında nasıl bir Taehyung olursa olsun, onu kötü etkileyebilecek, ya da üzecek bir tepki vermemeliydi. Kendini buna hazırlamalıydı.

Sonunda hazır olduğunu düşünen genç adam elini kapının koluna attı ve yavaşça kapıyı açıp içeri adım attı.

Kapının açılma sesini duyan esmer tenli adam kapıya doğru döndü. Gördüğü bedenle önce nefesini tutmuştu, gözlerinin dolmasına engel olamamıştı. Yaklaşık iki aydır birbirlerini görmemişlerdi, bu sebeptendir ki ikisinin de gözlerinin dolmasına şaşmamalıydı.

"Jungkook..."

"Taehyung..." İkisi de sessiz bir şekilde mırıldandılar. Odada sadece onların fısıltıları duyuldu. Jungkook hızlı adımlarla Taehyung'ın yanına gitti.

Yüzü biraz çökmüştü, çok kilo vermişti. Bütün gücü çekilmiş gibiydi. Jungkook düşündü; keşke yanında olsaydım.

Aynı şekilde Jungkook da Taehyung kadar olmasa da kilo kaybetmişti, gözlerinin altı mosmordu. Taehyung düşündü; keşke onu bırakmasaydım.

Taehyung kollarını güçlükle iki yana açıp Jungkook'un sarılmasını bekledi. Jungkook hiç beklemeden sevgilisinin kolları arasına girdi. İki sevgili hıçkırıklarını tutmaya çalışarak birbirlerine sıkıca sarılıyorlardı.

Taehyung, burnunu Jungkook'un saçlarına daldırdı. Kokusu hâlâ aynıydı, değişmemişti. Jungkook da yüzünü Taehyung'ın boynuna gömmüştü. Aradığı huzur; hâlâ bu kollardaydı, değişmemişti.

Uzun bir sarılmadan sonra ikisi de geri çekilmişti. Jungkook, elini Taehyung'ın yanağına çıkardı ve baş parmağıyla elmacık kemiğinin üstünü okşadı.

"Seni çok özledim, Taehyung. Neden yanında olmama izin vermedin aşkım?" diye fısıldadı Jungkook, güçsüzce.

"Üzülecektin." diye fısıldayarak karşılık verdi Taehyung da.

"Böyle daha mı iyi? İkimiz de bitmiş durumdayız, senin durumun daha kötü. Yanında olmama izin verseydin keşke. Özür dilerim ben sana iyi bir sevgili olamadım belki de..." Jungkook gözlerini tavana kaldırıp derin bir nefes almaya çalışmıştı. Buna izin vermeyen boğazındaki yumruydu.

Taehyung sertçe yutkunarak sağ kolunu yavaşça kaldırıp Jungkook'un saçlarına çıkardı. Bir süre orada oyalandı.

"Sakın öyle bir şey düşünme, güzelim. Benim hatamdı ben hep yanlış düşündüm. Jimin'i ve abimi başından beri dinleseydim, belki de bu kadar üzülmezdin Jeon. Özür dilerim." O sırada sol gözünden bir damla yaş düştü Taehyung'ın. Jungkook, Taehyung'ın gözyaşını hemen sildi. Uzanıp aralarındaki kısa mesafeyi azaltıp Taehyung'ın dudaklarına kısa bir öpücük kondurdu.

Taehyung da Jungkook'un dudaklarına uzanınca iki sevgili, özlemden yanıp tutuşan dudaklarını uzun süre için birbirlerine kenetlediler.

Ayrıldıklarında ikisi de derin nefesler alıp veriyordu, birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı.

"Beni kurtarabilir misin Jungkook?" Jungkook evet, olarak yanağına bir öpücük bıraktı. Taehyung da yanağına bir öpücük bırakmadan önce konuştu.

"Düşmeden önce aşkına ihtiyacım var."

▪

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Save Me ➼ TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin