Yaz Arası

704 76 69
                                    

Selam!

Teknik olarak önceki bölümün final olduğunu daha önce söylemiştim, burada da küçük veda konuşmalarını yaptık...

Yeni kitaba ne zaman başlarım, bilmiyorum. Şu sıralar vizelerle boğuşuyorum ama fırsat bulduğum ilk anda yazmaya koyulacağım.

Yıllar yıllar önce yazmaya başladığım serinin üçüncü kitabını da bitirmiş olmak beni gerçekten çok mutlu ediyor. Bana gerçekten çok destek oldunuz, benim bile düşünemeyeceğim yorumlar yaptınız, beni şaşırtıp yazdıklarımı tekrar tekrar okudunuz, sahiplenip, benimseyip değer verdiniz... Gerçekten size ne kadar teşekkür etsem az...

Sizi çok seviyorum. Bazen mesajlarınızı göremiyorum o yüzden bana instagram adresimden de ulaşabilirsiniz. Kullanıcı adım aycaozaydinn

Her şey için yeniden çok teşekkür ederim!

İyi okumalar!

"Niye istifa ettiğinizi anlamıyorum," diye mırıldandım.

Az önce istifa etmiş bir adama göre oldukça mutlu görünüyordu, Remus Lupin. Eşyalarını özenle toparlarken gözlerinin içinin güldüğünü bile söylemek mümkündü. Neden istifa ettiğini anlamıyordum çünkü sonuçta kimse onun kurt adam olduğunu duymamıştı, bu hala bir sır olarak aramızda saklanıyordu.

"İnsanların güvenlerinin ne kadar kırılgan olduğunu bizzat kendin tecrübe ettin," dedi yumuşak bir ses tonuyla.

Bağıran Baraka'da beni yargılayan Harry, Hermione ve Ron'u hatırladığımda kalbimin sıkıştığını hissettim. Aramız iyiydi, bir sorunumuz yoktu. Hala sıkı dostlardık ve Harry'ye hak verebiliyordum. Fakat bugüne kadar ona söylediğim hiçbir şeyde yanılmadığım için bana biraz daha yumuşak davranmasını beklerdim. Arkadaşlarıma değer veriyordum ancak bu sene acı bir şekilde asla onlardan biri olamayacağımı anlamıştım çünkü ben bir Slytherin'dim. Üstelik şimdi, her şey bu kadar karışıkken, Harry'nin ailesinin katilinin çocuğu olduğum iddia edilirken... Artık her şey olduğundan kat be kat zordu.

"Henüz bu ortamda bulunmaya hazır olduğumu düşünmüyorum," dedi Lupin, sessizliğimi bir cevap olarak kabul etmişti. "Ve sen olmasaydın, o iksiri içmeyi bile unutabilirdim, Juliet. O zaman neler olacağını düşünmek bile istemiyorum. Üstelik en iyi arkadaşlarımdan birinin dışarıda beni beklediğini bilmek bana umut veriyor. Sanırım şu aralar yapabileceğim en iyi şey, 12 yılın ardından yeni düzenini kurmasında Sirius'a yardımcı olmak olur."

"O güvende olacak mı?" diye sordum. En azından Sirius'un iyi olduğundan emin olmak istiyordum, diğer her şeyi elime yüzüme bulaştırmıştım.

"Elbette," dedi Lupin, tereddütsüz. "Bakanlık artık onu aramıyor, tabi insanların onu yeniden kabullenmesi zaman alacaktır... Ama Azkaban'da olduğundan çok daha iyi olacağına bahse varım."

Onunla istemeyerek de olsa vedalaştım. Çıkmadan önce, Harry'ye vermek için görünmezlik pelerinini ve çapulcu haritasını bir kenara koyduğunu gördüm. Harry onun gidişine üzülecekti ama bir noktada onu anlayabileceğini biliyordum. Onların vedalaşmasına fırsat verebilmek için odadan çıktım.

***

Hava mükemmeldi, atmosfer çok neşeliydi ve Sirius'u serbest bırakarak neredeyse imkansızı başardığımızı biliyordum. Yine de kafamda dönüp duran düşünceler yüzünden, yıl sonuna doğru hüzünlü ve keyifsiz bir hale bürünmüştüm.

Sınav sonuçlarımız sömestrın son günü belli olmuştu. Hepsinden başarıyla geçtiğim için oldukça şaşkındım ama diğer taraftan iyi bir iş çıkardığımı düşünüyordum. Snape sandığımın aksine, bana öfkeli kalmamıştı. Daha çok düşünceli görünüyordu, biraz da Harry'den nefret edermiş gibi bir tavır takınmıştı. Ona yapılanları unutmadığını biliyordum ama bana hiç de kötü davranmamıştı.

Eğer Harry Potter'da Olsaydım (3)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin