opera house.

1.6K 320 132
                                    

Jeongin opera salonunun tuvaletinde ellerini yıkarken kapı hızlıca açıldı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Jeongin opera salonunun tuvaletinde ellerini yıkarken kapı hızlıca açıldı.

"Napıyorsun sen?" dedi Changbin gevşek gevşek.

Kapıyı ardından örtüp omzunu yasladı.

"Napıyormuşum?" dedi Jeongin ona aynı gevşeklikle karşılık verirken.

Yüzünde hala Seungmin'in yaptığı izler vardı.

"Seungmin sana hiçbir şey yapmadı. Ne diye onunla uğraşıyorsun?" dedi Changbin kapıdan ayrılıp Jeongin'in üzerine yürürken.

"Seungmin önümde duruyordu." dedi Jeongin yüzüne umursamaz bir sırıtma eklerken.

"Ben de sadece onu kaldırdım."

Changbin tam onun yakalarına yapışacakken tuvaletin kapısını bir kere daha açıldı.

Giren uzun boylu çocukla Changbin Jeongin'den biraz uzaklaşıp diğer çocuğa baktı.

"Hyunjin." dedi sakince.

"Ne işin var burada?"

"Provalar için geldim?" dedi Hyunjin tek kaşını kaldırıp.

Sanki az önce tartışan onlar değilmiş gibi Jeongin de söze atladı.

"Sen mi seçildin?" dedi şaşkınlıkla.

"Minho alır diye beklemiştim." dedi ellerini avuç içleri görünür şekilde kaldırırken.

Hyunjin boğazından yükselen yanmayla gözlerini Jeongin'e dikti.

"Evet." dedi dişlerini sıkarken.

"Ben seçildim."

"Ve senin aksine rakibimi seçmelerden önceki gece içirip içirip sarhoş da etmedim." dedi keyif alarak.

İnsanlar neden Jeongin'den çekiniyordu cidden anlamıyordu Hyunjin. Kendini zeki sanan yeteneksiz aptalın tekiydi.

Changbin duyduklarıyla keyiflenirken gülmeye başladı.

"Rol arkadaşınla iyi anlaşacak gibisin Jeongin." dedi gülmeye devam ederken.

"Zırlaman bittiyse işine bak Changbin Sunbae." dedi Jeongin sırıtarak.

"Erkek arkadaşın teselli falan bekliyordur malum." dedi kendini gösterirken.

"Rolünü ben aldım."

Changbin'in yüzü kararırken kapıya iyice yaklaştı.

"İyi şanslar Hyunjin." dedi Jeongin'e bakarken.

"Umarım Jeonginimizle iyi anlaşırsın."

Kapıdan çıkarken kısaca Hyunjin'e bakıp kapıyı ardından çekti.

Hyunjin daha fazla Jeongin'le muhatap olmak istemediği için ellerini yıkamaya başladı.

Aslında işemeye gelmişti ama şu an neden bilmiyordu şu ortamda işemeyecekti.

Jeongin'in ona baktığını hissetse de dönüp ona bakmadı. Jeongin'i her ne kadar kendinden aşağı biri olarak görse de onda rahatsız edici bir şeyler vardı Hyunjin'i tedirgin eden. Yüzündeki geçmeye yüz tutmuş yaralar mı yoksa karakterindeki koyu halkalar mıydı bunun sebebi Hyunjin bilmiyordu.

"O kadar da kötü biri değilim." dedi Jeongin gözleriyle Hyunjin'in aynadaki yansımasını tararken.

Hyunjin ifadesiz kalmaya çalıştı.

"Nasıl biri olduğun umurumda değil." dedi en sonunda.

"Sadece sahneyi paylaşacak olduğum birisin benim için."

Doğrulup ellerini kuruturken kısaca Jeongin'e baktı. O senenin başından itibaren yüzünde olan gevşek ifade yok olmuştu Jeongin'in.

"Hep bu kadar soğuk musun sen?" dedi Jeongin neredeyse cırlayacaktı.

"Konuşmaya çalışıyorum şurada seninle."

"O zaman-" dedi Hyunjin Jeongin'in önünde durup.

"Biriyle konuşmak istersen ilk diyaloğunda onu aşağılamaya çalışmak yerine merhaba demeyi dene." dedi.

"Sana bir üst sınıf tavsiyesi."

Daha sonra cevap bile beklemeden tuvaletten çıktı.

"Seni aşağılamadım aptal." dedi kısıkça Jeongin. Hyunjin'in çıktığı kapıya bakarken.

"Sadece seni beklemiyordum." dedi.

"Hem de hiç."

Jeongin o an anlamıştı ki Hwang Hyunjin de en az kendisi kadar tehlikeli biriydi. Ve dahası o bunun farkında bile değildi.

Careless Whisper. hyuninHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin