Ürkütücü bakışları bu kez dudaklarıma bakıyordu. Sanki çıkacak her kelimeyi yakalamak istiyordu. Ama ağzımı açmadım. Bunun yerine yutkunup başımı sallamakla yetindim. Dudağının sol tarafı hafifçe yukarıya büküldü. Elini uzatıp kibarca elimi yakaladı ve beni arkadaşlarımın arasından yavaşça çekip aldı.

  Çoğu kişinin dans ettiği yere gittiğimizde kimi kızlar bana inanamaz gözlerle baktı. Bu bakışlarının nedeni bariz derecede ortadaydı. "Nasıl oldu da Amelia bir erkek ile dans edecek?" düşüncesi hepsinin aklından geçiyordu. Buna emindim. Beni ürkütmeyi istemiyormuşçasına kollarını olabildiğince yavaş bir şekilde belime doladı. Benim buz gibi soğuk ellerim ise omuzlarına gitti ama parmak uçlarımı ona dokundurmadım.

  Olduğumuz yerde yavaşça sallanmaya başladık. Bakışları yumuşamıştı. Artık ürkütmüyordu. Koyu pembe dudaklarının kenarı memnuniyetle yukarıya kıvrılmıştı. Kolları ise çoğunlukla alay konusu olan ince belimi kırılmaması içinmiş gibi narince sarmıştı.

   "Midye."

  Durduk yere söylediği bu kelime beni düşüncelerimden sıyırmış, gerçekliğe geri çekmişti. Afallamış bir şekilde yüzüne bakakaldığımda kıkırdadı. "Kolyen." dedi. "Midye şeklinde. Güzel görünüyor." Neden bahsettiğini anladığım anda kızarıp gülümsedim ve teşekkür ettim. Kolları yavaşça belimden çekildi. Ben de ellerimi çektim. Elleri boynuna gitti. Bluzunun içindeki uzun kolyeyi görünür hale getirdi. Midye kolye ucunu görünce kıkırdadım. Dansa kaldığımız yerden devam ettik.

  Dansımız beşdakika sonra bölündü. Bölen ise benim arkadaşlarım değil onun arkadaşıydı.Kulağına eğilip bir şeyler söyledi ve başını hafif geriye çekip benimle danseden erkeğin ifadesine baktı. Hem kızmış hem de kırılmış görünüyordu. Başınıbir kez salladı ve arkadaşı gitti. "Benim gitmem gerek." dediisteksizce. Anlayışla başımı salladım. Bir bakıma ilk yavaş dansımı ettiğimiçin mutluydum ama bittiği için üzgündüm de. "Sorun değil." dediğimdegülümseyip başını az önce yaptığı gibi bir kez salladı. Kapıya yeni yönelmiştiki "Bu dansı telafi edeceğim." diye bana seslendi, bakışlarımızyeniden birleşti, göz kırpıp gülümsedi, ardından koşarak odadan çıktı.


  Tesa ile Bella hemen koluma girdiler ve beni köşeye çektiler. Tesa bir bakıma bu dansı izlemekten dolayı mutlu görünüyordu. Bella ise beni tokatlayacak gibi bakıyordu. Dansı kabul ettiğim için bana kızgındı. Bella "Bu aptalcaydı Amelia!" diye beni aşağıladı. Tesa ise "Ama şirin bir aptallıktı." diye ona karşı çıktı. Şey, kısmen karşı çıktı desem daha doğru olur.

  "Bundan zevk aldın mı?" diye sordu Bella. Hafifçe başımı salladım. Öyle ki bunu neredeyse fark etmedi. Tesa ise "Bu çok romantik!" dedi. Ona gülümseyerek baktım ve göz kırpıp koluma girdi. Bella avucunu anlına bastırıp "Ona aşık oluyor, Tesa!" dedi yüksek sesle. Başını endişeli bir şekilde kaldırıp gözlerini gözlerime dikti. "Onun kim olduğu, nasıl biri olduğu, adı, yaşı veya buna benzer herhangi bir şeyi biliyor musun Amelia?" dedi Bella. Sessiz kaldım. Çünkü haklıydı ve bunu biliyordu.

  "O güvenilmez biri. Benim ne kadar dedikodu dinlediğimi biliyorsun. Her gün onun hakkında dedikodular duyuyorum. Bir arkadaşım onunla çıkmıştı. Tek yaptığı kızı üzmek oldu çünkü birkaç saat sonra onu terk etti. Hem de bir kısa mesajla. Üstelik insanlar onun uyuşturucu, sigara, alkol ve kadınlara takıntısını en sevdikleri şarkının sözleri gibi biliyorlar. Onu gören kimileri ise hemen bakışlarını kaçırıyor. Ondan uzak duruyorlar Amelia! Sende öyle yapmalısın." dedi Bella. Başımı salladım ve "Peki. Uzak duracağım." dedim. Bir süre konuşmadan yüzüme baktı ve "Tek isteğim üzülmemen. Senin için de aynısı geçerli Tesa." deyip bize tebessümle sarıldı. "Seni anlıyorum." dedi Tesa.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!