Gökleri inletecek derecede yağan yağmur küçük köyümüzü bertaraf edebilir güçlükteydi. Şimşeklerin çıkardığı korkunç seslerle bedenim bir kez daha titrerken yersiz olan bu korkuma mâni olamamıştım. Bir süre gözlerim kapalı bir hâlde gök gürültüsünü v...
❝O gün seninle yağan karın altında, o soğuk havaya rağmen saatlerce müziksiz dans etmiştik. Kalp atışlarımız bizim tek müziğimiz olmuştu.❞
❝Hayat geçiyor. Günler tükeniyor. Hisler sönüyor. Zaman daralıyor. İnsanoğlu bir telaş içine düşüyor. Nedir bu acele? Ölüm mü seni bekliyor?❞
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
❝En sonda pes ettim. Zor olan yaşamak değildi, zor olan yaşadığın hâlde mutlu olamamaktı. Her hayalin peşinden koşmak sana her zaman dilediğin mutluluğu getirmez. Bazen sende derin izler de bırakır. Kaçmak istersin kaçamazsın. Söylemek istersin susarsın. Elinden tutarsın düşersin. Kalkarsın ancak bu kez sen yenilmek istersin. Ne çelişki ama değil mi?❞
BUZDAN HAYALLER.
Evara ülkesine doğru yola çıktığımız da kar etrafi kendi rengiyle boyuyordu. Dakikalar içinde her yer bembeyaz içinde kalmıştı. Dondurucu soğukluk bedenimi titretirken eldivensiz ellerim buz kesmişti. Kimse karın yağmasını beklemiyordu. Hepimiz için soğuk bir sürpriz olmuştu.
"Çocuk gibiler," diye bıkınlıkla söylendi Bilge.
Ona tamamen hak veriyorum.
Babam ve annem beni tekrardan kaybetmeye göze alamadıkları için bizimle birlikte Evara ülkesine gelmeye karar vermişlerdi. Bir daha birbirimizden kopmamak için evlerini, tüm yaşantılarını, akrabalarını benim için geride bırakırlarken ikiside aldıkları karardan oldukça memnunlardı. Özellikle babam. Resmen Evando'yla uğraşacak an koluyordu. İkiside ilk görüşte birbirlerine karşı kalın duvarlar örmüştüler. Yolculuk boyunca yaptıkları tek şey kavga edip birbirlerine laf sokmaktı.
"Kavgalarından başım ağrımaya başladı." Annem oflayarak bize baktı. "Onları geride bırakma gibi bir şansımız var mı?"
Bilge annemin sözlerine karşı güldü. "Bu şansı yıllar önce evlenerek kaybettin Aisha. Biri eşin diğeri de damadın. Kaçınılmaz bir son."
Annem gür bir kahkaha attı.
İkiside keyifle sohbet ederken babam Evando'nu kızdırmak için atıyla onun önüne geçti. Evando doğru düzgün ilerleyemezken sıkılı dişleri arasından bana baktı. "Babanı attan aşağıya atsam bana çok kızar mısın? Eğer kızmayacaksan bunu hemen yapmak istiyorum!"
Evando gerçektende babamı atan atacakmış gibi duruyordu.
Babam ters ters ona bakıp sonra bana döndü. "Aisha onu bir ağaca bağlayıp yola devam edebilir miyiz? Bana bu konuda kızmayacaksan bunu hemen yapmak istiyorumda!" Babam artık bana Aisha diye sesleniyordu.