51- Güzel Günler (patr-1)

En başından başla

Usulca eğilip gözlerini buldu dudaklarım. Sonra uykuda pembeleşmiş yanaklarına öpücükler kondurdum. Nefes alışverişinin değiştiğine bakarsak uyandı ama gözlerini açmıyor. Öyle olsun bakalım, bende daha büyük bir koz var. Haince olan sırıtışım dudaklarım onun dudaklarını bulduğunda soldu. Ah bu tat... Her şeyin önüne geçer.

Amacım onu uyandırmakken onunda iç çekip karşılık vermesi, üstüne birde kollarını boynuma dolayıp beni kendine çekmesi ile her şey tepetaklak oldu.

"Imm.. Günaydın... Karıcığım.."

Öpücüklerim arasında mırıldandığım kelimelerle kıkırdasada kendini çekmedi.

"Imm.. Günaydın... Kocacığım..."

Aynı benim gibi mırıltıyla konuşup tekrar kıkırdayınca kendimi geri çekmek "zorunda kaldım!" Yoksa kahvaltı falan gözüm görmeyecek.

"Kahvaltı.. Soğudular..."

Kolları hala boynumda dolalı olunca konuşmam zor tabi!  Birde üstüne şu kıkırtısı... Biri bana yardım edebilir mi?

"Canım çekmedi. Benim canım bal çekti."

O böyle muzipce bakarken benim dayanmamı kimse bekleyemez değil mi? Eh beklememelide!

"Bal... Güzel fikir!"

Benim sözlerimle o kıkırdarken ben çoktan pozisyon değiştirmiştim bile.

*

"Neden kimse yok gibi sessiz buralar?"

Diye Prenses'ime elimde ki "ballı" ekmeği verirken cevapladım onu.

"Çünkü kimse yok Prenses'im."

"Nasıl! Hiç kimse mi?"

Kocaman olmuş gözlerle bana bakınca kıkırdadım.

"Hayır yavrum, yok."

"Ama... Nasıl ya."

"Şöyle ki... Bu arazi ki gölde içinde dahil zaten bizim. Önceden boştu burası, yani ilk aldığımız zamanlar. Sonra bu evi Kuzey abim evlendiğinde o yaptırmıştı balayı için. (Kıkırtımı tutamadım.) Ondan sonrada arada gelir gider olduk buraya. Aslında babam buraya koca bir ev yaptırmak istiyor, malum burası ufak ve hep birlikte gelemiyoruz. Projesini bile çizdik. Bizim balayımızı bekliyordu faaliyete geçmek için. "

Şaşkın şaşkın gözlerini kırpıştırınca kahkahamı tutamadım. Benim kahkahalarımla kendine gelmiş gibi heyecanla baktı bana.

"Nasıl bir ev olacak ki?"

Onun heyecanlı sorusuna gülümsedikten sonra tüm projeyi baştan sona anlattım. Dinlerken ara ara bana sorular sordu tüm heyecanıyla. Bende tatlı tatlı cevapladım tabi ki.

"Tabi bunlardan hariç çocuklar için oyun evi tarzı bir şey düşünmüyor değiliz abimle."

Dediğimde gözleri yine kocaman oldu.

"Oyun evi mi? Kreş mi burası ya."

"Kreş değil aşkım ama şimdi Korkut Efe var ablamın çocukları var ve Kumsal'ım var şimdiden 4 çocuk etti mi... Abim yengemden izin koparıtsa en az bir çocuk daha istiyor."

"Çok bekler o."

Derken prensesim kıkır kıkır gülüyordu. Banada çok bekleyecekmiş gibi geliyor.

"Sonra bizim 5 çocuğumuz daha olacak en az 10 çocuk eder hep birlikte geldiğimiz zaman. Birde arkadaşlarımız falan da gelirse oho.."

Deyip elimi salladım. Prenses'im tatlı tatlı gülümserken bir anda gözleri ışıldadı.

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin