i

4.7K 375 124
                                                  

•

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


"Hey, Taehyung oppa!"

Taehyung kendisine seslenen tiz sesle kapadığı gözlerini açıp, sese dönerek gülümseye başladı. Küçük kız ufacık elleriyle onu kendisine doğru çağırırken uzandığı çimlerden kalkıp ve çocukların toplandığı yere doğru ilerlemeye başlamıştı. Yanlarına geldiğinde ise hepsinin farklı telde koşup zıpladığını fark edince kıkırtısını bırakmaktan çekinmedi.

"Sonunda geldin oppa, hadi sende bizimle beraber şu kaçan kelebekleri yakalamaya çalış." küçük kızın heyecanlı bir şekilde bir eliyle uçuşan kelebekleri gösterip diğer eliyle onu kolundan tutup sürüklemesine ses çıkarmadı ve onun çektiği yöne ilerledi.

"Hem senin boyunda kocaman eminim bir tane değil bir sürü kelebek yakalarız bugün."

Taehyung hiç sorun etmeden çocuklara katılıp onlarla beraber gün boyu havada uçuşan kelebekleri yakalamaya çalıştı. İtiraf etmek gerekirse bir çiçeğe konan kelebeği fark edip kanatlarından yakalamıştı ama yüreği onu çocukların eline vermeye dayanmadığı için kimseye fark ettirmeden tekrardan salıvermişti gökyüzüne doğru.

Güneş onlara veda edip yerini ay'a bırakırken Taehyung hâlâ çocuklar ile beraber kırda bir o yana bir bu yana kelebek peşinde koşturuyordu. Heyecanları yüzünden vücutlarına çöken yorgunluğu bile göz ardı etmiş gibiydiler.

"Taehyung, çocuklar."

Uzaklardan gelen ses birçoğunun kulaklarını sadece yalayıp geçmekle kalmıştı.

"Hava neredeyse tamamen kararacak artık geri dönün."

Jimin sabahtan beri koşup zıplamaktan bıkmayan ekibin yanına ilerlerken bir yandan da sinirli ifadesini takınmaya çalışıyordu, ne kadar başarılı olabilirse tabii.

"Size sesleniyorum deminden beri beni duymuyor musunuz?"

"Jiminie"

Kalabalığın içinden küçük bir kız ayrılıp güzel omeganın yanına ilerledi ve bacaklarına sarınıp sevimli hareketlerle ona sırnaşmaya başladı. Jimin hareketlerle gülümseyerek, eğilip bacaklarına yapışan küçük kızı kucağına aldı ve yanağına küçük bir öpücük kondurdu. Şimdi yumuşamamalıydı, daha Taehyung'a fırça çekecekti.

"Taehyung, sana çocukları güneş batmadan önce geri getirmeni söylemiştim. Onlarla oyuna dalıp havanın kararmasını nasıl fark etmezsin?"

Sesi istediği gibi sinirli çıkınca sevinmişti ama karşısındaki arkadaşının omuzları düşüp, bakışları kenetlenmiş ellerine indiğini görünce bu sevinç oldukça kısa sürmüştü.

Evet ona kızgındı ama onu azarlayıp üzmek isteyeceği en son şey bile değildi.

"Ö-özür dilerim Jim. B-ben sadece onlarla beraber kelebek yakalamak istemiştim." parmaklarıyla oynanıp, yerdeki toprakla oynarken karşısındaki arkadaşına bakmaktan olabildiğince kaçınıyordu Taehyung. Bu yüzden sesi oldukça kısık ve kurduğu cümleler ise anlaşılmaz geliyordu.

is there somewhere, taejinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin