11.) UKALA GELİNİM.

18.2K 1.2K 124
                                        


O gün seni ilk kez gördüğümde en başından kaderimin seninle olacağını anlamıştım. Sen duygularının tek taraflı olduğunu sanarken benim sana olan duygularımın yıllar öncesine dayandığından bihaberdin.

Ben seni yıllarca beklerken sen hayatıma öyle bir anda çıkageldin ki, o gün bilmeden bana verdiğin armağan; sana duyduğum aşkım olmuştu.

UKALA GELİNİM.

❝Kaderin ağı beni sana bağlarken kalbimin mührünü sana sunmak teslimiyetin başlangıcı olmuştu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

❝Kaderin ağı beni sana bağlarken kalbimin mührünü sana sunmak teslimiyetin başlangıcı olmuştu.❞

EVARA SARAYI:

Evara ülkesini yakıp kavuran sıcaklıkla bunalan genç adam şınav çekmeyi bırakarak doğruldu. Emri altındaki askerleri onun durması ve ayaklanamasıyla durmadan şınav çekmeye devam ettiler. Hem generalleri olduğu hem de ordu liderliğini yapan komutanları durun komutunu vermeden duramazlardı. Baş lider alnından yüzüne doğru süzülen ince ter damlalarını elinin tersiyle silerken derince nefeslendi. Saatlerce talim yapmaktan yorgun düşmüştü bedeni. Koyu mavi bakışları avcı misali askerlerinin hareketlerinde gezinirken onlarında bugün için yeterince çalıştıklarına kanaat getirerek durmaları için emir verdi. "Bu kadar yeterli!" Ses tonu sert ve buyurgandı.

"Emredersiniz!" Askerler anında hazır ola geçerek komutanlarına selam verdiler. Yürüyüşlerini bozmadan sıra hâlinde giden askerlerin ardından bakarken daha eğitim vermesi gereken sekiz bölük vardı. On iki kubbeli gece kulesine yalnızca ülkenin dörte bir kısmı olan askerler eğitim görmek için getirilir. Yakıcı keskin bakışları yanından geçen -iri, güçlü- otuz bin genç erde gezindi. Henüz hepsi yolun başındaydılar. Orduya girmeleri için daha fazla çalışıp talim yapmaları gerekiyordu. Bu nedenle her sabahın beşinde tüm askerler onu hazır olmuş bir hâlde eğitim alanında bekliyorlardı.

Evara ülkesinin ordusu beşe ayrılıyordu. Biri şehri koruyup kollayan gece nöbetcileri, diğeri saray dışında eğitilen asker ki, bu askerler sınırda görev yapmaktalar. Üçünücü rütbe kraliyet ailesini koruyan muhafızlardan oluşuyor. Dördüncüsü sivil görevlilerden ve en sonuncusu ise halk tarafından çok az bilinen ve görülen Gölge timinden oluşuyordu. Evando, kral ve meclis üyeleri tarafından görevlendirilen iki zorlu mesleği tek başına sırtlanırken adımlarını kuleye doğru yönlendirdi. Ülkenin ordu yönetiminde kraldan sonra tek yetkili kişi oydu. Generaliği bırakmadığı içinde hem askeriye de hem de tüm ordu yönetiminde söz sahibi olmuştu. Çok küçük yaşlarda aldığı sert kuralarla dolu eğitimlerle zamanla her konuda başarılı ve donanımlı bir asker olmuş, aldığı onlarca ünvanlarla adım adım üst seviyeye çıkmayı başarmıştı. Ok tutan eli hiçbir zaman hedef şaşmıyordu. Kılıç tutan eli o kadar hızlı hareket ediyor ki, karşısında savaşan rakibini daha onun atak yapmasına izin vermeden savuruyordu.

SUYUN FISILTISI (1)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin