1. Bölüm ''ŞAKA!''

17.8K 422 53

Merhaba, yeni okuyucularım. Kitaba ilk başlayanlar, İlk bi kaç bölümü acemice yazdım. Ama daha sonradan kendimi geliştirdim ve yazımı düzelttim. Bölümlerin ayrıntısını arttırarak, yazışımı düzeltiyorum. Vote ve yorumlarınızı bekliyorum.. KEYİFLİ OKUMALAR!

Öpücükler ve bukleler..

Geçmiş, insanı gerçekten kovalar mı? Aslında insanın attığı her adım, ağzından çıkan her kelime geçmiş değil mi? Annem, benim için ne kadar çabalasa da ona karşı aşırı bir sevgim yoktu maalesef ki.. Babam, her gün bize işkence etse de, özlemini duyduğum tek şey babamdı. Onun bana sarılmasını, kızım demesini o kadar çok isterdim ki. Benimle gurur duymasını. En çokta bu yüzden ayakta kaldım aslın da. Onun için, beni sevmeyen, hayatımı zehir eden adam için. 'Seninle gurur duyuyorum kızım' kelimesi için. Beni okuldan almak için açığımı arayan adamı notlarımla sevindirmeye çalıştım ben, evlendirip yollamak için çabalayan adamı masumluğumla avuttum. Bir işe yaramadı. Asla yaramayacak. Son denemem de, onun için değil, kendim için çabaladım. Ve kazandım.. Uzak bir şehre, büyük bir okula, yeni hayatıma burs kazandım. Hayatım, normalde hayatım kitaplardan ibaret. Okumaktan, başkalarının hayatlarını ziyaret edip, onlarla gülerek onlarla ağlamaktan ibaretken. Şimdi onların hayatına özeniyordum. 

Geleceğim için önemli bir adım olan liseyi şehir dışında özel bir okulda okuyacaktım. Kazanmıştım, yüzde yüz burs kazanmıştım. Yatılı değildi, yurda verecek paramız da olmadığından bir ev kiralayarak part time işe girip çalışacaktım.

Gidecektim, bana olan sevgisizliğine hep sevgimle karşılık verdiğim babamdan, beni bu kadar sevmesine rağmen sevmekte zorlandığım annemden gidecektim. 

Kendi kendimi kurtarıp daha sonra annemi kurtaracaktım, babam belki ileride bir gün 'seninle gurur duyuyorum.' diyecekti. Valizimin fermuarını kapattığım da annem kapının orada dikilmiş ağlıyordu.

''Gitme diyemem kızım, biliyorum.'' Başımı kaldırarak ona doğru gülümsedim.

''Döneceğim anne, söz veriyorum.'' Bana doğru bir kaç adım atarak, üzerinde oturduğum yatağa oda oturdu. Elinin tersiyle yanağımı okşadı. Alt dudağı sürekli titriyordu, saçlarından bir kaç tutamı yüzünde ki yaşlar sebebiyle yüzüne yapışmıştı.

''Sana güveniyorum kuzum, başarılı olacağını biliyorum...'' İki avucunun arasına başımı aldığın da bana doğru eğilerek alnımı öptü.

''Seni seviyorum kızım ve özür dilerim..'' Burnumun direği sızlarken dolan yaşları geri itmeye çabaladım.

''Ben de seni seviyorum anne, affedildin.'' Hazır olan valizimi elime aldığım da annemin geleceğim için biriktirdiği parayla gittiğim yerde bir kaç ay idare edebilirdim.

Odanın eski kapısından dışarı çıkarken gecekondu tarzında ki evimizin sevdiğim bahçesine doğru yürüdüm. Babam gelmemişti, beni son bir kez görmek için bile gelmemişti.

Babam beni hiç sevmemişti...

-1 HAFTA SONRA-

Sonun da evimdeydim, benim evimde... Burada kiralar o kadar da pahalı değildi. Bir öğrenci evi tutmuştum buradan bir tanıdıkla görüştürmüştü annem beni. Ev eşyalı idi, sabah daha alarm çalmadan okul için kalktığım da temel hazırlıklarımı yaparak aynanın karşısın da kendimi süzdüm.

Sıradan bir kızdım işte, çok abartılı olmayacak şekilde güzeldim de... Her şey yolunda gibiydi de bu sene lise sonuncu sınıftım, yaşımı doldurmuştum. Garip bir heyecan karnımın alt kısmından beni esir alırken duruşumu dikleştirdim.

BELALI SERSERİMBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!