UNUTANLAR ;

Bir onceki bolumun basindaki aciklama ve sonunu okusa yeterli arkadaslar.

Sinavlar yuzunden gecikeceğini soylemistim.

ÇAĞRI'dan  ;

Kendimi yüz üstü bir şekilde ikili koltuğun üzerine bırakmıştım. Yüzüm Kumsal'a dönük kolum ona sarılıydı.

"İyi misin ?" Dedikten sonra elini yanağımda gezdirdi. Sıkıntılı bir nefes vererek aralık olan gözlerimi tamamen kapattım.

Ondan beklemediğim bir cesaretle beni öperek sakinleştirmeye çalışmıştı. Bir tür sinir krizi geçirmiştim sanırım. Belki de annemin dediği gibi deliriyorumdur.

Gözlerimi tekrar açtığımda onun endişeli gözleriyle karşılaştım ve doğum gününü mahfediyor oluşum kafama dank etti.

"Bir şey yok. Partine dönelim. "

"Saçmalama. Bu halde mi ? "

Ayağa kalktığımda ağrıdan patlayacak gibi olan kafamı umursamadım.

"Ne varmış halimde ? " Konuşurken boy aynasında kendimle göz göze geldim.

Başımda kanı kurumuş bir yara , dağılmış saçlar,baygın gözler.. Bu halimle bile oldukça çekici görünüyordum.

Dudaklarımı yalayıp yerdeki tişörtümü elime alırken kaşlarımı kaldırdım. "Ben iyiyim."

"Ama ben değilim."

"Kumsal." dedim bıkkınca.

"Ben uyuyacağım Çağrı. Sen o kadar istiyorsan doğum günü partime geri dönebilirsin."

Üstüme geldiğinde canımı sıkıyordu.

"Başım. Üvey babam yaptı. Kavga ettik. Oldu mu ? "

"Üvey baban mı ??? "

Üvey babam olduğunu ona söylememiştim. Bilmesi de gerekmiyordu.

"Evet. Neden bana söylemedin deme. Çünkü kimse bilmiyor ve bilmeleri gerekmiyor."

" Nasıl oldu ? "

Umursamazca cevap verdim.

"Sinirlendi. Ve bardak fırlattı. Kırılan parçalardan biri de kafama isabet etti. Oldu mu ? "

Kumsal donukça beni izlerken gözlerimi devirdim. Aklıma o sahne gelip duruyordu. O adam anneme dediklerime karışamazdı. Kendini kim sanıyordu ?

Ah, elbet bunu ödeyecekti.

"Bu kadar yeterli." diye mırıldandım. " Şimdi geliyor musun ? " deyip kapının kolunu indirdim.

Tabi ki kıpırdamamıştı !

"Kumsal. Hadi gidelim, güzelim."

"Hayır. Burda, sadece seninle olmayı kesinlikle partiye tercih ederim."

Hafif aralanmış dudaklarımla şaşkınca bakarken iyi olduğumu hissetmesi için muzipçe sırıttım ve yanına ilerleyip yayıldım.

"Ne var ? Neye gülüyorsun ? "

Bakışlarımı tavandan ona çevirdim.

"Sana. Bir problem mi var, ayı ? "

" Of, var ya. Neden hep böyle yapıyorsun ki ? Değişken öküzün tekisin."

Kahkaha attım. Sadece bazı şeyleri içime atıyordum. Ya da her şeyi olabilir.

"Ve sen bu öküzü seviyorsun."

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!