HATIRLATMA

Dudaklarımı ıslatıp bir süre düşündüm. "Onu seviyordum."

Justin beni şaşırtarak "Biliyorum" dedi.

Garip bakışlarımı ona atarken. Açıklamak istermişçesine "Başkasına ait" dedim.

Sally'e aitti.

Omuz silkti "Evet"

Evet cevabını umursamıyormuş gibi söylemesi aklıma takılırken önceki cevaplarımı düşündüm. Ikimiz de kırılmıştık... O eşi, ben de komik bir şekilde olmaya sevgilim tarafından. Tek merak ettiğim, onun cidden umursamamasıydı. Madem öyle ben neden bu kadar üstüne gidiyorum?

Sorduğu soruya gereken cevabı verdiğimi düşünerek Ben ona sordum;

"Gerçekler canını acıtmıyor mu?"

Yeni fark ettiğim yaşlanmış gözlerimle ona döndüm, başını yere eğmiş duyamayacağım tonda mırıldanıyordu.

"Dediklerin canımı acıtıyor"

25.BÖLÜM

Güne donmuş ayak parmaklarımla ve tutulmuş boynumla merhaba! dememin ardından belimi hamur gibi gören Justin'in kollarına maruz kaldığımı fark ettim. Beni bilinçsizce sıkarken nefes almak tamamiyle imkansızdı ve bu, biz insanlar için nefessizlikten ölme tehlikesiydi. Hoş, son anlarımı Justin'in kollarında geçirmek o kadar iyi fikir değildi.

Tutulmuş boynumu fazla zorlamadan onu dürtükledim. Bedeni hafif kıpırdasa da, kolları betondan farksızdı. Yanağımın içinde birikmiş hava moleküllerini sinirle salıp tekrar tekrar -dürtüklemeyi- denedim.

"Uyan."

İtaatkar çıkan sesim ona göre sinek vızıltısıydı. Ben nefessiz bir şekilde konuşarak geberme şansımı yükseltirken, son sözümün "Uyan" olmasıysa ayrı bir utanç kaynağıydı.

Eğer bunu bir kitaba ekleselerdi; Justin için de kötü olurdu. Sonuçta okuyucular, Justin'in öldürmek için kişinin akciğerlerine baskı yapma stratejisini değiştirmesini, katillere önder olabileceği nitelikte olduğunu düşünürdü. Ayrıca çok değerli son sözlere "Uyan" diye yenisi eklenmesi tamamiyle utanç vericiydi.

Düşünce balonumu, yarattığım iğneyle patlatıp yanımda uyuyan Okyanus kokusuna baktım. Eğer kolları bu kadar sert sıkmamış olsaydı Okyanus' u doyasıya çekebilirdim. Fakat aklıma Justin'in kullanmak üzere olduğu uyuşturucu, içkiler gelince Okyanus kokusunun çürüdüğünü düşündüm.

Konu Justin olunca en sevdiğim parçaları; parfümü ve doğal Okyanus kokusu oluyordu.

Derin nefes alıp "Artık uyan!" Dedim. Tek yaptığı nefesini boynuma üflemek oldu "Burada Uyuyan Güzel ben olmalıyım, cidden seni kim uyandıracak?"

" Ha?"

Sonunda sesim, henüz kapıları açılan kulağından girebilmişti.

Beni lastik misali sıkan kolları gevşediğinde aceleyle ondan uzaklaştım.

Onunla aynı yatakta uyuyakalmak bile hataydı.

Gözleri beni bulduğunda kirpikleri kaşlarına değebilecek boyuttaydı. "Sen nerden çıktın?" (Gshsgdjshd aklıma ne geldiğini biliyorsunuz gshdhd :D)

"Bunu sana sormalıyım Bieber. Hem yatağımdasın hem de üstünde benim kıyafetlerim var."

"Zaten sevmemiştim. Betonda yatsam daha iyiydi."

Alaylı tavrı içtenlikle sinirlenmeme neden olurken sadece göz devirdim. Düne dair bir parça bile hatırlamıyordum -Onu uyuşturucuyla yakalamam hariç- , büyük ihtimalle Justin'de hatırlamıyordu.

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!