29.Bölüm ~SENİ KORUMA DUYGUSU~

777 56 37

Kumsal'dan

Barış'ın Annesi "Aha! Kızlar bakın size bahsettiğimiz oğlanlar bunlar." dedi gülümseyerek. Kızlar bağırarak "Ne?" diye bir tepki koydular ortaya. Kızlarla sürekli olarak birbirimize bakıyoduk. Barış annesine ' Senin burda ne işin var' der gibi bakıyordu. Kafasını bana çevirdiğinde eliyle saçlarını karıştırmaya başladı. Afallamıştı 'Ben neyin içine düştüm der' gibiydi. Ben tamamen onu izlerken. Çağan koşarak annesinin yanına geldi. Çağan annesine " Eee bizi tanıştırsanıza anne. Kim bunlar?" diyip sırıtmaya başladı. Sonrada Barış, Barlas ve Ateş'i çağırdı ama Barlas hala şok için de Asena'ya bakıyodu. Asena utanmıştı. Barlasa böyle yakalanması onu utandırmıştı. Barlas'ın şoka girmesi de normaldi. Asena gibi birinin mezdeke de kıvırtması normal değildi ama komikti. Ateş "Barlas oğlum gelsene buraya." diyip kolundan çekti ve sürükledi.

Hepsi annesinin yanına geldiği zaman karşı karşıya geldik. Ateş sütten çıkmış ak kaşık gibi anasını yanın da duruyodu. Çağan sırıtıyordu. Barlas hala aynıydı. Barış da sürekli olarak gözlerini benden kaçırıyıdu. Ateş'in annesi "Kızlar işte bizim oğlanlar bu benim oğlum Ateş." dedikten sonra hepsi teker teker piçizleri bize tanıttı. Asu "Biz zaten onları tanıyoruz." dediğinde Barış'ın Annesi "Yaa ne kadar güzel birbirinizi tanımanıza çok sevindim. Bi gün bize de gelin olur mu. Hatta akşam yemeğine de gelin." dediğin de Barış'ın yüzü güldü. Sevinmişti. Allahım ben bu çocuğun ne kıskançlıklarını anlıyorum ne öküzlüğünü ne de sebepsiz gülüşlerini. Barış annesine hiç çekmemiş onu anlıyordum sadece . Annesi çok tatlı çok enerjik bir kadın. Barlas'ın annesi. " Oğlum siz niye böyle uzaksınız. Bide arkadaşsınız. Hadi beraber oynayın. "dediğin de Çağan'la Alesya'dan bi gülme geldi. Alesya sanki kendini en başından beri gülmemek için zor tutuyormuş da sonunda patlamış gibiydi. Anneleri yanımızdan gittiğinde baş başa kaldık. Tabi etrafımız da göbek atan 40-50 yaşlarında kadınlar var.

Farklı bir mezdeke müziği çaldığında Çağan koltuğun üstünde ki kalçaya bağlanan şıngırtılı şeyleri aldı ve kendine bağladı. Çağan " Hanımlar hadi oturmaya mı geldik?!" diyip oynamaya başladı. Alesya Çağan'a gülerken Çağan "Ne gülüyorsun hiç oynayan erkek görmedin mi? Sizde az önce çok güzel oynuyordunuz." dedikten sonra Alesya ve Çağan karşılıklı oynamaya başladılar. Biz onlara gülerken onlar kıvırtıyodu. Ateş "Ne oldu Asu hanım moraliniz mi bozuldu? Oynamıyorsun? Az önce çok güzel kıvırtıyordun." dediğinde Asu "Yaaa! Aynen moralim bozuldu. Senin o suratını görünce moralim yerle bir oldu. Modumu düşürdü senin tipin." Ateş "Töbe de kızım çarpılıcan valla şimdi." dedi sırıtarak. Asu "Ben sana çarpmıyım da mâazallah çarparsam sadece ben çarpmam çünkü." diyip bize baktı. Onlar laf dalaşına girerken. Barlas hala Asena'ya bakıyordu ki Asena dayanamayıp "Ne bakıyorsun lan. Ayı mı oynuyor burada?!" dedi. Barlas "Evet oynuyordu. Az önce burada aç bir ayı kıvırtıyordu. Onu hayranlıkla izliyorum bende." dedi. İltifat mı etti. Gömdü mü anlamamıştım. Barlas'ın dediğine gülmeye başladık. Asena ise sinir olmuştu. Anneleri hala bize bakıyodu. O sıra da içeriden bizim annelerimiz de geldi. Allah'ım bu gün bizim ölüm günümüz heralde. Piçizlerin anneleri ve bizim annelerimiz konuşmaya başlayınca gözlerini sonunda bizden aldılar ve konuşmaya daldılar. O sıra da Barış kolumdan tutup beni kimsenin olmadığı bir kısma götürdü. Tek kelime etmeden peşinden gidiyordum. Bu sefer nedense itiraz edesim gelmedi ama sürekli olarak arkama bakıyordum annelerimiz bize bakıyormu diye. Gözden kayboldukları zaman önüme dönüp Barış'a baktım. "Barış yeter artık bırak kolumu." dediğimde. Tek kelime dâhi etmedi. Bir kaç adım daha attıktan sonra durdu ve beni koluyla arkasından kendi önüne sürükledi. Sırtım duvara yaslandığında. "Yine ne oldu? Bu sefer neden beni alıkoyuyorsun?" dedim. Barış "Kumsal." dedi ve bıraktı. "Efendim." dedim ve yüzünü incelemeye başladım. Barış "Bana neden bunu yapıyosun? Ben seni herkesden sakınırken sen neden sürekli olarak başkalarıyla beni cezalandırıyorsun ve sinir krizlerine sokuyorsun." dediğinde şok olmadım değil. 'sinir krizlerine sokuyorsun' dediği an sinirlenmişti yine. Ama benim takıldığım kelime o değildi. 'Sakınmak' kelimesiydi." Sen neden beni sakınıyorsun ki ben kendimi koruyabilirim. "diye çıkıştığım da. Barış" Evet biliyorum sen kendini koruyabilirsin ama bende ki bu seni koruma duygusu ne olucak Küçük Hanım. "dediğinde içimde bir şeyler olmaya başladı. Yanaklarım yanıyordu. Yerin dibine girmiştim utancımdan. Donup kalmıştım. O ise sadece gülümsüyordu." Neden öyle bir duygu var?" dediğimde biraz zorlanmıştım. Barış'ın bana karşılık olarak verdiği cevap "Bilmem sence neden olabilir. Bir erkekte bir kızı koruma duygusu varsa. Sence ne olabilir." dedi. Hala sırıtıyodu. Onu denemek adına bir soru sordum. " Bilemiyorum artık ne olabilir. Hem benim etrafımda beni koruyabilecek biri var zaten. Oda Anıl. Sana ihtiyaç yok. "dediğimde sinir olmaya başladı. Barış" Allah'ım sen bu duyguları beni sınamak için mi verdin bana yarabbim." diyip yukarı doğru baktı. Barış" Bana bak Kumsal o çocukla görüşmüyorsun bundan sonra. Bora da olanların yaşanmasını istemiyorum. Senin üzülmeni istemiyorum. Sen cidden 3 günlük tanıdığın çocuğa mı güveniyorsun? Yoksa bana mı? Ben seni bu güne kadar inciticek bir şey yaptım mı? Seni üzdüm mü? " dediğinde elleri yine yüzümdeydi. Aslında haklıydı. Bana bu güne kadar hiç zarar vermemişti. " Aslına bakarsan sana güvenmiyorum. Anıl daha güvenilir biri." dedim. Yine sinir olmuştu. Onun yerine Anıl'ı seçmem sinirlendirmişti. Haklıydı bir nebze olsa da. Onun sinirlendiğini görünce yanından kaçmaya çalıştım ama kolumdan tuttu ve geri çekti. Barış " Lütfen bana bunu yapma. " dedi. Kolumu ondan kurtarıp sonunda sordum. İçimde tutamadım. Meraklı kişiliğim bu soruyu sor gitsin diyordu. Sen de kurtul bende der gibi. "Bana karşı ne düşüncelerin var Barış." dediğimde afallamıştı. Bu soruyu sormamı beklemiyordu. "Ben artık bıktım. Bu kıskanmalarının anlamsız yaptığın hareketlerin hiç birini anlamıyorum." dediğimde. Kendine doğru çekti. Arada gözüm dudaklarına doğru gitse de sürekli kaçırıyordum ordan. Gözlerimi onun gözlerine kenetledim. Bana daha çok yaklaşıp yanağıma küçük bir öpücük kondurdu. O kadar masumdu ki. O öptüğü sırada gözlerimi kapadığımı bile fark etmemiştim.

PSİKOZLARBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!