Yine o klişe sabahlardan biri. Sabahın 6'sında yani sabahın köründe her ne kadar yataktan çıkmak istesem de çıkmak zorundaydım. Biraz yatakta kıvrandıktan sonra yataktan çıktım ve şirin mi şirin ayıcıklı terliklerimi giyindim. Lavaboya gidip yüzümü yıkadıktan sonra dişlerimi fırçaladım. Doğruca odama gidip hemen üzerime basic bir beyaz t-shirt ve kot bir pantolon giyindikten sonra üzerime bir kot ceket, elimede kahvemi alıp evden çıktım.
İçinde neredeyse 100'e yakın yolcu taşıyan sıkış sıkış otobüse bindim. Bu otobüsten sağ çıkıp okula gitmek tam bir MU-Cİ-ZE!!
"Siz...siz o sunuz? Aman allahım inanamıyorum. Rüyada falan olmalıyım." suratındaki saşkın ifade ile bana dönmüştü.
"Beyefendi iyi misiniz?"
"Hiç bu kadar iyi olmamıştım."
"Ne saçmaladığınızı farkında mısınız? Çabucak yanımdan uzaklaşın yoksa polis çağırmak zorunda kalacağım."
"Hayır, hayır. Kötü bir niyetim yok. Yazdığınız tüm kitapları okudum ve tüm repliklerini ezbere biliyorum. Kitaplarınız tam bir şaheser."
"Sanırım beni başka biriyle karıştırdınız. Ben hayatımda hiç kitap yazmadım."
"Bakın herkesi kandıra bilirsiniz ama beni ASLA!!¡" Allahım lütfen artık üniversiteye gelmiş olalım yoksa ben bu deli ile baş edemem. Keşke başka birşey dileseymişim.
"Bakın sadece bir imza istiyorum. İmza almadan peşinizi bırakmam."
"Bela mısın nesin, ya?Düş yakamdan."
"Sadece bir imza. Lütfen."
"İmzalarsam düşecek misin yakamdan?"
"Evet... evet"
"Ben bahsettiğin kişi değilim ama madem peşimi bırakacaksın, nereyi imzalıyorum?"
"Bu defteri imzalaya bilirsiniz. Çok çok teşekkür ederim." derken suraratında kocaman bir gülümseme vardı. Gözlerinin içi parlıyordu.
Sınıf kapısına doğru ilerledim. "Eee, niye gitmiyorsun?"
"Benim sınıfım burası." Neşeli yüz ifademden eser kalmamıştı. O ise suratıma sırıtarak şaşkın şaşkın bakıyordu. Hayatımda duyduğum en büyük darbeli cümleydi. Suratıma adeta bir Osmanlı tokatı yemiş gibi hissediyordum.
"Bu-b... olamaz." Yüzümün şekilden şekile girdiğine adım gibi emindim.
Hızlıca yanından ayrılıp sıralardan birine yerleştim. Ben o manyakla aynı sınıftaydım. Bir imza ile yakamı bırakacaktı. Ama...offf offf!!!
Benim adımda Zenan'sa ben bu çocuktan kurtulacağım.
YOU ARE READING
Berceste
Teen Fiction"Yanlış olduğunu bile bile yürüdüğüm yoldun sen" arkamdan avazı çıktığı kadar bağırdı. Söz vermiştim kendime, geri dönmek yoktu. Eğer geri dönersem olanları sindiremeyeceğimi biliyordum ve eğer geri dönersem hiç birşey eskisi gibi olmayacaktı. Sakın...
