Özgür'ün anlam veremediğim bakışları altında toplantıya konsantre olmak imkansız ötesi bir şey.. Ama bundan sonra burada çalışacağım için işlere adapte olmamgerekiyor. Neyseki Doruk ben herşeyi yoluna koyana kadar bana yardım edecek..Birkaç kişinin ayaklanmasıyla düşüncelerimden sıyrıldım ve toplantının bittiğini anladım. Harika. Odada sadece ben, Doruk ve Özgür kaldığımız da kaçma istediğim daha da arttı.

"Bundan ne zaman haberim olacaktı? Sonuçta beraber iş yapıyoruz. Daha önce öğrenmeliydim."

"Haklısın ama sonuçta Miray yeni bir ortak değil, sadece mekan değiştirdi."

Özgür'ün ona yapılan bu süprizdan hoşlanmadığı her halinden belliydi. Bir yanım gayet normal tepki veriyor dese de diğer yanım seninle aynı ortamda çalışmak istemiyor diye bas bas bağırıyor. Tabi ben o yanıma kulaklarımı tıkıyorum..

"Neyse madem bundan sonra beraber çalışacağız aramıza hoş geldiniz Miray Hanım" deyip elini uzattığında şaşırdım. Ama çaktırmamaya çalışarak elini sıktım.

"Bizim çalışma stilimiz daha farklı gelebilir. Sİzin kısa biir adaptasyon sürecine ihtiyacınız olabilir. Yarım saat içinde yeni aldıımız iş ile ilgili ayrıntıları konuşmak için sizi odamda bekliyor olacağım." deyip çıktığın da bir karış açılmış ağzımla arkasından baktım.

"Bu da neydi şimdi Doruk?"

"Bilmiyorum bende şaşırdım"

"Fazla resmi olmadı mı sence de bu konuşma?"

"Bilmiyorum"

"Ya sen neyi biliyorsun??"

"Üzgünüm Miray kafam karıştı. Ama sanırım işin zor."

"Nasıl yani?"

"Bir süre beraber çalşacaksınız ya seni zorlayacak bence."

Bu da ne demek bakışlarımı atarken sustum.

"Sen istedin Miray.. "

"Demek savaş istiyorsunuz Özgür Bey.. Savaşalım bakalım.."

"Ne demişler savaşma seviş"

"Zevzek zevzek konuşma Doruk."

"Hadi hadi sen dosyaları kap da git daha fazla bekletme"

"Hahah deli edeceğim onu"

"Deli edeceğim derken sen deli olma da"

Ona ters ters bakarken dosyaları aldım ve Özgür'ün odasına doğru yürümeye başladım.

Kapının önüne gelince derin bir nefes aldım ve kapıyı taklatıp içerigirdim. Gördüğüm manzara karşısında sinirlerim tepeme çıktı. Özgür'ün sekreteri olduğunu öğrendiğim kız ona bazı dosyalar gösteriyor. Daha doğrusu göğüs show yapıyor. Ben Özgür'ü geri alayım buraya uygun yaşlı bir teyze bulmazsam neyim..

"Siz çıkabilirsiniz Sevda Hanım"

Sevda denen kadın kalçalarını sallaya sallaya çıkarken Özgür'ün gözleri benim üzerimdeydi. Ayağa kalkıp büyük masaya geçti.

"Gel burda rahat rahat çalışalım"

"Peki" demekle yetinip yanındaki sandalyeye oturdum. Birden aklıma gelen hain planı uygulamaya geçirdim. Kazara elimden düşen kalemi -kesinlikle kaza canııım- almakiçin eğilince önce bacağımı bacağına sürttüm kalkarken de göğsümü bacağına sürtünce kasıldığı 1 kilometre öteden belli olacak şekle girdi..

Aniden ayaklanıp odanın mini mutfağı olarak düşündüğüm kısma doğru ilerlerken sonra vazgeçti dönüp hızla bana doğru yürümeye başladı. Dudaklarımız buluştuğunda bir kaç saniye direnmeye çalışmış olsamda sonra onun istekli öpüşüne karşı koyamadım ve karşılık vermeye başladım. Hangi ara koltuğa geçtik, hangi ara ben Özgür'ün kucağına oturdum farkında değildim. Dudaklarımdan boynuma doğru inerken ağzımdan kaçan inlemeyle gerçek hayata döndüm. Hızla Özgür'ün kucağından kalkıp odayı terkettim. Göz yaşlarımı ne kadar tutmaya çalışsam da benden izinsiz bir şekilde akmaya başladılar. Onu o kadar çok özlemişim ki.. Dudaklarında ki tadı aldığımda bunu daha iyi farkettim. Kendimi odama atıp hemen çantamı alıp asansöre yöneldim. Asansör gelir gelmez binip aşağı indim. Arabama binince önce bir bara gidip içmeyi düşündüm. Ama daha sonra beni daha iyi hissettirecek bir şey geldi aklıma..

Her Şey Sensin |Tamamlandı|Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!