17.Bölüm ~İLİŞKİ DURUMU KARIŞIK~

645 59 24

Kumsal'dan...

Barışla bakışıyorduk. Onun bana baktığını hissedince bende ona baktım. Göz göze geldik. Göz göze gelmemize ragmen hala bana bakıyordu. Gözlerini sadece bana dikmişti ve hiçbir şey yapmıyordu. O bana baktıkça benim de onun gözlerinin içine bakasım geliyordu. Sanki gözleri beni kendisine çekiyordu. Öyle derin bakıyordu ki karşısında eriyip bitiyordum. O an kafama bir şaplak yedim, yememle birlikte "Hayvan oğlu hayvan" demem bir oldu. Asena kafama vurmuştu. Bi baktım arkamdan da Alesya cimcikliyor "Derimi deştin amk salağı" dedim. Alesya "Hayırdır Kumsal hanım manzara nasıl? Güzel mi?" dedi bir yandan da gülüyordu."Aman ne manzara götümün manzarası. Gördün mü Alesyacım bak yanında bi manzara daha var. Bakcan mı?" dedim pis pis sırıtıyordum. Alesya hemen kafasını çevirip baktı. Barış'ın yanında Çağan oturuyordu. Çağan'la göz göze geldiler ve hemen gözlerini bana çevirdi. "Nasıl manzara güzel mi?" diyip kızlarla gülmeye başladık. Alesya "Heeeheeee çok güzel mütüş türünün son örneği." deyip göz devirdi. Biz kızlarla hala kahkaha atıyorduk. Asu "Onu bunu bırak siz niye bakışıyordunuz Barış'la" dedi ima kurarak. Ardından Asena "Evet niye bir birinize bakıyordunuz. Ben onun o gözlerini oyarım. Bir şeyde haklı çıktı diye ona hiç bir şey yapamayacağımı düşünmesin." dedi. "Bilmem bana baktığını hissettim ben de ona baktım sonra bir anda dalmışım." dedim. Alesya "Hıhıhıhıhıhı kesin dalmışındır."dedi ve piç gülüşünü yaptı. Bende ona göz devirdim ve önüme döndüm.
Bir yanım hala Barış'a bak diyordu. Tahtaya bakarken arada gözüm ona kayıyordu ve hala bana bakıyordu. Bir ara derste telefona girmeye başladı. Bana doğru kafasını sıraya koydu ve telefona giriyordu. Bir süre sonra zil çaldı ve ders tarihti yani yan yana oturucaktık. Birden sıcak basmaya başladı. Ellerim ayaklarım istemsizce tutmuyordu sanki. İçimde garip bir duygu vardı. Heyecanlanıyordum nedensizce. Kızlarla tenefüse çıktık ve her zaman yaptığımız şeyi yaptık yemek yedik. Asena "ne istersiniz" niye sorduğu zaman hemen atlayıp "HOŞBEŞ AL!! " diye bağırdım. Herkes bize baktı o an. Tabi piçizler de ordaydı onlar da baktılar ama Barış yoktu yanlarında değildi gözüm onu arıyordu. Gözlerim onu bulduğu zaman kantin de bir kıza çikolata alıyordu. O an yüreğime bir öküz oturdu. Beynim durmuştu resmen yutkunamıyordum. Yemek yiyesim gelmemişti. Artık en çok sevdiğim hoşbeş bile çekmemişti canım. O kız kim? Merak ediyordum. Sevgilisi mi? diye düşündüğüm zaman içime bir şey oturdu. Ardından Asena'nın sesini duydum" Yok sana hoşbeş falan içim dışım hoşbeş oldu yaa." dedi ve gidip kızlara karam ve caramio aldı. O an Barış bize doğru baktı ve hemen kızla birlikte kantinden çıktılar. Kızlar çikolatalarını yerken sınıfa gidiyorduk. Yerler değişti Barış yanımdaydı ve bana telefonundan bir fotoğraf gösterdi. Bu Bora'ydı. Bora ve Merve bir birlerine sarılıyorlar ve Bora onu öpüyor. Barış her bir fotorafı geçtiği zaman daha kötü oluyordum. Fotoğrafları göstermeyi bıraktı ve derse döndü. Ben sadece tahtaya bakıp gözlerimin dolmasını engelliyordum. Yaşlarımı serbest bıraksam sonu olmayacağını biliyordum. Kendime yediremiyordum. Bir ara sıraya yattım ve dersin sonunun gelmesini bekledim. Son 5 dk kala kafamı kaldırmıştım. Gözlerim yanıyordu kim bilir ne haldeler. Kıpkırmızı olduklarına emindim. Barış bana döndü ve son bir şey gösterdi. Bora ve Merve'nin ortak hesabı ve hesabın biyografi kısmında çıkma tarihleri vardı. Tarihi gördükten sonra göz yaşlarıma engel olamadım ve yavaş yavaş iniyolardı göz yaşlarım. Benimle çıktığı günün 2 gün sonrasında Merve ile çıkmaya başlamış ve biz onunla 1 hafta sevgiliydik. O beni aldattı bunu hazmedemedim. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşıyordum. Çok kötüydüm ve kalbim ağrıyordu. Zil çaldı çıkış saatiydi ve ben hemen buradan gitmek istiyordum. Çantamı aldığım gibi okuldan koşarak çıktım. Hava kapalı ve yağmurluydu. Koşarak kaçarken kalbim sıkışıyordu, yürüyemiyordum. Arkamda Barış'ın "Kumsal dur bekle!" diye bağırdığını duydum. Ona rağmen hala koşuyordum. Delicesine ağlıyordum. Durduramıyordum kendimi. Ara sokaklardan birinde yere yığıldım ve ilk defa böyle bir duygu yaşıyordum. Kalbim sıkışıyor ve nefes almamı sanki birisi engelliyordu. Nefes almam gittikçe zorlaşıyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum ve saçlarımı yolarcasına çekiyordum. Birden Barış geldi "KUMSAL!!" diye bağırdı. Benimle birlikte oturdu ve bana sarıldı ve ben hiç bişey yapmadım ağlayışım arasında onun bana sarılması huzur gibi gelmişti. Sarıldığı an sanki daha fazla göz yaşlarım iniyordu ama böyle devam edemezdi. Fazla sürmesine izin vermeden hemen ittim kendimden. Şaşırmıştı ve yine yüzümü avuçlarının arasına almıştı. "Ben sana dedim. O siktiğimin pezevenki seni üzücek dedim ama sen beni dinlemedin güvenmedin." dedi. Konuşmasına devam ederken "YETER!!" diye bağırdım. "Bana bunları söylemek için mi peşimden geldin. O gösterdiklerin yetmezmiş gibi bide karşıma geçmiş ben sana demiştim diyorsun." Ayağa kalktım ve yağmur daha fazla yağmaya başladı. Sırılsıklam olmuştum. Üşüyordum ama düşüncelerim ve duygularım o kadar kabarmıştı ki üşüdüğümü takmıyordum. Neden böyle şeyler olmuştu? Bora bunu nasıl yapardı? Gözlerim yanıyordu. Akıtacak göz yaşım kalmamıştı.

PSİKOZLARBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!