16.Bölüm ~SARMA~

En başından başla

Yüzümü buruşturdum ve Erkan Hoca'yı dinlemeye başladım. Bir süre sonra zil çaldı. Biz de sınıfa çantalarımızı almaya gittik. Uzun bir gündü ve hepimizin eve gidip dinlenmeye ihtiyacı vardı.

Çağandan...

Zil çalınca bizimkilerle aşağı iniyorduk. Sıla'nın beni öpmesi yüzünden sinirliydim ve bunu Alesya'nın gözü önünde yapmış olmam aklıma gelince nedense kötü hissediyordum. Ateş "Salak niye konuşmuyorsun hiç Sıla'yı götürdün alttan alttan pezevenk." Diyince yan yan ona baktım. "Ben götürmedim kız yapıştı." Dedim. Barış "Kızlar da gördüler sizi psikolojilerini nasıl bozmuşsunuzdur artık." Diyerek güldü. Aklıma Alesya'nın panikle sınıftan çıkması gelince nedense gülemedim. Kaan'la dolaşmasının intikamını istesem alırdım ama onu üzmeyi istemiyordum. İntikam almamda durduk yere saçma olurdu. Sebebini bilmiyorum ah! lanet fasulyeler aşkına.

Alesya ve arkadaşları aşağı iniyorlardı. Ateş hızlı davranıp Asu'ya çelme taktı. Asu da yere kapaklandı. Kumsal öne çıkıp "Hayvanoğlu hayvan ne çelme takıyorsun kıza." Ateş'le Kumsal tartışırken Barış'ta olaya dahil oldu. Ben ise Alesya'ya bakıyordum ama o hiç bir şekilde bana bakmıyordu. Suratım anında düşerken Alesya'yla göz göze geldik.

Aslında sadece onla değil herkes bana bakıyordu ama niye? "Ne var lan?" Dedim. Barlas bana dönüp "Allahın at kafası telefonun çalıyor." Elimi anlıma vurup arayana baktım. Annem mi lan o? "Çağan akşam evde ol sarma yaptım yavrucum." Kulaklarım sarmayı duyunca mutlu olmuştum. "Sarma sultanım benim olmaz mıyım hadi byby." Arkamdan bir gülme sesi gelince telefonu kapayıp baktım. Alesya domuz gibi gülüyordu.

"Domuz musun kızım sen az yavaş gülsene." Yüzünü buruşturup dudaklarını büzdü. Bu kız neden bu kadar tatlıydı."Sen kendine bak be habeş maymunu. Ah! Tabi bir maymunu öpünce maymun olman çok doğal." Gözlerini devirip ilerledi. Arkadaşlarıyla beraber gözden uzaklaştılar.

Ben hâla ağzım açık bakıyordum. Kafama bir şaplak inince kendime geldim. Barlas "Yürü allahın belası yine düşürdün şunların ağzına bizi." Benim şaşırdığım şey Alesya'nın kıskanmış olma ihtimaliydi işte şimdi keyfim yerine geldi. Hemen telefonumu çıkarıp erik dalı açıp oynamaya başladım. Ateş gözlerini pörtletmiş Barış'la beraber bana bakıyordu. Barlas "Allah belanızı versin ben gidiyorum." Diyerek uzaklaştı. "Barlas bebeğim nereye gidiyorsun gel bura-" kafama yine bir şaplak yiyince Barış"Pezevenk ne yapıyorsun rezil olduk." Dedi.

Bütün okulun haykırarak güldüğünü görünce gözlerim Sıla'ya kaydı. Bana doğru geliyordu. Derin bir nefes alıp verdim. "Çağan akşam görüşelim mi?" Ateş Barış'ı dürtükleyip 'bak bak piçe bak' diyordu. Sıla'yla görüşmek değil. Konuşmak bile bana sıkıntı veriyordu ve sarma varken Sıla da kimmiş? "Hayır canım sağol sen kendine bulursun nasıl olsa kapın sıralı." Dedim ve Barlas'ın peşinden yürüdüm. Kız eminim ağızı açık bir şekilde kalmıştı.

Aklımda ki Alesya'yla ilgili olan düşünceler varken Sıla'yla ilgili bir düşünce olması mümkün değildi. Ya da en azından bana öyle geliyordu. "Beni eve at Barlasbebeğim." "Ben seni başka bir yere atıcam şimdi." "Beni ne kadarda çok seviyorsun kanka." Ateş'le Barış'ta arabaya binince Barlas bizi teker teker eve bıraktı.

Eve girince aklıma geldide bir döngü içerisinde birbirimize laf sokmuştuk. Alesya bana ben Sılaya laf sokmuştum. Direkman odama çıktım ve telefonumu elime aldım. Alesya aktifti hemen yazmaya başladım.

DİŞİ GORİLE

ne yapıyon lan allahın dişi gorili.
17:42

Dişi goril yazıyor...

Çağan benim numaramı nerden buldun ***

DİŞİ GORİLE
Ben bulurum sen söyle bakayım ne yapıyorsun.

PSİKOZLARBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!