Beylerbeyi Sarayı 23

4 3 0
                                          

Emre: Mustafa senden bir şey rica etsem Beylerbeyi Sarayının navigasyon'dan açabilir misin?

Mustafa: Tabi ki de hemen açıyorum zaten hemen şurada ya çok yakın

Emre: Evet yakın biliyorum ama yolu biraz değişik dönüp dönüp duracaktık galiba öyle hatırlıyorum.

Mustafa: Ahah aynen yolu biraz değişim ama olsun ya yakın zaten son durağımız o Jackson ile Gavinin uçak saati de yaklaşıyor hemen buradan oraya geçeceğiz oradan onları uğurlayıp bizde kaldığımız yerden devam ederiz.

Emre: Bu arada Jackson sizin uçak saat kaçtaydı?

Jackson: Hm bizim uçak 16.00'da

Emre: Ohoh çok iyi o zaman biz 14.30 gibi oraya gideriz.

Mustafa: Aynen öyle bu arada Köprüden geçtikten sonra ikinci aradan sağ girip oradan sol yapıp düz gitcekmişiz.

Emre: O ne öyle ya neyse artık umarım buluruz bulamazsak düz yoldan gideriz.

Mustafa: Ahah aynen bu arada ben müzik açayım da biraz enerji gelsin.

Jackson: Ya şey var mı Alan Walker?

Emre: Ne Alan Walker mi oha var tabi ki de olmaz mı o benim en sevdiğim müzik ve sanatçı.

Jackson: Oha sen ciddi misin?

Emre: Evett hatta dur açıyorum hemen

Güzel bir müzik ile beraber yollarına devam etmektedirler. 20-25 dakikalık bir yolculuğun ardından Beylerbeyi Sarayına gelmektedirler.

Emre: Hadi bakalım ikinci sarayımıza hoş geldiniz.

Jackson: Ahha saray turuna hoş geldiniz

Gavin: Yalnız saraylar da saray yani :))

Mustafa: Ahah burası Türkiye siz ne sandınız?

Jackson: Ahaha gerçi öyle burası Welcome to Turkey

Emre: Ahaha bu bile öğrenmiş yaa olay :)) Yes of course I love You Turkey

Mustafa: Hadi hadi girelim zamanımız gidiyor.

Hızlı bir şekilde güvenlikten geçerek müzeye giriş yapmışlardır.

Emre: Bu müzede de bize rehber eşlik edecek mi acaba?

Mustafa: Evet babam onu halletmiş hatta rehber bayah eski ve bayah bilgili bir rehber olduğunu söylemişti.

Emre: Vay behh hadi bakalım gelsin görürüz.

Mustafa: Yalnız rehber yanımızda :))

Emre: Whattt?

Emre biraz domates moduna girmiştir.

Rehber: Merhabalar

Emre: Hadi behh :))

Mustafa: Ahah iyice kızardın.

Emre: Ya neyse merhaba :)

Rehber: Arkadaşlar bu gün benim misafirimsiniz sizlerle beraber bu eşsiz güzel müzeyi gezeceğiz ve gezdikten sonra sizlerle beraber bir yorgunluk kahvesi içeceğiz umarım memnun kalırsınız.

Jackson: Yani bu sözünüzden sonra bence herkes memnun kalır.

Rehber: Bakalım gezip göreceğiz hadi gezimize başlayalım hep beraber gezerken bir yandan bende size tarihçesini anlata yayım.

Gezgin ve Meraklı Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin