TURKISH - lacusberra

6 1 0

2. Ters Olasılık by lacusberra

"Aşk bir duygu olarak başlar ama devam etmek bir seçimdir. Ve kendimi her geçen gün daha çok seni seçerken buluyorum."

Justin Wetch


Zifiri karanlığın içinden çığlık sesleri yükseliyordu. Ne olduğunu anlamak için seslere daha bir odaklanmış ama bir türlü ne olduğunu anlayamamıştı. Gözlerinin önündeki karanlığın içine bakmak istercesine göz kapaklarını daha bir açtığında o dehşet verici manzarayla karşılaşmıştı. Etrafa saçılmış bir çok insan kanlar içinde yatıyor ve aldıkları darbenin verdiği acıyla inliyorlardı. Kanlara bulanmış koyu zifiri asfalt yolun üzerinde devrilmiş bir yolcu otobüsü ve bir araba dumanlar içinde öylece duruyordu. Arabanın üstüne elektrik direği devrilmiş şoför koltuğunda oturan kişi sıkışmış birinin yardım etmesi için bağırıp duruyordu. Arabanın yakınına baktığında yan devrilmiş otobüsten benzin büyük bir alana yayılmış elektrik direğinden ise minik kıvılcımlar saçılıyordu. Dehşetle arabanın içinde başka biri var mı diye baktığında adamdan başka kimse yoktu. Diğer insanlar ise kazanın sert darbesinden olsa gerek oldukça ileriye fırlamışlardı. Ayrıca adama yardım eden başka bir kimse de yoktu. Hışımla ayağa kalkmak istediğinde karnındaki dehşet verici acıyla yere kapaklandı. Eliyle kapattığı yarasına dönüp baktığında karnının oldukça şiş olduğunu fark etmişti. Ve bacaklarının arasından akan sıcaklık kan değil suydu. O zaman hamile olduğunu anlamıştı. Ama kaybedecek vakit yoktu. Adama birinin yardım etmesi gerekiyordu.

Yerden eliyle destek alarak bu sefer daha temkinli hareketlerle ayağa kalktı. Karın kaslarını sıkarak kalkmış olacak ki kasıklarına sert bir ağrı saplandı. Ama buna aldırış etmeden tüm gücüyle yürümeye başladı. Kaybedecek vakti yoktu. Her an burada büyük bir patlama olabilirdi.

Adamın yanına geldiğinde kapıyı zorladı. Kumral saçlı genç adam eli yüzü kan içinde cama vuruyor ve bağırarak ona;

"Kapı kitlendi camı da açamıyorum!" demişti. Zorlamaktan vazgeçmiş ve etrafında camı kıracak bir şeyler aramaya koyulmuştu. Yerden taş bulabilir miyim diye bakınmış ardından aklına bagaj gelmişti. Adamın yanına tekrar koşup ona:

"İçerden bagajı açabilir misin?" diye sordu. Adam hemen eğilmiş ve düğmeleri zorlamaya başlamıştı. Bagajdan tık sesi gelmiş ve açmayı başarmıştı. Bagajın içini hızla karıştırıyor zerzavatlardan camı kırabilecek sert bir cisim arıyordu. Aynı zamanda adamın sıkışmamış olması için de dua ediyordu yoksa bunca çabası boşa gidebilirdi. Eline kriko ve bijon anahtarı gelmişti. Hangisini seçeceğini ve nasıl kullanacağını dahil bilmiyordu. Bijon anahtarında karar kılıp koşarak camın önüne geldi.

"Hey adın ne bilmiyorum. Orada sıkışmadığından emin misin?" Adam zar zor duyduğundan yüzünü buruşturmuş ve neredeyse cama yapışmış bir halde onu anlamaya çalışıyordu. Tekrar bağırarak sorma gereği duydu. O zaman anlamış olacak ki sağına soluna bakmış ve yere bakarak ayaklarını kontrol etmişti.

"Sanırım ayağım sıkışmış kımıldatamıyorum."

"Hay aksi!" diyerek ağzından bir küfür savurmuştu. Kendisi içinde çok vakti olmayabilirdi. Harcadığı enerji ve zorlanmadan ötürü burada bayılıp düşebilirdi. Acilen doğru kararlar alması gerekiyordu. Bu yüzden ön camı kırmaya karar verdi. Olanca gücüyle cama vurmaya başladı. Beklediğinden çok daha fazla sertti. Her ne kadar bunu yapabileceğine inanmasa da denemek zorundaydı. Aklına daha iyi bir fikir gelmiyordu. Tam bu esnada arkasından birisi ona seslendi.

Valentine's Day Contest 2019 AnthologyRead this story for FREE!