42~ "Koyun lan bu. "

502K 27.2K 9.1K

MrsDamla ya sevgiler djdnnsms

ÇAĞRI'nın anlatımı;

" Eylül ?.."

Kuzey'in sesiyle kaşlarımı çattım ve duymamış gibi yapıp kapıyı iki kez tıklatıp içeri girdim. Kumsal'ın ona bir şeyler sorduğunu duyabiliyordum.

Yakın zamanda Eylül babasını bulup onunla görüşmüştü. Zavallı adamın kızından haberi bile yoktu. Hatta o adamı birkaç zaman boyunca... kendi babam sanmıştım. Annem bana yine yalan söylemişti. Eylülle babalarımız bile farklıydı. Ve hala beni saçma sapan konuşmalarına katmak için arıyordu.

Düşüncelerime son verip kafamı iki yana salladım.

" O çığlık da neydi prenses ? " dedim yatağına oturarak.

" Abi kabus gördüm. O yüzden. "

Hemşire bize gülümseyip dışarı çıkınca Eylül'e kapıyı gösterdim.

" Ooooo yavrumlar gelmiş !!! " diye heyecanla bağırdı.

" Evet yavrum. Seni kontrol edelim dedik. "

Can göz kırptı.

Gülsüm Eylül'ün yanına geçince ona sarıldı.

Doktorlarıyla konuşmuştum. Annemin Eylül'e eve gelen güya iş arkadaşlarını kimseye anlatmaması için ona istismarda bulunduğunu söylemiştim. Ama parayla her işin içinden sıyrılınılıyor.

" Bu kim ? "Dedi Kumsal'ı göstererek.

Kuzey de nereye kaybolmuştu ?

" Eee.. Bir arkadaşım. Kumsal. "

Elimi enseme götürdüm. Kumsal da yatağa yaklaşıp çekingence "Selam." Dedi.

Gülsümle Can, Kumsal'a rahatlaması için kaş göz yapınca Eylül gülümsedi.

"Siz de mi arkadaşsınız ? "

" Kardeş demek istedin sanırım ? " Can gereğinden fazla gururlu bir şekilde konuşunca güldüm.

" Vay o halde, seni sevdim Kumsal. "

Biraz Eylülle vakit geçirdikten sonra hastaneden çıktık. Kuzey gitmemize yakın odaya uğramıştı ve kardeşimle aralarında garip bir bakışma geçmişti. Şaşkınlık gibi.

Ben okula bir sene geç başladığım için Kuzeyle aramda bir yaş vardı. Benim 16 yaşındaki kız kardeşimle ne alakası olabilirdi ki ?

Bunu çözecektim.

Otele geldiğimizde bir şeyler atıştırıp havuza yöneldik. Kuzeyse işi olduğunu söyleyip yanımızdan ayrıldı. Tişörtümü umursamazca fırlatırken Kumsal'ın bu hareketimi izlediğini görüp yarım ağız güldüm.

Takla atarak havuza daldım. Amacım sadece onun tepkilerini izleyerek kafamın biraz olsun dağılmasıydı. Ve bingo !!

"Ağzın açık bakacağına sen de gelsene ? " dedim yüzümden aşağı sular kayarken.

Sinirle kaşlarını çattıktan sonra cazibeme dayanmayarak havuza atladı. Yüzeye çıkmasına izin vermeden ona küçük bir öpücük bahşettim.

Annem ve Eylül hakkında düşünmemem gerekiyordu.

" Islakken çok çirkin oluyorum. " deyip saçlarını dağıtınca kafamı yana yatırıp ona baktım.

" Bekle. "

Konuştuktan sonra yanına yaklaşıp ıslak saçlarını dağınık ama güzel bir hale getirmeye başladım. Susmuş hareketlerimi izliyordu.

" İşte şimdi çok seksi oldun, bebeğim. " Hızla yanağını öptüm.

Kumsal  şaşkınca gülerken benim duymadığımı düşünerek " Ben seksi değilim. " diye mırıldandığında duyduğumu belli ederek cevap verdim.

" Mm öyle mi dersin ? "

" Şu sesi yapma... "

Havuza sırtımı dayamayı kesip yan döndüm ve omzumu yasladıktan sonra Kumsal'ı da tutup kendime çektim. İçimden de ne  olur kafamı dağıt güzelim diye bağırıyordum.

" Çok eğlenceli ama, sen de denemelisin. "

" Bilerek yaptığını biliyordum. " dedi suratıma su atarak.

" Mmm.."

" Şunu yapmanı sevmiyorum. "

Ellerini omzuma koyduktan sonra ittirmeye çalıştı. Siz kızlar bunun hiçbir işe yaramadığını hala anlamadınız mı ?

Bu kadar beklemem bile benim için yeterliydi. Yakıcı bir gülümseme yolla ve hiçbir sinyal vermeden feleğini şaşırtacak türden öp. Ben de işler böyle işliyordu.

Başımı yüzü hizasında eğdim. Nefeslerimiz birbirine karışırken kafama arkadan bir top çarptı ve böylece Kumsal'a kafa atmış oldum.

Kahretsin. Resmen bir kıza kafa atmıştım.

"Ah ! " diye inleyip elini alnına götürdü.

Bu kelimeyi canının acıması dışında bir konuda kullanması gerekiyordu. Lanet olsun.

Arkamı dönüp topu atanlara baktım. Bizim yaşımızdaki iki çocuk bize doğru yüzdüler.

" Pardon-" Kıvırcık saçlı durup Kumsal'a baktı. "Ah, top kıza mı geldi ? "

" Çok üzgünüz ya iyi misin ? " dedikten sonra da omzuna dokundu.

" Tamam ya bir şey yok. " dedi Kumsal çocuğun elini iterek.

Onu kale almayıp elini tekrar omzuna koyunca beni acayip bir şey sardı.

" İyisin ama değil mi ? "

Şuna bak, öküzlük sıfır. Saçlar falan da kıvırcık.. Koyun lan bu.

Kumsal cevap verecekti ki sözünü kestim.

"Voleybol topuyla havuza girmek.. Mmm gerçekten çok iyi bir fikir gençler. Çünkü, ben de birazdan size gireceğim. "

" Anlamadım ? " dedi koyun olan.

Anlaması için tane tane konuştum.

"Geri bas diyorum. O el hayırdır diyorum. Sikerim diyorum. "

" Ağzını topla lan. " deyince alaylı bir sırıtış sergileyip kaşlarımı kaldırdım.

" Benim ağzımın, bir sorunu yok. Ama seninki biraz sonra aynı kalacak mı ? Mm Emin değilim."

Çocukla arkadaşı bana doğru ilerleyince gülmeye başladım. Ve kıvırcık olanın bileklerinden tutup arkadakine de öldürücü bir bakış attım.

" Kafam eminim ki toptan daha serttir. Senle de deneyelim ister misin ?"

" Kes sesini - Ah ! "

İşte sesini böyle keserler, koyun.

Kumsal " Caaan ! " diye bağırınca, Can bize doğru baktıktan sonra telefonunu bıraktı ve havuza atladı.

"Hiyaaaaaaaheeyyyt "

Meşhur bağırışını yapıp koyunun arkadaşına yumruk geçirdi. İşte benim adamım.

Gülsüm de bizi destekleyen bir bağırış yapıp suya atladığında Kumsal'ın istemsizce sırıttığını gördüm.

" Hey, hey ne yapıyorsunuz durun ! Hemen. " dedi Kerem koşarak.

Geldi yine, tipini siktiğim.

*****

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!