Öncelikle bugün Umut'un yani Tyler'ın doğum günü. Bölümü yetişirmek istedim :D Bu bölümü kitabın reklamını yapan kuzenime ithaf etmek istiyorum umarım beğenirsin :))

Multimedia Alin. 

Playlistte ise karakter tanıtımı var bakarsanız sevinirim İyi okumalar.

Odama çıktıktan sonra bizimkilerle konuşmuştum. Yarın öğleden sonra bir gibi kafede kızlarla buluşacaktık. Elimizde başka bir şey olmadığı için mecburen Özge'nin fikri üzerinde yoğunlaşmıştık. 

Okul yolu üzerinde olan üç kırtasiyeye gidecek aynı marka not kağıdı var mı diye bakacaktık. Biraz düşününce oldukça saçma geliyordu. Adama gidipte ne soracaktık ki. Acaba birileri gelip sizden destelerce postiş aldı mı diyecektik.

Katilin kurban peşine düşmekten ince ayrıntılara yer vermeyeceğinden bahsetmiştik ya her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen psikopat biriyse, illaki ikinci bir planı vardır. Fazla umutlanmamakta fayda vardı.

Kendi evimde ve güvende olmanın verdiği rahatlıkla gece geç saatte yatmıştım. Yatağım gece sanki daha bir rahat gelmişti. Deliksiz bir uyku çekmiştim. Ne annem uyandırmaya ne de Eren yatağımda zıplamaya gelmişti.

Pencereden içeri giren günışığının açısına bakılırsa  öğlene yakın bir zamandaydık. Tam Özge gibi konuşmuştum. Su saatinden güneş takvimine varana kadar her şeyi bilirdi. Bizse daha hangi ayda olduğumuzu bilemiyorduk bazen.

Genellikle yazın tatilde yaşanırdı bu durum. Okuldayken dakikaları sayardık, yaz tatilinde ise hangi ayda olduğumuzu bilemezdik.

Esneyerek yatağımdan kalktım ve bilgisayar masama doğru ilerledim. Odamda fazla eşya olmaması işime geliyordu. Olduğundan daha büyük gözüküyordu. Genellikle kahverenginin tonlarını kullanmayı tercih etmiştim. 

Giriş kapısının orda çalışma masam, karşı camlı duvar ile bitişik olan  yatağım ve giysi dolabımla oldukça sadeydi. Gösterişten her zaman nefret ettiğim için kendi odamı düzenlememe izin vermişlerdi.

Yatılı liseye başlayalı beri yaz tatili haricinde pek fazla kullanmıyordum. Annem misafir odası yapmaya çalışsa da sağolsun babam geri döneceğimi hatırlatarak karşı çıkmıştı. Yoksa birde şimdi odayı eski haline döndürmek için uğraşacaktım. Nasıl olsa bir yere gitmiyordum, Alin ve Özge'ye bugün müjdeli haberi verecektim. 

Laptopum masanın üzerinde hala açık duruyordu. En son konuşmalara baktıktan sonra yeni bir e-mailin geldiğini farketmiştim. Özge'den gelmişti.

"Saat birde Krepen Cafe'de canlar. Geç kalmayın çok işimiz var."

Saate baktığımda onbuçuğa geliyordu. Sıcak bir duş almaya vaktim olabilirdi. Kahvaltıya inmeden aradan çıksın diye havlumu alarak banyoya gidip suyu ayarladım. Sonraya bırakırsam kesinlikle üşenirdim.

İşim bittiğinde saçlarımı kurutarak kendi odama geçtim. Dolabımın karşısına geçerek kıyafetlere göz gezdirmeye başladım. İyi olanları yanıma almıştım. Geri kalanlar ise pazarda markette giyilebilecek türdendi.

 Aralardan bulduğum dar olmayan lacivert kotumu ve İstanbul yazılı t-shirtlerimden birini alarak üzerime geçirdim. Güneş olsa bile ısıtmayacağına bildiğim için ince siyah hırkamı da giyindim. Kim katilin peşinde mendille dolaşmak ister ki?

Aşağıya indiğimde bir buçuk saatim daha vardı. Bu kahvaltı yaparken keyif yapabileceğim anlamına geliyordu.

"Günaydın" diyerek kokular gelen mutfağa geçiş yaptım.

ÖLÜM LİSESİ(BİTTİ)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!