10.Bölüm ~TEMİZLİK GÜNÜ~

669 57 50

Asu Lina'dan...

Sabah ''KIZLAAARRR!!! Hadi kalkın yaa!!'' diye bir böğürme sesiyle gözlerimi açmıştım. Daha doğrusu açmaya çalışmıştım. Çünkü büsbütün kaplayan bir el vardı yüzümde. Sinirle eli yüzümden iterken kimin eli olduğuna baktım. Tabi ki de her zamanki gibi Asena'nın eliydi. Ben tekli koltuktaydım o diğer koltuktaydı. Asena nasıl yaptıysa iki koltuk arasında köprü şeklindeydi. Hayvan gibi yayılmıştı. '' Allah'ın SALAĞI!! Ne işi var elinin yüzümde lan!'' diye Asena'ya kızarken Kumsal hala öküz gibi böğürüyordu. '' Ya kalksanızaa!! Alesya'nın yanına gidelim hadi. Evini batırdık kızın temizlemedik. Ailesi bugün geliyormuş.'' dedi. Bunu duyunca gözlerim hemen açıldı tabi. Tamamen aklımdan çıkmıştı. ''Hassiktir! Biz onu unuttuk ya la.'' diye tepkimi ortaya koydum. Fakat aklıma bir şey dank etmişti. LAN BU KUMSAL NASIL BU SAATTE KALKTI?! Hemen Kumsal'a yönelttim bu soruyu. '' Lan sen nasıl kalktın bu saatte?'' deyip saate baktım. OHA!! Lan saat daha 7'ydi! '' Valla ben de bilmiyorum kanka. Kendiliğimden kalktım. Zaten fazla olmadı kalkalı. Ya hadi kalk da şu malı da uyandıralım.'' deyip Asena'yı işaret etti. Üffleyip yerimden kalktım. Kalkar kalkmaz Asena'nın üstüne hopladım. Hoplamaz olaydım. Hoplar hoplamaz beni üstünden fırlatmıştı HAYVAN!! Lanet olsun ki refleksleri çok iyiydi. Beni fırlatır fırlatmaz bağırmaya başladı öküz. '' Lan öldürürüm seni Asu!! Ne yapıyosun sen!! Korktum mal!'' dedi sinirle. Ben tabi eksik kalır mıyım? Kalmam! ''Salak sabahtan beri öğürüp böğürüyoz burda. Kulaksız mısın! Kalk hadi Alesya'nın yanına gidiyoz.'' dedim ve hala yatıyor olduğum yerden kalktım.

Direk banyoya koştum. Çabucak işlerimi halledip çıktım ve aşağı indim. Kızlar salonu toparlamıştı. Hemen hazırlanıp Alesya'ya doğru yol aldık. Yolda giderken bir fırının önünden geçiyorduk ki ben hemen fırına daldım. Çünkü poğaça, simit ve ekmek kokusu çok güzel geliyordu. Asena'da hemen gelmişti arkamdan. Kumsal ise sabır dileyerek bizi takip ediyordu. Hemen 8 tane mini açma şeklinde olan pizza, 4 tane simit ve 16 tane de karışık poğaça aldık. Hepsini paketlettirip çıktık. Hesabı ben ödemiştim malesef...

15 dakika da Alesya'ya gelmiştik. Camları kontrol ede ede bahçe kapısından içeri girdik. Oldukça sessiz olmaya çalışıyorduk. Çünkü sürprizimizin mahvolmasını istemeyiz dimi? Yavaşça kapıya yaklaştık ama kapıyı tabi ki de açamazdık. O yüzden arka tarafa yani mutfağın olduğu tarafa gittik. Şansımıza mutfağın kapısı açıktı. Mutfağın kapısından kafamı hafifçe uzattım ve ne var ne yok diye baktım. Alesya ortalarda yoktu. Kızlara dönüp bir komutan edasıyla '' Temiz!'' dedim ve askerlerin yaptığı ileri işaretini yaptım. Asena kafama bir tane geçirdi. '' Napıyon salak? Yürü saçma sapan hareketler yapma. Çarpcam bi tane daha şimdi ha!'' dedi sinirle. '' Ya mal napıyon ya?! Ne vuruyon ya? İki dakka havaya gircektim şurda.'' deyip kafama ovuşturmaya başladım. Acıtmıştı hayvan. Neyse operasyona dönelim. Yavaşça mutfağa girdik. mutfaktan salon gözüküyordu ve hemen mutfak kapısının yanında merdiven vardı. Merdivenin yukarısından kulaklarımızı kanatacak şekilde bir ses geliyordu. Sesine sıçtığım Alesya'sı şarkı söylüyordu. '' Where are you now?'' diye bağırıyordu salak. "Bu ne ya yeminlen kulaklarım gitti. Asu'nun sesinden sonra bu ses olmaz ya."dedi Asena isyan eder gibi. "Sesime kurban ol."dedik ve operasyona devam ettim.

Ben hala merdivenin yukarısına bakarken birden Alesya'nın ayaklarını gördüm. Hemen kızları da alıp geri çekildim. Mutfak kapısının yanına yan yana dizilip saklandık. Alesya içeri girer girmez Asena öküzü birden Alesya'nın sırtına hoplayıp öküz gibi böğürdü ''BÖÖĞĞ!!'' diye. Alesya korkuyla '' Asena senin ben varya. İnşallah bebeklerini yerken yere dökülürlerde aç kalırsın. Seni HAYVANN!'' diye bağırdı acıyla. Çünkü ikisi birden yerde üst üsteydi. "Töbe lan."dedi Asena Alesya'nın üstündeyken. Tabi Kumsal ve ben geri kalmayıp aynı anda birbirimize baktık. İkimizde aynı şeyi düşünüyor olmalıydık ki '' 1! 2! 3!'' diye bağırıp ikisinin üstüne hopladık. Hoplamamızla çığlık atmamız bir oldu. Çünkü yerde hiç bişey yoktu! Biz acıyla yerde kıvranırken Alesya ve Asena mal mal gülüyordu. ''Ulan neden kalkıyorsunuz? Neden lan neden kalkıyosunuz yerden?!!'' diye çığlık atarcasına bağırdım. Bağırmamla daha çok gülmeye başladılar. Daha çok sinirlenip kalkıp kovalamaya başlamaya çalıştım ama sadece çalıştım çünkü yerden kalkamadım. Lan fayansa düştük nasıl kalkayım. Her tarafım ağrıyor. Ulan ben bunun hesabını size sormaz mıyım?

PSİKOZLARBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!