8.bölüm ~KOMŞU ÇOCUKLARI~

763 65 51

Medya:Bora ve Kaan (Bora siyah saçlı Kaan sarı saçlı olan ;))

-

Alesyadan...

"Ah! Bu ben kendimi nerelere koysam." Saçlarımı yanlardan iki örgü yaparken bağırarak şarkı söylemeyide eksik etmiyordum. Aynı zamanda da kızlarla dün ettiğimiz kavgayı düşünüyordum. Hırsımı hâla alamamıştım. O kızların benden çekiceği vardı bu sene, En azından tek başıma değildim. Üç tane sağlam kızçem vardı. Sizce sırtım yere gelir miydi? Bu kızları çok sevmiştim uzun süredir böyle arkadaşlarım olmamıştı. Asu çok gülüyordu,Asena psikopat ve soğuktu ama biz onun içindeki cevheri görüyorduk,Kumsal çok güzel ve bakımlı biriydi. Bakımı yüzünden her yere geç geliyordu zaten salak. Ben mi? Ben sayko birisiydim. Dıştan ne kadar sessiz görünsemde insanların kuyusunu hiç beklemedikleri bir anda kazabilirdim. Boşuna kızlar bana sinsi salvador demiyorlardı.

Düşüncelerden kendime sonunda gelebilince saçlarımı örmeyi de bitirmiştim. Ardından okul için üstümü giyip aşağı indim. Annem bugün her zaman ki gibi şıktı ama resmi giyinmişti. Bir yere mi gidiyorlardı?
"Nereye bakalım Anasu." Annem bana dönerek "Günaydın bugün babanın toplantısı varmış. Toplantıdan sonra iş seyahati varmış. Bende onunla gideceğim iki gün kadar yokuz tek kalabilecek misin?" Kafamı olumlu anlamda sallıyıp kahvaltı etmeye başladım.

Kahvaltıdan sonra babam ve annem çıktılar bende onlardan bir kaç dakika sonra çıkıp kaldırımda yürümeye başladım. Kızları görür görmez at gibi koşmaya başlamıştım. Asena'nın sırtına atlıyıp "Günaydın!" Diye bağırdım. Asena hiç şeklini bozmadan" Ne kadar hafifsin lan piç!" Dediğinde kocaman bir şekilde haykırdım. Kumsal her zaman ki gibi ortalarda yoktu. Asu telefona bakıp sosyal medyada geziniyordu. Biz bu şekilde okula gidiyorken tanıdık birinin önden bir çocukla konuşarak gittiğini gördüm. Bir dakika bu Kumsal'dı. Çocukta maşallah baya yakışıklıydı. Kız biliyordu ağzının tadını ne diyebilirim ki? "Kızlar bakın şu Kumsal değil mi? Kumsallllllll!" Diye böğürünce kız doğal olarak şaşkınca arkasına döndü. "Hey! Kumsal." diyerek bir elimi havaya kaldırdım ve Asenacığım'ın sırtında debelenmeye başladım. Asena eliyle bacağımı cimcirince inleyerek elimi bacağıma götürüp çenemi kapadım. Kumsalın yanına varınca Yanında ki çocuk bize gülümseyerek baktı. Kumsal dişlerini göstererek ona gülüyordu. Tam ağzına çakmalıktı ama arkadaşımızı rezil etmiyek.

"Merhaba ben Bora" diyerek kendini tanıttı. "Ben Asena sırtımda ki piç Alesya ve yanımda at gibi sırıtanda Asu" diyerek gözlerini devirdi. Ben düz bir şekilde çocuğa gözlerimi dikmiş bakıyordum. Asu ise söylemeye gerek varmı? Hepimiz yolda yürürken -tabii ben hala Asenan'ın sırtında-yanımıza koşarak gelen sarışın bir taş varlık dikkatimi çekti. Bora çocuğu görür görmez "Hoşgeldin Kardeşim." Dedi. Ben bi kolumu Asenanın omzuna dayamış yüzümüde elime koymuş ona bakarken gözlerimiz kesişti. Doğal olarak affalladım ve kendime gelip salak salak hareketler yapmaya başladım. Ciddi anlamda dışardan görenler beni spastik sanabilirdi.

Çocuk hepimizi yeni yeni fark edince " Bunlar kim?" Dedi. BUNLAR? Bora denen çocuk hepimizi tanıtıp Kumsalın arkadaşları olduğumuzu belirtti. Kumsalı nereden tanıyorlardı ki? "Kumsalla nereden tanışıyorsunuz?" Diye bir soru attım ortaya "Karşı komşuyuz." Dedi ve gülümsedi. Başımı salladım ve önüme döndüm okul bahçesine geldiğimizde ben hala Asena'nın sırtından inmemiştim. Sınıfa doğru gidiyorduk. Bora ve Diğer sarışın çocukta bizimle aynı sınıftaymış aslında çocukları çok tanımıyorduk ama Çok samimi gelmişlerdi. Asenanın sırtından inip sarı çocuğun yanına gittim.

"Merhaba Adın ne?" Diyip at gibi sırıttım. Allahım ne kadar utanç vericiydi ama yinede tanışmak için bunu yapmak zorundaydım. Gülerek "Kaan senin?"diye yanıtladı. Arkadan Asunun " Bak bak piçe bak." Dediğini duydum. Haklı kız baya yavşak olmuştum şuan da "Alesya" dedim gülerek. Sohbet etmeye başladık.

PSİKOZLARBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!