Bu bölümü Eylül Clifford a geberlanzombi ye ve unuttugum diger kisilere adiyorum shkshkhkshks

Gözlerimi yüzüme gelen güneşle araladım ve Çağrı'yı uyandırmadan tipimi düzeltmek için banyoya gittim. Saçlarımı toparlayıp  yüzümü yıkadıktan sonra insan gibi göründüğüme kanaat getirdim ve tekrar yanına yattım.

İlk defa bu kadar erken uyanmıştım ve şu an canım sıkılıyordu. Biraz Twitter da gezindikten sonra telefonu bıraktım. Hiç uykum yoktu.

Yüzümü  Çağrı'ya dönüp parmağımı yüzündeki bölgelere bastırmaya başladım.

" Bip, biip , bibip, bipbubip. "

" Mmmm biip. " diye sırıtarak mırıldandı.

Gülmemek için kendimle savaş vermeye başladım. Kaybedeceğimi bildiğimden yüz üstü durduktan sonra kafamı yastığa gömüp kahkaha attım.

Kolunu belime dolayınca ona baktım. Uyuyordu. Gerçektekten çok mutlu hissediyordum. Tekrar aynı şeyi yapmaya başladım.

" Bip, bup, biip, bibip bipbupbap. "

Tam anlamıyla bir işsizdim.

Parmaklarımı yüzünde bipleyerek gezdirirken ani bir refleksle bileğimden yakaladı.

" Ne yapıyorsun Allah aşkına ? " sesi yeni uyandığı için boğuktu.

" Hiiiç. " dedim muzipçe sırıtarak.

" Şimdi seni bir biplersem görürsün.  " 

Kıkırdadığımda sırıttı. 

" Şöyle çocuk gibi davranmanı anlayamıyorum. "

" Sana da günaydın. "

"Günaydın güzelim.  " ellerini ensesinde birleştirip tavanı izlemeye başladı.

" Ee bugün neler yapıyoruz ? "

" Mm bilmem, ne yapmak istersin ? "

Başını bana çevirdi.

" Şu sesini öyle yapmasan ölürsün zaten. "

" Evet, ölürüm ne yapacaksın ? "

Gözlerimi kısıp ona baktım.  Tepkime gülümserken alayla bana bakıp alt dudağını ağzının içine aldı. Daha sonra komodindeki telefonu bana uzattı.

" Oha, saat daha 06:10 " dedim dehşetle.

" Ve beni bu saatte uyandırdığına göre.. iyi bir nedenin olsa iyi olur. "

"Canım sıkılmıştı... "

Yutkundum. İnanamayarak bana baktı.

" Ah bu hiç de iyi bir neden değil.  "

Kafasını iki yana salladı. Ondan nefret ediyordum. Canımın sıkılması da gayet iyi bir nedendi bence. Sonuçta bu da önemli bir olay.

Sinirle kaşlarımı çattım.

" Ne yapacaksın ? "

Biraz durduktan sonra güldü ve pencereden giren ışık gözüne geldiği için komodindeki güneş gözlüğünü alıp taktı.

Bir perdeyi çekmeye bile üşeniyordu.

" Gerçekten ama gerçekten, her seferinde bu soruyu sorup cevabını almaktan yorulmadın mı ? " dedikten sonra güneş gözlüğünün üzerinden bana baktı.

Kaşlarımı daha da çattım.

Güneş gözlükleriyle çok çekici gözüküyordu.

" Seni affettim. Şimdilik." dedi vücudumu süzerek.

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!