amis.

3.2K 197 165
                                    

Olivia küt kestirdiği sarı saçlarını geriye atıp sigarasını söndürürken hepimiz ona baktık. Bu grupta sevilmeyen biri varsa o da Olivia'dı ancak buna rağmen bir şekilde birbirimizi aynı masada buluyorduk.
"Im... Ne diyeceğimi hatırladım !" İşaret parmağını alaycı bir tavırla dudaklarının arasına götürdü. Bu işaretin ne anlama geldiğini, onunla takıldığımız iki senede çok iyi öğrenmiştik. "Buluşma bu gece... Maisie senin yeni aldığın saten elbiseyi giyebilir miyim ?"

Bana bir yararı dokunmadığını hatırlayınca, sinirlendim. "Giy."

•••••

Gecem o kadar berbat geçmişti ki, bir koltuğun üzerinde saatlerce dönüp durmuştum. Ayrıca biraz kafa dağıtmak adına yazdığım Antheia birazdan Bill ile dışarı çıkacağını söylediğinde kendimi daha da yalnız hissetmiş ve beyaz koltuğumu birkaç damla gözyaşıyla ıslatmıştım.

Antheia: Komşunun tam bir bela olduğunu duydum.

Maisie: Ah, sorma... Birkaç gündür ortalıkta görünmüyor.

Antheia: Onu mu dikizliyorsun ? ;)

Maisie: Hayır, Anth! Bu yanlış olurdu. Aramızda dokuz yaş var.

Antheia: Bizimle birlikte dondurma yemek istemediğine emin misin ?

Maisie: Size iyi eğlenceler :*

Antheia: :*

Telefonumun bir daha titremeyeceğini bildiğim için onu cebine sıkıştırdım, yavaş adımlarla merdivenlere doğru ilerledim ve yine yavaş adımlarla yukarı kata çıktım.
Odamda dolaşan Olivia'nın iğrenç parfüm kokusunu dağıtmak için bütün pencereleri açık bırakmıştım. Yatağıma girmeden önce onları kapatmam gerekriğini kendime söyleyerek cama ilerledim ve Jake'in odasının pencerelerinden birinin açık olduğunu fark ettim.

Hayır, onu izlemeyecektim.

O yüzden camımı yavaşça kapatıp, perdeyi yarasına kadar çektim. Yarısına kadar diyorum çünkü gördüğüm şey tüm uzuvlarımı kaskatı kesmiş ve aniden durmamı sağlamıştı.
Olivia, ellerini Jake'in omuzlarına sarmış onu öperken, Jake ise elbisenin altındaki poposunu sıkıyordu. Benim elbisemin.

Aceleyle az önce cebime sıkıştırdığım telefonu çıkardım, sinirle saçma bir şeyler yapmak istemiyordum fakat ilk kez bu denli derinde hissettiğim öfke tüm bedenimi titretiyordu.
Rehbere girip "Olivia'nın annesi" yazan kişiye tıkladım. İnce ve sürekli titreyen parmaklarımın mesaj atamayacaklarını bildiğim için onu aramıştım.

"Hey, Maisie ! Bir sorun mu var ?" Sesi cıvılcıvıldı. Yaptığımın onu üzüp üzmeyeceğini bir an kestiremedim.

"Ben... Olivia'ı gördüm..."

"Sorun ne, Maisie ?" Sesindeki enerji yokolduğunda, elimle alnıma vurdum. Yanlış yapıyordum.

"O-"

O sırada gözlerim, ne yaptıklarını görmek adına karşı cama kaydı.
Jake, ellerini siyah pantolonunun cebine sokmuş beni izliyordu. Üzerinde az önce gördüğüm siyah gömleği çıkarmıştı, o yüzden yapılı olan gövdesini rahatlıkla görebiliyordum ve bu, gözlerimi ondan çekmem gerekse bile beni birkaç dakikalığına duraklatmıştı.
Neden beni izliyordu ? Olivia neredeydi ?

"Ah ! Benzetmiş olmalıyım... Rahatsızlık verdiğim için özür dilerim." Telefonu hızla kapatıp yatağın üzerine fırlattım. Jake gözden kaybolmuştu. Bir an için onun beni duyduğunu ve Olivia'nın başının belaya girmemesi adına onu gönderdiğini düşündüm. Fakat bu saçmalıktan başka bir şey değildi. Olivia ne olursa olsun istediğini alırdı.

Ben düşüncelerim arasında odanın içerisinde bir sağa bir sola yürürken, bu aralar fazlasıyla çalan kapım düşüncelerimi bölmek istercesine çaldı. Artık kapının çalınmasına göre kimin geldiğini çok rahat anlayabiliyordum.

Ida kapıya hızlı hızlı yumruklar atardı. Agusto kapıya vurmak yerine zile basmayı tercih ederdiki bu beni aralarında en mutlu edendi.
Yeni gelen komşum ise, kapımı hep üç kere yavaş yavaş çalar, ardın da zaten açılacağını bilerek bir daha kapıya dokunmazdı.

Ve şimdi de tam olarak öyle olmuştu.

Beni öldürmeye gelmişti. Yine de bunu bilmeme rağmen kapıyı açan parmaklarıma içimden defalarca küfür ettim.
"Bir sorun mu var ?"

"Neden uyumadın ?" Ellerini cebinden çıkarmadan içeri geçerken sordu. Artık aramızda davet konusunun açılmadığını zaten öğrenmiştim. Davetsiz misafir olmayı seviyor gibiydik.

Esnedim. "Uyuyacaktım... Eğer," onun salona girmesini izledim. "Bir sorun yoksa uyuyacağım."

"Yok. Bu gece burada kalacağım."

staytonight. ||gyllenhaal. Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin