Deli | 101. Bölüm

2.3K 55 10

Hızla toparlandım ve derince nefes aldım, Jamie'de homurdanarak masasına yaklaştı.
"Gel!"
"Bay Vincent merhaba, fabrikada çalışanlar zam istiyor, bu konuda oldukça katılar, tüm işler durdu hiçbiri çalışmak istemiyor ve olay büyüyecek gibi."
"Yüzde kaç zam istiyorlarmış?"
"En az %20"
"Tamam, hepsine %30 zam yapılsın, işlerini yapsınlar, en ufak hatalarına atılırlar bilgilendir."
"Peki efendim"
Sonra çıktı, gülümseyip yanağından öptüm.
"Çıkıp kahve içmeye gidemez miyiz?"
"Gidebiliriz, ama birazdan tamam mı, son evrakları da sisteme girmem gerekiyor"
Başımı sallayıp karşısındaki koltuklara oturdum. Son derece işine konsantre olmuş çalışırken onun suratını izlemeyi seçtim...
"Bakma bana öyle"
"Nedenmiş o?"
"Beni tahrik ediyorsun, az önceki konuşmaya da geleceğim akşam..."
Güldüm ve camın önüne oturup sokağı izlemeye başladım. O kadar kalabalık, o kadar canlıydı ki dışarısı, kelimelerle anlatmaya gücüm yetmezdi. Her yer cıvıl cıvıl, arabaların korna sesleri bile rahatsız etmiyordu insanı..
bi' süre dalıp gittikten sonra Jamie'nin sesi ile kendime geldim.
"Pişt güzellik, ne var bu cadde de anlamadım ki, hadi gidelim diyorum"
"Hava çok güzel, insanlar da çok renkli baksana, nasıl huzur verici dışarısı.."
"Öyle bebeğim, hadi gidip bi' parçası olalım"
Gülümsedim ve uzattığı elini tuttum. Birlikte dışarı çıkıp o güzel cadde de yürümeye başladık.
"Alabama'yı çok sevmeye başladım... eskiden bu kadar sevmezdim."
"Bende öyle Jamie, burası bizim ordan çok daha huzur verici..."
"Belki bir gün, buraya taşınırız"
"Annemler ne olacak peki? İzin vermezler ki.."
"Kaç yaşımıza geldik haberin var mı Jess? Bir şeyler için izin almamız gerektiğine inanmıyorum.."
"Haklısın, belki bir gün Jamie.."
Başımdan öptü, kenarda bi' kafeye geçip oturduk ve çayımızı yudumlarken bi' süre sessiz kaldık.
"Tahminen ne zaman döneriz eve?"
"Benim işimin önemli bi' kısmı bitti Jess, fabrikada her şey yolunda, şirkette de öyle, yalnızca birkaç gün daha kalıp olayların akışını seyretmek istiyorum.. eve mi dönmek istiyorsun?"
"Hayır, tam tersine... buraya yerleşmeliyiz, her nasıl olursa olsun.."
Gülümsedi ve elimi tutup öptü, evlenip buraya taşınmayı öyle çok istiyordum ki..
"O da olur güzelim, Seattle'daki evi dönünce satılığa çıkartırız, satılır satılmaz da burada bi' ev bakmaya başlarız olur mu?"
"Olur, hemde çok güzel olur."
"İstersen hemen şimdi alabilecek güce sahibiz elbette, ama biraz tutumlu olmak ikimizinde yararına olacaktır"
Başımı sallayıp gülümsedim, gerçekten buraya taşınmak çok güzel olurdu.
"Burada kendime bi' iş bulmam daha kolay olur değil mi?"
"Çalışacak mısın?"
"Diplomamı evde dursun diye almadım Jamie"
"Ben çalışmanı istemiyorum"
"Çalışacağım Jamie"
"Ama Jess-"
"İtiraz etmeni istemiyorum, çalışacağım, lütfen sende bana destek ol.."
Derince nefes aldı ve başını salladı. Gülümseyip onu yanağından öptüm. Çayımızı içtikten sonra kalktık ve biraz caddelerde turlamaya başladık, hava kararmıştı.. Otele doğru ilerlerken koluna girdim.
"Bizimkiler hiç aramadılar fark ettin mi, şimdiye bin kere aramaları gerekirdi"
"Evet fark ettim, bende şaşırdım, biz mi arasak"
"Evet, böylece gece rahatsız edilmemiş oluruz"
Göz kırptı, gülüp hafifçe koluna vurdum ve onları aradım. Biraz sohbet ettik, ardından otele varmıştık. Ben Alabama'yı övmekten telefonu kapatamamışken Jamie kapat dercesine bana bakıyordu, en sonunda sonlandırdım ve telefonu bi' kenara koydum.
"Şükür"
"Ne yapayım, iyice övüyorum ki günün birinde taşınacağız dersek hazır olsunlar sevinsinler diye"
Güldü ve belimden beni kavrayarak kendine çekti.
"Aç mısın bakalım sen?"
"Değilim, sadece biraz dinlenmek istiyorum"
"Öyle mi dersin, hemen dinleneneyeceksin ama.."
"Nedenmiş o?"
"Ne demek nedenmiş, çalışma ortamımda beni baştan çıkarırken iyi, odaya gelince ben dinlenmek istiyorum, yok öyle.."
Güldüm ve boynuna sarılıp dudağından küçücük öptüm.
"İçime boşalır mısın?"
"Olmaz"
"O zaman bende sevişmeye olmaz diyorum.."
"Jess, lütfen.."
"Jamie, lütfen.."
Gözlerinin içine derince baktım ve dudağının kenarından öptüm.
"Lütfen, çok istiyorum.."
"Peki ya neden?"
"Sıcaklığını en içimde hissetmek, ve seni o halde çaresiz üstümde görmek, beni baştan çıkarıyor.."
Boynuna sarıldım ve boynundan öptüm, beni iyice kendine bastırdı.
"Jess, lütfen biraz da beni anlasan"
"Seni anlıyorum zaten, ama hamile kalmayacağım"
"Ya kalırsan?"
"Sanki bilmiyorsun neden kalamadığımı.."
Ondan ayrıldım ve derince nefes alıp kenardaki koltuğa oturdum, o da derince nefes aldı ve yanıma oturdu.
"Üzgünüm"
"Üzgün olacak bi' şey yok.."
"Hadi gel buraya"
Beni kucağına çağırdı, oturdum ve ona sımsıkı sarıldım. Beni kucaklayan kolları sıcacıktı. Sevişmek istiyordum, eminim o da istiyordu.. ama sanki ikimizde birbirimizden çekinircesine sadece oturduk. Ona hafif hafif sürtünmeye başladığımda belime sıkıca sarıldı, bende boynuna sarılıp kalçalarımı oynatmaya devam ettim. Kalçalarımı sıkıca kendine bastırıyor ve sürtünmeme yardım ediyordu. Tişörtümü çıkarttım ve ardından iç çamaşırımı da, gözlerime çok içten bi' ifadeyle baktı ve dudağımdan küçücük öpüp dudaklarını boynuma, oradan da göğüsüme ilerletti, başına sarılıp dişlediği göğüsüme bastırdım ve derinden inledim, beni duyunca daha sert dişledi.
"Bebeğim, nazik ol"
Diliyle oynamaya devam ederken sürtünmeyi bıraktım ve altımdakileri de çıkartarak kendimi tamamen çıplak bıraktım. Daha sonra onun da tamamen çıplak bıraktım ve tekrar kucağına oturdum, yutkundu ve nefesini burnundan vererek tekrar göğüslerime gömüldü, bende sürtünmeye başladım.
"Sen nasıl da güzel ıslanmışsın öyle"
Hafifçe inledim, dilini öyle güzel kullanıyordu ki kendimden geçmemem elde değildi.
"Jamie, bebeğim"
Gözlerime baktı ama ağzını göğüs ucumdan çekmedi.
"Beni yalar mısın, lütfen"
Beni sertçe kendine bastırdı ve gözlerini kapatıp derince bi' nefes çekti içine, ardından beni üzerinden alıp koltuğa oturttu ve kendi de yere oturup bacaklarımı iki yana araladı. Burnunu gömdü ve beni derince kokladı.
"Bu koku beni baştan çıkarıyor"
Başına elimi koydum ve kendime bastırdım, yine de hemen dilini göreve davet etmedi ve koklamaya devam etti.
"Merak etme yalayacağım, izin verde biraz tadını çıkarayım"
Küçük bi' öpücük kondurdu kasığıma, dudağımı dişledim ve kendimi kasıp bıraktım.
"Bi'kaç sefer daha yap bakalım onu"
"Neyi?"
"Kasıyorsun ya kendini, biraz devam et de izleyeyim o güzel kasılmalarını"
Küçük bi' öpücük daha kondurdu, bende kendimi kasıp bırakmaya başladım ve bi' süre devam ettim. Küçük bi' öpücük daha kondurdu, başını hafifçe kendime yaklaştırdım, nazikçe geri çekildi ve öpmeye devam etti. Ona ne zaman ne yapacağını söylememem gerekiyordu... beni öpmeye devam ederken derince koklamayı da ihmal etmiyordu, hafifçe inledim.
"Bu şekilde boşalmak istemiyorum Jamie"
"Boşalmaya o kadar yakınsın demek"
Başımı salladım, gülümseyip yavaş yavaş yalamaya başladı, ne dersem yapacak mıydı hep böyle? Keşke...
Bi' süre devam etti ve ardından hızlandı, derince ismini inledim. Biraz daha hızlandığında dayanamayacak duruma gelmiştim, anlamış olacaktı ki bacaklarıma sarılıp beni sabitledi, yani artık hareket edemezdim.
"Ağzına boşalmak istiyorum bebeğim"
Gözlerime baktı, ifadesizdi, bacaklarımı hafif kapattığımda sertçe onları geri açtı ve daha sert yalamaya başladı, başını kendime daha sıkı bastırdım.
"Bebeğim, geliyorum"
Hareket edemeyeceğim şekilde beni kendine kenetlediği anda aniden titremeye başladım ve bağırdım, bi' süre devam etti, hala titriyor ve inliyordum. Nefes nefese onu ittirmeye çalıştım, durdu ve ayağa kalkıp beni kucakladı, sonra koltuğa oturup kucağına aldı ve aniden içime girdi, dinlenmeme izin bile vermeden hızlıca içimde hareket etmeye başladı, titremem hala durmamışken boynuna sıkıca sarıldım. Dursun istiyor ama bir taraftan da çok zevk alıyordum. Yavaş yavaş normale döndüğümde dudağına yapıştım. Sertçe öpüşüyorduk ve inliyorduk. Hızla kucağında benimle birlikte kalktı ve beni yatağa götürüp koydu bacaklarımı iki yana açtım. Ayakta durmuş bana bakıyordu, gülümsedi.
"Gel çabuk, devam et, lütfen"
Sırıtması büyüdü ve hızla içime girip hızla gelip gitmeye başladı, kendi ayakta duruyordu bense yatakta uzanıyordum. Kollarımı gelmesi için açtım ama sertçe bileklerimden tutup onları geriye sabitledi.
"Ellerin orada duracak"
İki elini de belime sabitledi ve kalçasını hızla ileri geri hareket ettirmeye devam etti. Bacaklarımla beline sarıldım ve gözlerine baktım, o da gözlerini vücudumdan alıp gözlerime baktı. O bakınca bakışlarımı kaçırdım, dudağını ısırdı.
"Bak bana"
Birkaç saniyeliğine bakabildim ancak sonra utançtan geri kaçırdım. Güldü.
"Utanma bak bana, gözlerini benden tekrar kaçırırsan boşalmana uzun süre izin vermem"
Çaresiz baktım, o da parmaklarıyla göğüs uçlarımı tuttu ve oynamaya başladı, hızlıca gelip gidiyordu ikimiz de nefes nefeseydik, derince inledim.
"Bebeğim"
"Gelecek misin?"
Başımı usulca salladım. Daha sert olmaya başladı, koyduğu yazılı olmayan kuralları çiğneyerek tek elimi durması gereken yerden çektim ve elinin üstüne koydum. Göz teması kurmaya devam ettim. Bana baktı, ona ihtiyacım var dercesine baktım. Elimi elinin içine aldı ve dudağına götürüp öptü. Ardından iki parmağımı hafif hafif yaladı.
"Oyna bakalım kendinle"
Başımı hayır anlamında salladım. Kaşlarını havaya kaldırdı ve durdu. Mızmızlandım.
"Devam et, lütfen devam et"
"Biri bana hayır mı dedi az önce?"
"Yalvarırım devam et"
"Yapacak mısın dediğimi?"
Başımı evet anlamında salladım, yeniden hızlıca hareket etmeye başladı ve elimi kasıklarıma koydu. Dediğini istemeyerek de olsa yaptım ve hafifçe kendimle oynamaya başladım.
"Ah Jamie, bebeğim.."
"Boşal hadi güzelim, benim için yap"
"Lütfen sarıl bana"
Dudaklarımı dişledim ve diğer elimi ona doğru uzattım.
"Jamie lütfen, ihtiyacım var lütfen, bebeğim, lütfen, gelmek üzereyim lütfen izin ver bana"
Üzerime eğildi belime sarıldı, bende boynuna sıkıca sarıldığım anda çığlık atarak boşalmaya başladım, devam etti, beni sabit tutarak titrememi azalttı ve yavaşladı. Boynuna sıkıca sarıldım ve hafif hafif inlemeye devam ettim, boynuma küçük bir öpücük kondurdu ve durdu, ardından beni yatağın üst kısmına itti ve kendini tamamen üstüme bıraktı, bi' süre sade yattık ve hiç konuşmadık, nefesim yavaş yavaş düzene girmişken yeniden hareket etmeye başladı, çok yorulmuştum, ama o hala gelmek bilmiyordu. Bi' süre devam etti, ve omzumu dişledi.
"Kendimi zor tutuyorum Jess"
"Tutma bebeğim, benim için gel artık lütfen"
"Tutmak zorundayım güzelim, canın acıyor mu?"
Başımı evet anlamında salladım, kasıklarım çok sızlıyordu ve tekrar boşalmaya da gücüm kalmamıştı, biraz hızlandı, derince nefes aldım ve inledim.
"Biraz daha sert olmama izin verir misin"
"Canım acıyacak mı?"
"Sadece biraz, yoksa uzun süre boşalamam"
"Lütfen dayanamayacak gibi olursam dur olur mu"
Anlıma samimi bi' öpücük kondurdu ve boynumdan da öpüp çok fazla hızlandı ve ağzını göğüslerime gömdü, biraz yalayıp sol göğüsümü dişlerinin arasına alıp sıktı. Diğer eli de boş durmuyor diğer göğüsümle oynuyordu. Birden çok fazla hızlandı ve dişleriyle ne kadar sert ısırabilirse o kadar sert ısırdı, öyle canım acıyordu ki bağırmaya başladım.
"Yavaş Jamie n'olur çok acıyor"
Kendi de dişlerken inlemeye başladı, diğer parmakları da göğüslerimi koparırcasına sıkıyordu. Ağzını çekmeyip daha da gömdü ve dişlemeye devam etti.
"Jamie yalvarırım yavaş, lütfen."
Çığlık attım ama duymuyordu bile, canım dayanılmaz acıyordu, ağlamaya başladım.
"Jess ağlama güzelim, lütfen dayan geliyorum tamam mı, lütfen güzelim, lütfen Jess, ah bebeğim lütfen dayan özür dilerim.."
Yeniden dişlerinin arasına aldı ve dişlemeye devam etti, koparacak gibiydi, acısı dayanılmazdı.. sırtına sarıldım, acıdan ne yapacağımı bile bilemiyordum, hareket edemiyor yalnızca sıkıca sarılabiliyordum. Derince inledi ve bağırdı, sesi boğuktu, daha da hızlandı ve bir anda içimde sıcaklığını hissettim, aynı anda nefes nefese inleyerek göğüs ucumu öyle dişledi ki, o an acı eşiğimin son noktalarındaydım, tırnaklarımı ister istemeden sırtına geçirdim, kalçalarını sertçe vurarak dişlemeye devam etti, çenesindeki bütün kasları kullanıyor olabilirdi. nefesim kesildiğinden zar zor nefes aldım ve çok sıkı sarıldım. Titremeye başladı ve boşalması bitene kadar hızla gidip geldi, onu ittirmeye çalıştım çünkü dayanacak gücüm kalmamıştı. Kollarımı hızla üstümde sabitledi ve göğüs ucumu sakız çiğnercesine ısırmaya devam etti. Yavaşladı, yavaşladı ve yavaşladı, ardından durdu.
"Canım çok acıyor lütfen bırak"
Konuşmuyordu, bırakmıyordu da hala dişliyordu ama hafif olsa bile çok acıtmaya başlamıştı.
"Jamie yalvarırım sana, dayanamıyorum çok acıyor"
Dişlemeyi bıraktı ama başını göğüsüme koyup kendini üstüme bıraktı, göğüs ucumu hala bırakmamış emiyordu ama dişini değdirmiyordu. Belime sıkıca sarılıp gözlerini kapattı, bebek gibi hala emiyordu. Nefesim normale dönene kadar ona sarıldım, hala içimde ve sıcacıktı.
"Bebeğim, iyi misin sen?"
Homurdandı ve konuşmadı, emmeye devam ediyordu. Başını okşadım ve kendimi serbest bıraktım, hala canım çok acıyordu, öyle sert dişlemişti ki koparmak üzereydi sanki..
"Çok acıyor"
İçimde tekrar sertleştiğini hissettim, onu tahrik eden şeylerin böyle şeyler olduğunu sürekli kendime tekrarlamam gerekiyor sanırım. Yalamaya uzun bi' süre devam etti ve emmeye de öyle.
"Jamie iyi misin"
Başını salladı ama yalamayı bırakmadı, ister istemeden yeniden tahrik oluyordum.
"Eğer devam edersen tekrar boşalacağım, hemde bana dokunmasan bile.. lütfen dur artık"
Omuz silkti ve tek elini elime kenetleyip baş parmaklarıyla okşadı. Eskisi gibi sert olmadığından ancak kendimi kasıp bıraktığımda onu hissedebiliyordum. Bi' süre kendimi kasıp bıraktım, o da yavaş yavaş sertleşti.
"Bebeğim benim için sertleşiyor mu yoksa tekrar"
Güldü, hiç konuşmuyor ve emmeye hiç ara vermiyordu.
Bi' süre sonra boşalacak gibi oldum ve inledim.
"Sanırım boşalacağım ben tekrar"
Hiç keyfini bozmadan yaptığı işe devam etti. Kalçalarımı aşağı yukarı oynattım ama beni tamamen altında sıkıştırarak hareket etmemi engelledi. Kendimi ister istemeden kasıp bırakıyordum, hafif hafif inledim.
"Jamie lütfen, durduramıyorum ben kendimi"
Uzun süre devam etti ve hiç durmadı, sürekli dorukta gibi inledim, ama bir türlü ne boşalabiliyordum ne de normale dönebiliyordum. Gözleri kapalı emmeye devam ediyordu, ellerinden birini diğer göğüsüme koyup yavaş yavaş okşadı, çok nazik olsada canım acıyordu.. daha sert inledim ve birden boşalmaya başladım, nefesimi dişlerimin arasından içime çekerken başına sıkıca sarıldım. Bi' süre titremeye devam ettikten sonra sakinleştim ve nefeslendim. Hala hiçbir şey olmamış gibi sakin sakin göğüsümü emiyordu.
"Jamie, uyumak istiyorum lütfen"
Omuz silkti, zaten mayışmıştı utanmasa uyurdu öyle. Elimle yanağını okşadım, huzurluydu, canım acımasa böyle sabaha kadar durmak isterdim ama her yerim sızlıyor, göğüslerim çok acıyordu. Elini elimin üzerine koydu ve okşadı.
"Konuşmayacak mısın"
Omuz silkti yeniden, derince nefes aldım.
"Canım çok acıyor, gerçekten çok acıyor Jamie.."
Derince nefes aldı ve elimi sıktı, hafif hafif emmeye devam ediyordu. Devam etmek istiyordu, ama neden olduğunu da söylemiyordu.
"Bebek gibisin şu haline bak, koca bebek"
Gülümsedi ama bir saniye olsun ara vermiyordu..
"Jamie gerçekten canım acıyor bebeğim, lütfen dur artık, lütfen.."
Omuz silkti ve homurdandı.
"Neden istemiyorsun?"
Sustu, bir süre daha devam etti ve yavaşladı. Derince nefes aldım ve kendimi serbest bırakıp yanağını okşadım. Biraz daha devam edip durdu, ama ağzını çekmedi.
"Teşekkür ederim.."
Küçük bir öpücük kondurdu ve bana sıkıca sarılıp elimi tuttu, hala içimden çıkamıştı. Işık da açık olduğundan ikimizin de uyuması imkansıza yakındı.
"Jamie, ışığı kapatır mısın?"
Başını salladı ve yavaşça üzerimden kalkıp kapattı ardından bi' yudum su içip yanıma geldi. Bıraktığı gibi yatıyordum, kolumu kaldıracak halim yoktu, o da öyle gözüküyordu, penisi sert değildi, gözleri kocaman olmuş parlıyordu. Tekrar üzerime yattı ve göğüsümü ağzına aldı, acıyla inledim.
"Jamie..."
Hafif hafif yalamaya başladı yeniden, tanrım canım acıyor, lütfen dur..
"Jamie, ya bi' şey söyle, ya da dur, lütfen.."
"Canını acıttığım için özür dilerim sevgilim.."
"Neden durmuyorsun.."
Cevap vermedi, sadece hafifçe yalamaya devam etti.. bi' süre sonra tekrar durdu ve sıkıca sarıldı, bende onun başına sarıldım. Aniden ağzımı eliyle kapattı ve içime girdi, bağırdım. Sonra elini geri çekti.
"Korkma devam etmeyeceğim, sadece böyle kalmak istiyorum"
"Beni üzerine alır mısın"
Tek hareketle döndü ve beni üzerine aldı, boynuna sıkıca sarıldım, onda belime sarıldı, ikimizde uyuyacak gibiydik.
"İyisin değil mi Jamie?"
"İyiyim güzelim, sen iyi misin?"
"Değilim"
"Özür dilerim, kendimden geçmemeliydim... çok mu acıyor minik göğüsü güzelimin?"
"Çok.."
"Kıyamam sana, ağzımda göğsün olmasaydı dişimi kırabilirdim.."
"Kaybettin kendini.."
"İçine geleceğim zaman böyle oluyor, alışkın değilim, ereksiyonum çok büyüyor, o da canımı yakıyor bi' an önce rahatlamak istiyorum... seni emmeye devam etmeseydim boşalmaya devam edecektim... İçine o kadar fazla boşalmamı sende istemezdin, çok kötüydüm tutamazdım kendimi, üzgünüm.."
"Beni tahrik ediyorsun... çok fazla boşalmanı seviyorum, hele ki o şey ellerimin arasındaysa..."
İçimde birden sertleşti, güldüm ve yanağından küçücük öptüm.
"Yapma, tekrar boşalmak istersem ikimiz de sağ çıkamayız.."
Saçlarımı okşadı ve başımdan öptü.
"Hala acıyor mu?"
"Evet, hiç dinmeyecek gibi.."
"Bakalım ister misin göğüslerine güzelim?"
"Hayır, büyük ihtimal ya kanıyorlar ya da mosmorlar.."
"Gerçekten o kadar sert miydim"
"Evet, Jamie olay anında farkında olmamış olabilirsin ama o kadar acıdı ki benim maksimum acı eşiğim bu sanırım dedim, nefes alamadım acısından..."
"Üzgünüm... bir daha olmayacak söz..."
Beni yatağa yatırdı ve uzanıp gece lambasını açtı.
"Ne yapıyorsun?"
"Nasıllar diye bakacağım..."
Doğrulup sırtımı yatağa verdim, yanıma oturdu ve göğüslerime baktı, ben bakmıyordum, görmek istemiyordum da.
"Eczaneden merhem almam gerek, hem kanıyor, hemde mosmor... bunun ben yaptığıma inanmıyorum özür dilerim.."
"Gitme bi' yere şimdi, açık değildir zaten.."
"Olsun açık bi' yer bulurum belki"
"Hayır Jamie bi' yere gitmek yok, iyiyim ben"
"Değilsin, biraz buz koyalım mı?"
"Jamie, sevgilim, iyiyim ben... lütfen sadece dokunma, yarın bi' çözüm buluruz tamam mı..."
"Ama Jess-"
"İyiyim ben.."
Derince nefes alıp sarıldı bana..
"Üzgünüm"
"Sorun değil, hadi koca bebişim yatsın kollarımda, sabaha dinç uyanalım.."
Uzandım ve kollarımı açtım, gelip göğüsüme yattı ve sıkıca sarıldı.. göğüs uçlarıma değmemeye önem gösteriyordu..
"Seni seviyorum, hiç kimseyi olmadığı kadar çok seviyorum.."
Gülümsedim ve yanağını okşadım. Çok geçmeden ikimizde uykuya dalmıştık....

***DEVAM EDECEK***

Veeeeeee sonunda yeni bölüm.... umuyorum ki beğenmişsinizdir, bazı kişisel meselelerden dolayı uzun süredir yoktum, ama çok güzel mesajlar ve yorumlar okudum bu süreçte, hepinize teşekkür ederim, görüşmek üzere... ❤️

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!