HER ŞEY BİTİYOR MU?

1.9K 38 28
                                        

Son birkaç saatim ensemde hissettiğim sinir bozucu bakışları görmezden gelmeye çalışmakla geçti. Ivan ölmek için elinden geleni yapıyordu. Manuel rotaya odaklanmış uzun zamandır sessizliğini koruyor, Berk ise yardımcı pilot koltuğunda ona eşlik ediyordu. Uslu durdukları sürece hiçbiri umurumda değildi. 

"İnsanların onda hoşlanmayacak biliyorsun değil mi?"

Bu cümleler karşısında gözlerimi açma gereği duymadan sessizliğimi korudum. Ivan haklı olsa bile Berk benim yanımdayken kimse ona zarar veremezdi. 

"İstersen onu senin için koruyabilirim."

Derin bir nefes alıp oturduğum yerde doğruldum ve bakışlarımı doğrudan Ivan'ın gözlerine odaklayarak konuştum.

"Sen kendini düşünmeye devam et. Berk'i bana bırak."

Omuz silkti ancak bu konuşmanın bittiği anlamına gelmiyordu.

"Ben sadece eski sevgilinin güvende olmasını isteyebileceğini düşündüm. Onu misafir ettiğimiz sürede biraz canını yaktık ve bu teklifi özür yerine geçmesi için öne sürdüm."

Usulca ayağa kalktım. O beni küçümseyici ancak meraklı bakışlarıyla takip ederken ona doğru yürüdüm. Tam önüne geldiğimde durup ellerimi koltuğunun kolluklarına dayadım. Yüzüne olabildiğince yaklaştığımda geri çekilmedi ancak gerilmeye başlamıştı. Bunu fark edebileceğim tek pozisyon bu olduğundan buraya kadar gelme zahmetine girmiştim. Sırf o boş lafların ardındaki korkuyu görmek için.

"Sen son zamanlarda aynaya hiç baktın mı? Burnun biraz fazla uzamış olacak ki olmaması gereken yerlerde dolaşıyor. Dikkat et de yanmasın. Şayet şeytan ateşi çok sever."

Bir süre daha o korkuyu izleyip doğruldum. Hala beni izlediğine emindim ancak ona bir daha bakmayacaktım. Ana kontrol koltuğuna geri döndüğümde izleyen tek kişinin o olmadığını gördüm. Yolculuğun başından beri beni takmayan pilotlarım şimdi merakla bana bakıyordu.

"İşinizi yapın." Dedim kesin bir tonda. "Onun için söylediğim şey sizin içinde geçerli."

Dediğimi yapma kararı almış olacaklar ki ikisi de usulca önlerine döndü. Sonunda bir süre için bile olsa rahatsız edilmeyecektim.

...

Üsse ulaşmak için geçmemiz gereken karanlık çukurun ardından ana giriş kapısının parlaklığı gözlerimi kamaştırmıştı. Sonunda geri dönmüştük. Etrafta kısa süreli bir göz gezdirdim. Hiçbir değişiklik görünmüyordu.

"Efendim mikroçipleri uyandırmamızı ister misiniz?" 

"Hayır bırak uyusunlar. Zaten bende dinlenmek istiyorum."

"Pekala. Jackson her şey hazır mı?"

Manuel bu soruyu kıdemlilerden biri olan Jacksona sormuştu. Adam üsse adım attığımız anda karşımızda belirmişti. Hiç uyuyor mu merak ediyordum.

"Kesinlikle."

"İyi" dedi Manuel ve devam etti. "Efendim hediyeniz nerede kalacak?"

Bu tavrını daha ne kadar sürdüreceksin Manuel?

"Benimle kalacak. Odama yer hazırlatın."

Normalde fark edilmeyecek kadar kısa bir süre olsa da ben Manuel'in gözlerinden geçen öfkeyi yakalayabilmiştim. Berk için bana kızıyordu. Ancak bu önemli değildi. Bana bu şekilde davranabilmesi için ona sebep vermemiştim.

"Üst sürümün dediğini duydunuz. Acele edin."

Kelimeler dudakları arasından buz gibi bir tonda çıkmıştı. Hemen ardından zoraki bir izin istedi ve odasına çekileceğini söyledikten sonra üssün yatakhane koridorunda gözden kayboldu.

HACKER 2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin